Önceki icra takibinde kira ilişkisinin varlığının tespitiyle, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinde davalının haksız işgalci statüsünün değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlıkta, davacı satın aldığı taşınmazdaki el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talebini, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını iddia ederek açmış, davalı ise ekonomik sıkıntı nedeniyle taşınmazın emaneten devredildiğini ve rızası dışında davacıya satıldığını, ancak daha önceki bir icra takibinde kira sözleşmesine itiraz etmediğini savunmuştur; İlk Derece Mahkemesi kira ilişkisi olmadığını kabulle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerini kabul ederken, Bölge Adliye Mahkemesi, davalının önceki icra takibinde kira sözleşmesine itiraz etmemesi ve tahliye kararının kesinleşmesi nedeniyle taraflar arasında kira ilişkisi kabul edildiğinden, davalının haksız işgalci sayılamayacağına, el atmanın önlenmesi talebinin konusuz kaldığına ve ecrimisil talebinin reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 9. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 1 numaralı bağımsız bölümün 1/2 hissesinin davacı tarafından 29.09.2020 tarihinde satın alındığını, davalıya 07.12.20 20... .09.2021 tarihli ihtarnameler ile taşınmazın tahliye edilmesi ve kira (ecrimisil) bedellerini ödemesi hususunun ihtar edildiğini, ancak taraflar arasında kira ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesini, davacının dava konusu mülkiyeti edinme tarihi olan 29.09.2020 tarihinden itibaren aylık 1.000,00 TL ecrimisilin ihtar tarihinden itibaren işlemiş olan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle de, ecrimisil talebini 54.409,00TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; 2017 yılında ekonomik olarak sıkıntıya düşen davalı tarafından taşınmazın emaneten ... .... isimli bir kişiye devredildiğini, davalının bilgisi ve rızası dışında taşınmazın davacıya satıldığını, el atmanın önlenmesi davası açılabilmesi için davalı tarafından taşınmazın haksız bir şekilde kullanılıyor olmasının gerektiğini, halbuki davacı tarafından yapılan takiplerde taraflar arasında 30.09.2020 tarihli kira sözleşmesinin olduğunun belirtildiğini, davalı tarafından kiracı olmadığı yönünde bir itirazının olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI,İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında sözlü veya yazılı kira ilişkisinin bulunmadığı, davalı tarafından tüm aşamalarda kira ilişkisinin reddedildiği, dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı, paydaşlardan biri tarafından da el atmanın önlenmesi davasının açılabileceği, davacının tapudaki payı oranında bilirkişilerce yapılan ecrimisil hesabının yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, el atmanın önlenmesine, 54.409,00 TL ecrimisilin her tahakkuk dönemi sonu itibariyle işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalı aleyhinde başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve tahliyeye yönelik Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan ████████ Esas sayılı dosyasında, davanın reddine dair verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 35. Hukuk Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucu davalı tarafından icra takibinde kira sözleşmesine itiraz edilmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında takibin devamına ve temerrüt nedeniyle davalının taşınmazdan tahliyesine kesin olmak üzere karar verildiği, böylece taraflar arasında kira ilişkisinin varlığının kabul edildiği, bu durumda davalının haksız işgalci sayılamayacağı, ilgili kararda tahliyeye karar verilmiş olmakla davacının el atmanın önlenmesine yönelik açılan davasının konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, ecrimisile yönelik talep yönünden de; ancak tahliye kararından sonra davalının haksız işgalci kabul edilebileceği, davacının dava tarihi itibariyle ecrimisil talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında, el atmanın önlenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin ise reddine karar verilmiş, her talep yönünden davalı lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından icra dosyasında kira ilişkisinin reddedildiğini, açılan bu davada ise kira ilişkisin olduğunu belirtilerek davanın reddinin istendiği, davalının dürüst davranma ilkesine aykırı davrandığını ileri sürerek dava açmakta haklı olduğunu, davacı lehine vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; el atmanın önlenmesi yönünden verilen kararının hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.