Danıştay 5. Daire, KHK 695 ile kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL Komisyonu ret kararına karşı, ceza yargılaması bulguları ve örgütsel bağlantı iddiaları ışığında temyiz başvurusunu inceliyor.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun göreve iade talebini reddetmesi üzerine açtığı iptal davasının alt mahkemelerce reddedilerek temyize gelmesi üzerine, davacının idari savunmasında iddiaları reddetmesine karşın, hakkında yürütülen ceza yargılamasında silahlı terör örgütü sohbetlerine katıldığını itiraf etmesi ve tanık beyanlarıyla bu durumun desteklenmesi gibi hususlar da dikkate alınarak bölge idare mahkemesi kararının hukuki denetimi yapılmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
:...Vekili
: Av. ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Anonim ŞirketiVekilleri
: Av. ..., Av. ...İstemin Özeti
: 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:... K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında hiçbir suçlama ileri sürülmeden ve KHK'da ileri sürülen iddialarla ilgili somut veriler ve Devlet memurluğundan çıkarılmasını gerektirecek hukuki gerekçeler bulunmadan kamu görevinden çıkarıldığı, soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Danıştay'ın savunma hakkı ile ilgili kararlarının yok sayıldığı, Anayasa Mahkemesinin kazanılmış hakları hüküm altına alan kararlarına da aykırılık oluşturduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Kanun Hükmün Kararnameler ile düzenleyici işlemin bireysel işleme dönüştürüldüğü, suç ve cezaların geriye yürümezliği ve kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, Bank Asya hesabının 2011 yılında açıldığı, çalıştığı kurum ile Bank Asya arasında anlaşma olması nedeniyle bankanın PTT çalışanlarının yaptığı işlemlerden dolayı masraf almaması sebebiyle bu hesabı açtırdığı, hesap hareketleri incelendiğinde kendisine gelen havaleler olduğunun, çoğunlukla ise döviz, altın ve hisse senedi alış-satış işlemleri yaptığının görüleceği, birçok memur gibi sendikaya üye olduğu ve sendikanın faaliyetlerini, amacını ve duruşunu beğenmediği için █████/2016 tarihinde istifa ettiği, Zaman gazetesi aboneliğinin ise deneme sınavı amaçlı olduğu ve yine bu örgütün faaliyetlerinden rahatsız olmaya başlaması nedeniyle bu abonelikten çekildiği, Kimse Yok Mu Derneğine SMS yoluyla yardımda bulunduğu iddiasını kabul etmemekle birlikte bir veya iki tane SMS ile en fazla 5-10-TL gibi bir yardım yapıldığı, ne ile suçlandığını bilmediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
:...Düşüncesi
:İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Bununla birlikte, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:...K:...sayılı kararında yer alan; "...Sanık savunmasında...Örgütün sohbetlerinin 2013 yılında katıldım, 2014 yılında da birkaç defa gittim. Sohbetleri H.M. isminde biri düzenliyordu. Benim grubumda benim dışımda A.K., E.Y., M.N., O.Ö. katılıyordu......Bana gösterilen resimlerden tanıyabildiklerimi söyledim. Ben zaten sadece MİMDER'de H.M.'nin düzenlediği sohbetlere katılmıştım, tanıdığım kişi sayısı sınırlıdır......Tanık A.K. beyanında
: "Huzurda gördüğüm sanık ...'i tanıyorum. Kendisini birkaç kere sohbete gelmesi nedeniyle tanıyorum. Bu sohbetler MİMDER isimli dernekteki sohbetlerdi. Bu sohbetler █████ aralık sürecinden önce çok olmamakla birlikte birkaç kere görmüştüm. █████ aralık sürecinden hemen sonraki 1-2 ay dönemdeki belirsizlik dönemde sanığı bir iki kez sohbette görmüştüm. Başka görmedim. Sanığın o tarihten itibaren örgütsel bir eylemine himmet verme gibi bir eylemine şahit olmadım." şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık O.Ö. beyanında
: "Ben sanığı MİMDER derneğinde gördüğüm O.T. isimli kişinin akrabası olarak biliyorum. Ben 2005 2016 yılları arasında Adıyaman Halk Sağlığı Müdürlüğünde tıbbi teknolog olarak çalıştım. Sanığın PTT de çalıştığını biliyorum. Kendisiyle pek bir samimiyetim yoktur. Mimderde verilen bir kaç sohbette kendisiyle karşılaştım. Katıldığımız sohbetlerde genelde Kuran ve Risale-i Nur ve bazen Fethullah Gülen'e ait kitaplar okunur, videolar izlenirdi. Sanığın himmet verip vermediğini bilmiyorum ancak bazen fitre, burs ya da yardım adı altında bir miktar parayı bir zarfa koyarak bazen direkt öğrencilere bazen de dernek başkanına verirdik. Sanığın örgüt içerisinde farklı herhangi bir görevi olup olmadığını bilmiyorum. Sohbetlere de çok seyrek katılırdı. Bank Asya da hesabı olup olmadığını bilmiyorum. Sanığın By-Lock kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Benim By-Lock listemde yoktu. Başka bir haberkleşme programı ile de konuşmuşluğumuz yoktur. Sanıkla O.T. vesilesiyle görüştüğümüz için, ...'in hatırladığım kadarıyla 2011 yılında Urfaya tayinini çıkmasıyla birlikte sanık ile pek görüşmedik..." şeklindeki beyanlar, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tutan dershanelerin kapatılmasıyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte ilk olarak █████/2012 tarihinde Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu, daha sonra █████/2014 tarihinde Ufuk Tarım-Orman Sen, Ufuk Enerji Sen, Ufuk Sağlık Sen, Ufuk Büro Sen ve Ufuk Yerel Sen, Ufuk Ulaştırma Sen, Ufuk Haber Sen, Ufuk Kültür Sen ve Ufuk Bayındır Sen isimli sendikaların kurulduğu, ayrıca konfederasyon yapılanmasına gidilerek bünyesinde anılan sendikaların ve Aktif Eğitimciler Sendikasının bulunduğu Cihan Sendikalar Konfederasyonu'nun (Cihan-Sen) █████/2014 tarihinde kurulduğu, ancak her ne kadar aynı Konfederasyon bünyesinde yer alsalar da Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu tarihten itibaren yaklaşık dokuz ay içerisinde üye sayısını otuz beş bine kadar çıkardığı ve FETÖ/PDY terör örgütüne destek olmak amacıyla sendikal faaliyet kapsamını aşan faaliyetlerde bulunduğu dikkate alındığında, yukarıda bahsedilen diğer sendikalarla eşdeğer olarak nitelendirilmesine imkan bulunmadığı ve ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği açıktır.Bakılan uyuşmazlıkta, sendikanın kapatılmasından önce istifa etmek suretiyle sendika üyeliğini sonlandıran davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Ufuk Haber Sendikasına üyeliğinin tek başına davacının örgütle irtibatlı veya iltisaklı olarak değerlendirilebilmesi için yeterli olmadığı, nitekim davacının örgütsel amaçla sendikaya üye olduğuna, anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı, bu nedenle davacının sendika üyeliğinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.Bu durumda, söz konusu Sendika üyeliğinin davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.