İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde, gizli ayıplı tekne satışından kaynaklanan ticari tazminat davasının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, davacı şirketin, davalıdan satın aldığı teknenin kısa süre sonra ağır ve gizli ayıplı olduğunun yetkili servis raporları ve bilirkişi incelemeleriyle tespit edilmesi üzerine, yapılan tamirat ve ilgili masraflar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu ticari satıştan kaynaklanan bir uyuşmazlığa dair istinaf başvurusunu konu almaktadır; davacı, teknenin bakımlarının eksik yapıldığı, motor parçalarının geçici çözümlerle onarıldığı ve ayıplı mal olarak satıldığı iddialarını sürdürürken, davalı tarafın ise davaya ilişkin cevap dilekçesi sunmadığı belirtilmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: █████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Çeşme Liman Başkanlığında akdedilmiş 10.08.2020 tarihli, DM20BK0870H1128167 belge numaralı Gemi Satış Sözleşmesi (Ek-1) ile davalı şirket tarafından davacı müvekkili şirkete, bağlama limanı Çeşme, bağlama no 2197932 olan .... isimli özel teknenin satışı yapıldığını, söz konusu ... isimli tekne satıştan bir süre sonra arızalanmış ve .... Şti.’ne ait yetkili servise çekildiğini, yapılmış olan inceleme ve tetkikler neticesinde ... isimli teknenin ağır hasarlı ve gizli ayıplı olduğu ... standartlarında olmadığının anlaşıldığını, anılan kusurun motorun tamamen açılmadan anlaşılmasının mümkün olmadığı yetkili servis tarafından bildirildiğini ve uygulanan işlemlere ilişkin teknik rapor düzenlendiğini, yetkili servis tarafından yapılan bildirim neticesinde derhal davalı yana Kemalpaşa 3.Noterliği'nin 22.12.2020 tarihli 15486 yevmiye nolu ihtarnamesi ile gizli ayıp bildirimi yapıldığını, teknenin karaya çekilmiş olması ve tamiratının bekletilmesinde müvekkilinin zararının artacağı göz önünde bulundurularak tamiratın biran önce yapılıp teknenin tekrar denize indirilebilmesi için delil tespiti istenmesi gerekmiş ve Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ D. İş sayılı dosyası ile bilirkişi marifetiyle, ... isimli teknenin hasar durumu teknik olarak incelenmiş ve bakımlarının gereğince yapılmadığı, motor parçalarının yapıştırma ve kaynak yapılarak geçici çözümler ile bakım onarım yapıldığı ve kusurlu malın satışının yapıldığının tespit edildiğini, motor tamamen açılmadan anlaşılması mümkün olmayan bir gizli ayıp olduğu ve müvekkil şirkete teknenin gizli ayıplı olarak satılmış olduğunu, bu nedenle yaşanmış olan arıza ve bakım onarım maliyeti olarak yetkili servis tarafından 102.565,20 TL fatura edildiğini, Ayrıca, .....A.Ş. Tarafından da karaya çekme işlemi için 3.751,00 TL fatura edildiğini belirterek; davalarının kabulü ile müvekkili şirkete gizli ayıplı olarak satılmış olan ... isimli teknede meydana gelen zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL maddi tazminatın fatura tarihi olan 02.02.2021 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
MAHKEMECE
: "...Dava; teknenin satışı nedeniyle ayıplı olduğu iddiası ile açılan bu tekne için yapılan masrafların zarar kapsamında davalıdan tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
Gemi satış sözleşmesi, 22.12.2020 tarihli ..... Şti. teknik raporu, Kemalpaşa 3.Noterliği'nin 22.12.2020 tarihli 15486 yevmiye nolu ihtarnamesi, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ D.İş sayılı dosyası, 02.02.2021 tarihli ... ... Şti. faturası, 08.12.2020 tarihli .... A.Ş. faturası, tarafların defter ve kayıtları incelenmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişiler Gemi İnşa Mühendisi ...., Kaptan ... ve teknik bilirkişi ....vasıtasıyla davacının dava konusu ettiği teknenin davalı tarafından satımında gizli ayıp olup olmadığı, TBK m. 223 e göre alıcının satın aldığı tekneyi gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp bulunup bulunmadığını belirlemesi gerektiğinden, dava konusu olan ayıbın TTK m. 23 de yer alan açık/gizli ayıp olup olmadığı ve bu süre içerisinde tespit edilip edilemeyeceği, gizli ayıp olması halinde süresinde ihbar yapılıp yapılmadığı, yine davalının itiraz ettiği faturaların ayıplarla ilgili zarar ve ziyanlara ilişkin olup olmadığı, davacının zarar kalemi içerisinde yer alan giderlerinin hangilerinin bu zarara ilişkin olduğu, bu zarar kalemlerinden hangilerinin tekne ayıplı olmasa dahi yapılması zorunlu masraflardan olduğu, TBK m. 227/3f. Ya göre “…Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir…” hangilerini isteyebileceği