Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, kat mülkiyeti bulunmayan taşınmazın farklı katlarını ayrı kişilere bırakan vasiyetnamenin iptali istemini reddeden yerel mahkeme kararını onadı.
Özet: Davacılar vekili, murisin düzenlediği vasiyetnamenin, taşınmazın mahal, sokak ve parsel bilgilerinde uyumsuzluklar bulunması ve kat mülkiyetine tabi olmayan bir evin katlar halinde mirasçılara bırakılmasının hukuken mümkün olmaması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, vasiyetnamenin iptali isteminin usulüne uygun delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de bu kararı esastan onamış ve Yargıtay da bölge adliye mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onama yönünde karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Uşak 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ........ .... 1. Noterliğinin ... yevmiye sayılı işlemi ile 10.08.2023 tarihinde vasiyetname düzenlediğini, vasiyetnamenin Uşak 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında açıldığını, vasiyetname ile .... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, 3 21... parselde kayıtlı taşınmazın 1. katındaki hak ve hisselerin ...'a, ikinci katın ise 1/2’şer oranda ... ve ...'ye bırakıldığını, vasiyetnamede belirtilen mahalle ve sokak bilgileri ile evin bulunduğu mahalle ve sokak bilgilerinin aynı olmadığını, tapu kayıtları ile uyumlu bir taşınmazın belirtilmediğini, taşınmazın kat mülkiyetine tabi bulunmadığını, bu nedenle her bir katın ayrı kişilere verilmesinin de mümkün olmadığını ve vasiyetnamenin bu hükmünün geçersiz olduğunu belirterek “...... ili ... ilçesi ... mah. .... demirler yolu yosun sokağında kain tapunun 3 21... parselde kayıtlı vasfı bahçeli bodrumlu iki katlı kargir ev olan taşınmazın 1. katındaki hak ve hisseler ...'a, aynı yerin ikinci katı ise 1/2 şer olarak ... ve ...'ye bırakılacağına...” ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin iptalini gerektirir bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; vasiyetnamenin iptali isteminin davacı tarafça usulüne uygun delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali tespiti istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.