Eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 gereği esastan reddi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir asıl işverenin, taşeron sözleşmesi uyarınca alt işverenin ödemediği işçilik alacaklarını ve arabuluculuk ücretlerini kendisinin ödemesi nedeniyle uğradığı zararın tazmini amacıyla alt işveren aleyhine açtığı davada, ilk derece mahkemesince davanın kabul edilerek asıl işverenin rücu hakkının tanınmasına karar verilmesi üzerine, davalının istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esas yönünden reddedilerek ilk derece mahkemesi kararının onandığını konu edinmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Esas No
: ████████ - Karar No:████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E-████████ K
DAVANIN KONUSU
: Tazminat ( Eser Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
:█████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
:█████/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasından akdedilen Taşeron Sözleşmesi uyarınca; davalının ödememiş olduğu işçilik alacakları nedeniyle Müvekkillerine karşı ödeme yükümlülüğü altına girdiği 2.019.319,34TL'den ödenen, şimdilik 1.484.896,72TL'nin ve ayrıca arabuluculuk ücreti olarak ödenen 174.434,92TL olmak üzere toplamda şimdilik 1.659.331,64 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren, aksi kanaat halinde ise dava tarihinden itibaren işleyecek TCMB tarafından avans işlemlerinde uygulanan oranda ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Davacının bir kısım işçiye ödemeler yaptığını beyan ederek, davacının alacak talebi kalemlerini bölmesi gerektiğini, her bir işçi için talep edilen kısımın ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğini, bu işçilerin halen davacının bünyesinde aynı şantiyede çalıştıklarını, davacının müvekkilinin kalifiye elemanlarını elinden alarak kendi bünyesine kattığını, davacının diğer işçiler ile neden anlaşmadığını açıklaması gerektiğini, davacının işine yarayacağı düşündüğü işçilere ödeme yapması diğerleri ile anlaşmamasının manidar olduğunu, davacının ilk olarak Adana 1. Asliye Ticaret mahkemesinin ████████ Değişik iş dosyası ile bu konuda ihtiyati haciz kararı almış bu karara yaptığımız itiraz ile bu kararın kaldırıldığını, bunun üzerine davacının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D. İş dosyasından ihtiyati haciz kararı aldığını, bu karara da taraflarından itiraz edildiğini, buradan alınan karar ile müvekkiline ait mallara haciz uygulandığını, davacının müvekkiline olan borçları nedeniyle açılmış 2 adet dava bulunduğunu, bu davaların Ankara Batı Asliye Ticaret mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasında birleştirilmiş ve mahkemece yetkisizlik kararı verildiğini, bu dosyalar incelendiğinde müvekkilinin ekonomik güçlüğe kendisinin soktuğunun görüleceğini, kabul manasına gelmemekle bazı işçilerin talepleri haklı görülse bile, sözleşme içinde çeşitli şekillerde giderilebilecek durumların davacının kusuruyla çözülemez hale geldiğini, davacının açtığı alacak davasındaki alacağından 10 kat daha fazla kendilerine borçlu olduğunu, eğer davacının talebi arabuluculukta yapılan anlaşma sözleşmesi ile alacağın temliki anlamına gelirse davanın iş mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece;" Dava, davacı ile davalı arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce davacının davalıdan alacağının olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; "Dava dilekçesinde Taşeron firmanın sözleşmesini fesh ettiği ve işçi alacaklarını ödemediği gerekçesi ile dava açıldığı görülmektedir. İş kanununun 2. maddesinin 7 fıkrasının son cümlesi "Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü gereğince hem asıl işveren hem alt işveren sorumludur. Asıl işveren bu sorumluluk sebebiyle alt işverenin işçisine herhangi bir ödeme