hususlarında bilirkişilerden 12.05.2022 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; 03.03.2021 tarihli tespit raporda incelenerek yapılan incelemede yapılan bakım onarımda kullanılan cıvataların ... kalitesinde olmadığı, teknenin ...nın yetkili bir servis tarafından onarılmadığı, teknik yönden yapılan incelemede de ... tarafından hazırlanmış 22.12.2020 tarihli teknik raporu da incelenmesi ile teknede yapılan bakım onarımın kusurlarını gözle görünür nitelikte olmayıp, dışardan muayene ile anlaşılması mümkün olmadığı, sorumluluk açısından yapılan değerlendirmede de TDK m.219’a göre satıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinin bulunduğu, davalı satıcının nitelik veya niceliği etkileyen kullanım amacı bakımından değerini ortadan kaldıran beklediği faydaları azaltan maddi, hukuki veya ekonomik ayıpların bulunmasından sorumlu olduğu, teknenin kullanımına ve seyir yapmasına engel olmasa da ayıpların teknenin 2. El değerini düşürdüğü, davalı satıcının bundan kurtuluşunun davalı alıcı tarafından bu durumun bilinmesi ile mümkün olduğu, davacı alıcının TBK m. 223’e göre ihbar külfetinin yerine getirip getirmediği anlaşıldığında servis raporu ve ihtarnamenin aynı gün düzenlendiği ve aynı gün ayıbın ihtar edildiği ve yükümlülüğün yerine getirildiği, bu ayıbın gizli bir ayıp niteliği taşıdığı, davacı alıcının TBK m. 227’e göre “Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.” Hükümlerine göre talepte bulunma hakkına sahip olduğu somut olayda da genel hükümlere göre davacının tazminat isteme hakkını kullandığı, ... tarafından gerçekleştirilen onarım bedelinin 102.565,20 TL olup ve bu masrafların tümünün yapılmayan bakım hatasından kaynaklandığı, davacının 50.000 TL talebinin yerinde olduğu, bildirim yükümlülüğün yerine getirildiği, belirtilmiştir.
Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre;
Dava konusu olan ve davacı alıcının davalı .... Şti.’den satın aldığı, 2197932 numaralı bağlama kütük numarası ile Çeşme Bağlama limanına kayıtlı olan teknenin davalı taraftan 10.08.2020 tarihinde gemi satış sözleşmesi ile satın alındığı, ancak tekne de meydana gelen arza nedeniyle 22.12.2020 tarihinde davalıya teknedeki gizli ayıplardan bahsedilerek teknenin ağır kusurlu olduğu belirtildiği, ağır kusurun .... Şti’nin 22.12.2020 tarihli raporu ile saptandığı, aynı tarihte ihtarnamenin gönderildiği, davacının tekneyi satın alırken bu kusuru bildiğine ilişkin davalının herhangi bir iddiasının bulunmadığı, aynı zamanda gerek Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesince alınan tespit raporunda ve gerekse mahkememizce yapılan incelemede teknenin gizli ayıp nitelikte ayıplarının bulunduğu ve .... Şti. tarafından bu ayıplarının tek tek belirlendiği, davacının da süresi içerisinde TBK m. 223’e göre davacı / alıcının satın aldığı tekneyi gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp bulunup bulunmadığını belirlemesi gerektiğinden, dava konusu olan ayıbın TTK m. 23 de yer alan açık/gizli ayıp olup olmadığı ve bu süre içerisinde ayıp ihbarı yapıldığı, yine davacının ibraz ettiği faturaların ayıplarla ilgili zarar ve ziyanlara ilişkin olduğu, belirlenmiştir. Yine davacının zarar kalemi içerisinde yer alan giderlerinden 3.751 TL çekme atma giderinin de teknenin onarımı için zorunlu olan giderlerden olduğu ve talep edilebilecek zarar kapsamında bulunduğu, da belirlenmiştir. TBK m. 227’e göre “-Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır…” hükmüne göre davacının genel hükümlere dayanarak zarar talebinde bulunduğu ve oluşan 102.565,20 TL tamirat bedeli 3.751 TL çekme atma bedeli zararının davalıdan talep edebileceği belirlenmiş olup, taleple bağlı kalınarak 50.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf her ne kadar 02.02.2021 tarihli olan fatura tarihinden itibaren temerrüt faizi talep etmiş ise de davalıyı temerrüde düşürecek usulüne uygun bir ihtarnameyi dosyaya ibraz etmemiştir. Dosyadaki mevcut 22.12.2020 tarihli ihtarname de ise davalıyı temerrüde düşürecek nitelikte yasanın aradığı şartları taşımadığından dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmetmek gerekmiştir.'' gerekçesi ile;
HÜKÜM
: Yukarda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının kabulüne
