Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari mümessillik kaynaklı itirazın iptali davasında, hissedarın cari alacak borcunu ve şirket defter kayıtlarının geçerliliğini değerlendirdi.
Özet: Bir şirket, hissedarı olan davalının şirket defterlerinde 456.610,69 TL olarak görünen borcuna ilişkin icra takibine yaptığı itirazın iptalini talep ederken; davalı, şirketten borç almadığını, defter kayıtlarının tek taraflı ve gerçeğe aykırı düzenlendiğini, kendisine yapılan ödemelerin maaş niteliğinde olduğunu ileri sürerek davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Mümessillik Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: 20.05.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Mümessillik Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde;Davalının müvekkili şirketin hissedarlarından biri olduğunu, davalının dönem dönem şirketten borç para aldığını, bu alacağın defter kayıtlarında gözüktüğünü ve 456.610,69 TL olduğunu, davalı hakkında cari alacak ile ilgili Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosya üzerinden yasal takibe gidildiğini, davalı tarafından yasal takibe haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz edildiğini, davalı ile dava açmadan önce Bakırköy Arabuluculuk Büro Dosya Numarası .....Arabuluculuk Başvuru Numarası .... dosya üzerinden anlaşma sağlanmaya çalışılmış olup taraf ile anlaşma sağlanamadığını belirterek; davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin tüm faiz ve ferileriyle birlikte devamına ve ticari faizi ile birlikte hükmedilmesine, takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden borçlu aleyhine %20'den aşağı olmayacak şekilde icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle
:Müvekkilinin davacı şirketin 15.000,00 TL tutarındaki 600 adet sermayesini temsil eden paylarının 7.350,00 TL değerindeki 294 adet hissenin sahibi olduğunu, şirket nezdindeki 7.650,00 TL değerindeki 306 adet hissenin sahibinin ise ...... olduğunu, mevcuttaki ..... oranlı ortaklığın 29.06.2021 tarihli pay devirlerinde oluşturulduğunu, davacı tarafça müvekkilinin davacı şirketten dönem dönem borç aldığı, söz konusu borcun defter kayıtlarında da 456.610,69 TL olarak görüldüğü ileri sürülerek Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyası nezdinde cebri icra yoluna başvurulduğunu, davacı tarafça tek taraflı oluşturulan defter kayıtları üzerinden açılmış bulunan icra dosyasının haksız ve mesnetsiz iddialardan ibaret olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa hiçbir surette borçlu olmadığını, davaya konu icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığını, Ortaklara Borçlar Hesabı yoluyla müvekkiline borç atfedilmesinin mümkün olmadığını, bu kayıtların ancak diğer hukuki ve maddi delillerle desteklendiği takdirde şirket kayıtlarına işlenen tutarın borç olduğu gerçekliği ve geçerliliğinin ileri sürülebileceğini, muhasebe kayıtlarının, şirketin mali durumunu ve ticari işlemlerini yansıtan belgeler olmakla birlikte, objektif bir denetim mekanizmasına tabi tutulmadıkça, tarafsız ve doğru bilgi sunduğu konusunda kesin bir kanaat oluşturulamayacağını, özellikle, şirketin alacak ve borç ilişkilerini gösteren hesapların, yalnızca şirket içi beyanlara ve kayıt altına alınan verilere dayanmakta olup, ilgili tarafların mutabakatı veya bağımsız bir denetim olmaksızın hukuki açıdan kesin bir delil teşkil etmeyeceğini, şirket defter kayıtlarının gerçeğe aykırı olarak tutulmakta olduğunu, davacının tek yetkili olması durumunun şirketin yönetiminde mutlak bir hâkimiyet kurmasına neden olduğunu, şirketin mali ve idari kayıtlarının tek taraflı ve denetime kapalı şekilde oluşturulduğunu, kayıtların gerçeğe aykırı şekilde düzenlendiğini, müvekkiline şirket kazançlarından ödenen tutarların müvekkilinin aylık geçimini idame ettirdiği maaşı olsa da muhasebe kayıtlarında şirket tarafından müvekkiline borç verilmiş gibi gösterildiğini, davacının iddialarını sadece dava dilekçesi ekinde göstermiş olduğu belgelerle ispat etmek zorunda olup, davacının sonradan delil listesi sunmasına muvafakat etmediklerini belirterek; müvekkili aleyhine açılmış davanın reddine, müvekkili aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Bakırköy .... İcra dairesi ...... Esas sayılı icra takip dosyasından ..... Makina Ve Kimya Sanayi Ltd. Şti. tarafından ..... aleyhine 615.330,47-TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine █████/2024 tarihinde borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.SMMM Bilirkişi ve Nitelikle hesaplamalar uzmanı bilirkişi heyet raporunda özetle; Dava dosyasında yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; Davacının 2022 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye defterinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, Davacı şirketin 31.12.2022 tarihi itibarıyla davalıdan 456.610,69 TL alacaklı göründüğü, Davacı şirkete ait ..... bank ..... hesabı 2022 yılı kayıtlarının düzenli olarak ticari defterlere alınmadığı, davalıya yapılan 07.02.2022 tarihli 8.500,00 TL, 17.02.2022 tarihli 5.000,00 TL, 07.04.2022 tarihli 30.000,00 TL tutarındaki “....-Maaş” açıklamalı ödemelerin ticari defter kayıtlarına “Ödeme” açıklamasıyla kaydedilmiş olduğu, davalıya yapılan havalelerin maaş ödemeleri mi yoksa davacı şirketten nakit çekerek borçlandığı tutarlar mı olduğunun tespit edilemediği, Davacının alacak iddiasının ispata muhtaç olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;Dava, davacı şirket tarafından şirket ortağı olan davalıya borç para verildiği iddiası ile borç verilen paranın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibine itirazın iptali davasıdır.Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.İddia ve savunmalar dikkate alınarak mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde davacı şirket kayıtlarına göre, davalıya bir kısım ödemelerin yapıldığı, bu ödemelerin sunulan dekont açıklamaların göre çoğunlukla "maaş ödeme" açıklaması şeklinde olduğu, davacı kayıtlarına ise sadece ödeme kaydı şeklinde geçildiği anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere havale borç ödeme vasıtası olarak kabul edilmektedir. Bunun aksini iddia eden yasal delillerle bu hususu ispat etmelidir. Davalıya yapılan ödemeler her ne kadar açıklamasız bir şekilde davacı kayıtlarına geçmiş ise de sunulan dekont açıklamalarından ödemelerin çoğunluğunun maaş ödemesi açıklaması şeklinde olduğu, açıklama olmasa dahi davacının havalenin borç ödemesi dışında başka bir sebeple yapıldığını ispat etmesi gerektiği, davacıya ait tek taraflı kayıtları içerir ticari defterlerin bu hususu ispatlamak için yeterli olmadığı, zira ticari defterlerin takdiri delil olduğu, bu hususu ispatlamak için yasal delil sunulması gerektiği, kaldı ki sunulan dekontların çoğunun açıklama kısmı dikkate alındığında esasında davalı lehine açıklamalar olduğu, davacının iddiasını ispata yarar yeterli delil sunamadığı kanaatine varılmış fakat takip yapmada davacının kötü niyeti ispatlanamadığı dikkate alınarak kötü niyet tazminat talebinin şartlarının da oluşmadığı anlaşılmakla dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından yatırılan (Başvurma, Peşin, vekalet harcı olmak üzere ) 8.134,56-TL harçtan mahsubuna, bakiye 7.402,56-TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya İADESİNE,4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 98.299,57-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.█████/2026Katip .....¸E-imzaHakim ....¸E-imza