yükümlülüğünde kalmış ve ödemişse bu yaptığı ödemeyi alt işverenden kendi aralarında yaptıkları alt işverenlik sözleşmesi hükümlerine dayanarak rücuan talep edebilir. Hakları ihlal edilen işçi, alt işverene ve asıl işverene birlikte başvurabileceği gibi dilediği işverene de başvurusunu yapabilir, haklarını talep edebilir. Kanun gereği doğan haklar yalnızca kıdem tazminatı değil, gerçekten de kanundan doğacak tüm hak ve talepleri kapsamaktadır. Dosya kapsamı ve incelemede sunulan belgeler üzerinde yapılan incelemelerde davacının, taşeron firma tarafından ödenmeyen işçi alacakları için asıl işveren sıfatı ile arabuluculuk Müesesesi üzerinden işçiler ile anlaşma yoluna gidilmiş ve işçiler ile anlaşma sağlanarak işçi alacakları ödenmeye başlandığı, arabuluculuk anlaşmaları ,davacı firmanın ... Şubesi nezdinde bulunan 00158007297703254 hesabından ödenmek üzere İlgili bankaya verilen ödeme listeleri ve banka ödeme dekontlarının dosyaya ibraz edildiği, Bankaya verilen ödeme listelerinde yer alan çalışanların Ad ve Soyadı bilgileri ile SGK Adana İl Müdürlüğü tarafından gönderilen çalışan listelerinde görünen işçilerin Ad ve Soyadı bilgileri karşılaştırılmış ve bankaya gönderilen ödeme listeleri, banka tarafından yapılan ödemelere ait dekontlarda yer alan bilgiler ile SGK çalışan listelerinin bir biri ile uyumlu olduğu, dosyada mevcut olan ve ayrıca incelemede tarafıma sunulan Arabulucu Tutanaklarında yer alan çalışan isimlerinin Adana SGK il Müdürlüğü tarafından gönderilen Sigortalı Hizmet Listelerinde görülen çalışan isimleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Arabulucuk Tutanakları ve SGK yazı ekinde gönderilen çalışanlar listesi dosyada yer aldığı, dosyadaki mevcut ve ayrıca incelemede sunulan defter ve belgelerin incelenmesi sonucu davacı firmanın davalı firma tarafından ödenmemiş bulunan 2.017.920,59 TL. İşçi alacakları ile 174.434,92 TL Arabuluculuk ödemesinin davacı firma tarafından ödendiği ve ödenen tutarların defter kayıtlarında yer aldığının tespit edildiği" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Bu rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişlidir.
Dosya incelendiğinde davacının asıl işveren davalının ise alt işveren olduğu anlaşılmaktadır. Sunulan arabuluculuk belgelerine göre davalı adına çalışan ve iş akitleri feshedilen işçilerle davacının arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaştıkları ve ödemelerin bu çerçevede yapıldığı görülmektedir. Mahkememizce yukarıda belirtildiği gibi alınan bilirkişi raporu ile ödenen işçilik alacaklarının bu kişilerin çalışma süreleri ile uyumlu olduğu görülmüş, davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerinde müzakerenin anlaşmalı bir şekilde uzlaşma ile bitirildiği iddiası kanıtlanamadığından soyut nitelikte bulunmuş ve aşağıdaki şekilde davanın kabulüne" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında geçerli bir asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, arabuluculuk görüşmelerine müvekkilinin de katıldığını ve karşı tarafla anlaşmayacaklarını söyledikleri halde davacının anlaştığını, müvekkilinin işçilere ödeme yapıp yapmadığının araştırılmadığını, alacakların neye göre hesaplandığının belli olmadığını, davacının arabuluculuk sırasında anlaşma yapmasının müvekkilini bağlamayacağını, yargıya ulaşma hakkının elinden alındığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle hükme esas alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunun 10. sayfasında ödeme tarihleri ile miktarlarının ayrı ayrı belirtildiği ve davalının işçilere ödeme yaptığına dair delil sunamadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 113.348,94 TL istinaf karar harcından peşin alınan 28.337,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 85.011, 71 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!