50.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin kısımların saklı tutulmasına," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yargılamasına başlanan davada, dava dilekçesi müvekkil şirkete usulsüz tebliğ edildiğini, taraflarca bu sebeple davaya cevap, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinin hiçbirisine cevap verilememiş olup davadan davacının başlatmış olduğu icra takibiyle haberdar olunduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ve dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlaline sebep olan bu husus sebebiyle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, yargılama konusu tekneye ilişkin alınan bilirkişi raporunda, teknenin bakımlarının layığıyla yapılmadığı ve geçici çözümlerle sorunların giderildiği iddia edilmişse de bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, motor parçalarının kırık ve yapıştırıcı ile yapıştırılmış olduğu, makine üzerindeki civataraların ... standartlarında olmadığı ve gizli ayıplı olarak muhataba satıldığı hususları belirtilmişse de bilirkişi raporunda anlatıldığı nitelikte bir teknenin, satım işleminin gerçekleştiği Ağustos ayından, arızanın gerçekleştği aralık ayına kadar geçen süre zarfında davacı tarafından hiç bir şekilde kullanılamayacak durumda olması gerektiğini, makine parçaları bilirkişi raporunda belirtildiği nitelikte olan bir tekne hiç bir şekilde denize elverişi olamayağını ve kullanılamayacağını, dava konusu tekne, tüm aksamları çalışır vaziyette, emniyetli, denize elverişli ve kullanılabilir şekilde tam ve eksiksiz olarak satış tarihinde davalıya teslim edildiğini, teknenin satım işleminin tamamlanmasından 4 ay gibi uzun bir süre sonra gün yüzüne çıkartılan kusurlara müvekkili sebebiyet veremeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, Hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere belirttikleri, davacı, hiç şüphesiz 14 yaşındaki tekneyi satın alırken, inşaa yılının 2006 olduğunun, teknede seneler içinde olağan olarak aşınma ve yıpranmaya bağlı aksaklıklarının olabileceğinin basiretli bir tacir olarak farkında olması gerektiğini, müvekkili satın alım öncesi teknede yapılan bakım-tutum çalışmalarından, maliki olduğu süre içerisinde teknede oluşan arızalardan ve Çeşme Marina’da tekneyi denize elverişli tutmak adına yapılan tüm onarım işlemlerinden davacıyı bilgilendirmiş , çalıştığı ve Çeşme bölgesinde muteber olarak bilinen teknik servisinin dahi iritibat bilgilerini davacıya verdiğini, tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, basiretli olması gereken bir tacirin konu satış öncesi ilgili teknik servis ile irtibat kurarak, satın alacağı tekne hakkında bilgi edinmesinin beklenmesi gerektiğini, teknenin bütün bakım onarımları Gemi Mühendisleri Odasına kayıtlı teknik koordinatör, gemi inşaa mühendisi .... kontrolünde gerçekleşmiş ve satış öncesi ve sonrasında muhatap, .... tarafından sürekli bilgilendirildiğini, teknenin mevcut halinden haberdar olan davacının ayıp iddiasına itibar edilmesi hukuken mümkün olmayıp bu yönde verilen kararın kaldırılması gerektiğini, satış öncesi ve sonrasında son derece şeffaf davranan müvekkili şirketi yalnızca ilgili teknik servis iletişim bilgilerini muhataba vermekle yetinmeyip halen sigortalı çalışanı olan tekne kaptanı ....’u satışı takip eden bir ay boyunca davacıya yardımcı olması için görevlendirmiş ve bu süre zarfında da bilirkişi raporunda belirtilen nitelikte olduğu iddia edilen teknede bir problem ile karşılaşılmadığını, satış öncesinde muhatap ile tekne kaptanı .... , teknenin deneme seyirlerini gerçekleştirmiş ve yine bir sorunla karşılaşılmadığını, yaşı gereği, tekneyi emsallerine göre son derece uygun fiyatla satın alan davacı tekneyi olağan hali ile almayı kabul ettiğini, teknede davacı tarafından iddia edildiği gibi sonradan ortaya çıkan bir gizli ayıp söz konusu olmadığını, davalı müvekkili davacının iddia ettiği iddia edilen hasarlardan hukuki olarak sorumluluğunun söz konusu olamayacağı açık olduğundan, muhatabın tekneyi tüm kontrollerini yaparak, bilerek ve hatta müvekkili eksper teklifini reddederek kabul edip almış olduğundan taleplerinin kabulü mümkün olmayıp aksine verilen kararın kaldırılması gerektiğini, arz edilen ve Yüksek Mahkemenin resen dikkate alacağı sair nedenlerle; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas - ████████ Karar sayılı 02.06.2022 tarihli kararının kaldırılarak, davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava
: tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Öncelikle davalı şirketin UETS adresine tebligat yapıldığı, dava dilekçesi ve tensip tutanağının bu şekilde tebliğ edildiği, yani tebligatın usulüne uygun olduğu anlaşılmakla davalının bu yöne ilişkin istinafı yerinde bulunmamıştır.
Davacı tarafça Çeşme Asliye Hukuk mahkemesinde delil tespiti yaptırılmış Çeşme Asliye Hukuk mahkemesinin ████████ değişik iş sayılı dosyasında sunulan raporda ;
1. ... isimli teknenin iskele makinesinde yapılan incelemelerde, yapılmış son bakımının layığıyla yapılmadığı ve Loctite ile yapıştırma ya da kaynak ile onarma gibi geçici çözümler ile bakım onarım yapıldığı,
2. Yapılan bakım onarımda kullanılan cıvataların ... kalitesinde olmadığı ve yapılan bakım yöntemlerinden ...'nın yetkili bir servisi tarafından onarılmadığı,
3. Teknenin bir önceki sahibi bilerek ya da bilmeyerek teknenin iskele makinesine yaptırdığı bakım onarımı layığıyla yaptırmamış ve dolayısıyla kusurlu malın satışına sebep olduğu,
4, .... firması tarafından verilen tekliflerin güvenilirliği, ... firmasından alınan teklifler ile karşılaştırılmış ve ... firmasının piyasa koşullarına uygun ve hatta piyasa koşullarının bir miktar altında teklif verdiği kanaatlerine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkemece bilirkişi heyetinden rapor alınmış, █████/2022 tarihli raporda; 03.03.2021 tarihli tespit raporda incelenerek yapılan incelemede yapılan bakım onarımda kullanılan cıvataların ... kalitesinde olmadığı, teknenin ... ...nın yetkili bir servis tarafından onarılmadığı, teknik yönden yapılan incelemede de ... tarafından hazırlanmış 22.12.2020 tarihli teknik raporu da incelenmesi ile teknede yapılan bakım onarımın kusurlarını gözle görünür nitelikte olmayıp, dışardan muayene ile anlaşılması mümkün olmadığı, sorumluluk açısından yapılan değerlendirmede de TDK m.219’a göre satıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinin bulunduğu, davalı satıcının nitelik veya niceliği etkileyen kullanım amacı bakımından değerini ortadan kaldıran beklediği faydaları azaltan maddi, hukuki veya ekonomik ayıpların bulunmasından sorumlu olduğu, teknenin kullanımına ve seyir yapmasına engel olmasa da ayıpların teknenin 2. El değerini düşürdüğü, davalı satıcının bundan kurtuluşunun davalı alıcı tarafından bu durumun bilinmesi ile mümkün olduğu, davacı alıcının TBK m. 223’e göre ihbar külfetinin yerine getirip getirmediği anlaşıldığında servis raporu ve ihtarnamenin aynı gün düzenlendiği ve aynı gün ayıbın ihtar edildiği ve yükümlülüğün yerine getirildiği, bu ayıbın gizli bir ayıp niteliği taşıdığı, davacı alıcının TBK m. 227’e göre “Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.” Hükümlerine göre talepte bulunma hakkına sahip olduğu somut olayda da genel hükümlere göre davacının tazminat isteme hakkını kullandığı, .... tarafından gerçekleştirilen onarım bedelinin 102.565,20 TL olup ve bu masrafların tümünün yapılmayan bakım hatasından kaynaklandığı, davacının 50.000 TL talebinin yerinde olduğu, bildirim yükümlülüğün yerine getirildiği, belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olduğu, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre satın alınan teknenin gizli ayıplı olduğu, davacının bunu bilerek satın aldığının da davalı tarafça ispatlanamamış olduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında da bulunduğu anlaşılmakla istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 3.415,50 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 853,90 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.561,60 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!