Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin yaya kazası nedeniyle cismani zarar tazminatı taleplerini değerlendiren istinaf kararı kusur oranları ve maddi talepleri içeriyor.
Özet: Işıklı kavşakta kırmızı ışıkta karşıya geçerken sigortalı bir aracın çarpması sonucu yaralanan davacı, sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderleri için sigorta şirketinden başlangıçta 50.200 TL, ıslahla 331.118,28 TL maddi tazminat talep etmiş; ilk derece mahkemesi, kazada yayanın %60 asli, sigortalı araç sürücüsünün %40 tali kusurlu olduğunu, davacının %12 sürekli ve 270 gün geçici iş göremezliğinin bulunduğunu tespit eden bilirkişi raporları doğrultusunda, talep edilen tazminatın (kalıcı iş göremezlik 309.439,12-TL, geçici iş göremezlik 10.419,41-TL) kusur oranları dikkate alınarak davacı lehine hükmedilmesine karar vermiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 18.09.2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)KARAR TARİHİ
: 07.05.2026GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 07.05.2026İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.12.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile yaya geçidi üzerinden karşıya geçmekte olan yaya davacıya çarpması neticesinde davacının yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını, bu nedenle bakıcı ihtiyacı doğduğunu, kazanın oluşumunda davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, davaya konu kazanın sigortalı araç sürücüsünün kusuruyla meydana geldiğini, davacınınuğramış olduğu maddi zararların tazmini için gerekli tüm bilgi, belge ve evraklarla birliktedavalı sigorta şirketine 04.03.2023 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunulmuş olup başvurudilekçesinin davalı sigorta şirketine 07.03.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, HMK'nın 107. Maddesi gereğince şimdilik kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 50.000,00-TL, geçici işgöremezlik bedeli olarak 100,00-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00-TL olmak üzere toplam 50.200,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.12.2022 tarihindenitibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketindentahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 14.08.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 309.439,12-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.419,41-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 11.259,75-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 331.118,28-TL olacak şekilde artırmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza ile sakatlık ve ölüm söz konusu ise kaza ile meydana gelen /ölümarasındaki illiyet bağının tespit edilmesini, maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın İstanbulAdli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisindedeğerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, ilgili giderlerin SGK tarafından karşılanmasıgerektiğini, söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesini, söz konusu kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin soruluptenzil edilmesi gerektiğini, kaldı ki SGK tarafından davacının geçici iş göremez kaldığı iddia edilen dönemde hastalık/geçici iş göremezlik kolundan ödeme yapılmış olabileceğindenmükerrer ödemeye mahal vermemek adına bu hususun SGK'ya müzekkere yazılaraksorulmasını gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kaza tespit tutanağında, dava konusu kazanın ışıklı kavşakta meydana geldiği, aracın mobese ile tespit edildiği yaya ...'un 2918 sayılı KTK'nın 68/1b-1 maddesini ihlal ettiği, araç sürücüsü ...'ın 52/1a maddesini ihlal ettiğinin belirtildiği, kusur bilirkişisi raporunda ceza dosyası kayıt ve ifadeleri de bir bütün olarak değerlendirilerek, davacı yaya ...'un ışıklı işaret levhasının bulunduğu kavşakta karşıdan karşıya geçtiği esnada kazanın meydana geldiği, yayaya kırmızı ışık yandığı, davalı araç sürücüsünün de çok hızlı olduğu, yayanın kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle kaza meydana geldiği, davacı yayanın % 60 oranında asli davalı sigortalı araç sürücüsünün % 40 oranında tali kusurlu olduğunun belirtildiği, değerlendirme oluşa uygun olmakla bu oranların kabul edildiği, maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılarak davacının % 12 sürekli, 270 gün geçici iş göremez olduğu 90 gün bakıcı ihtiyacı bulunduğu yönünde rapor verildiği, aktüerya bilirkişi raporunda, davacı lehine, kusur oranına göre 309.439,12-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.419,41-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 11.259,75-TL bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, aracın hususi otomobil olması nedeniyle yasal faiz işletilmesi, 20.03.2023 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği, kaza ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, poliçe limitinin 1.000.000-TL olduğu, hesaplanan tazminatın 330.000,00-TL olmakla limit dahilinde kaldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 309.439,12-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.419,41-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 11.259,75-TL bakıcı giderinin 20.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı katılma yolu ile davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun yerinde olmadığını, yargılama konusu trafik kazasına sebebiyet veren aracın da ticari araç olduğu ve işbu araçların sebebiyet verdiği haksız fiilin de TTK’nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliğinde olduğu dikkate alındığında, hükmolunan tazminata işletilecek olan faizin avans faizi olması gerektiğini, tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla dava dosyası kapsamında maluliyet ve kusur oranları hususunda değişiklik olması halinde, kamu düzeni niteliğinde sayılan güncel asgari ücrette meydana gelecek artışların da dikkate alınması gerekeceğinden yeniden yapılacak yargılama kapsamında haklarını saklı tuttuğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sağlık verilerine erişim, işleme ve aktarım konusunda mağdur tarafından verilen açık rıza beyanı ve mağdura ait kaza tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi olmadan başvuru yapıldığını, başvuran vekil tarafından sunulan maluliyet raporu usule aykırı olduğundan ZMMS genel şartlarında öngörülen zorunlu başvuru şartının gerçekleşmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, maluliyet raporu evrak üzerinden değerlendirilmiş olup, davacının fotoğrafı yer almadığını, karara esas alınan sağlık kurul raporunu düzenleyen heyetin hepsi Adli Tıp uzmanı olup yönetmelik çerçevesinde hiçbirinin yetkisi bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin teminat dışında kaldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte 270 günlük geçici iş göremezlik süresinin gerçeği yansıtmadığını, davacının geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanıp kazanmadığının tespiti SGK hizmet dökümünün sunulması ile tespit edilebileceğini, davalının tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, bu talebinin SGK'ya yöneltilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte itiraza konu bilirkişi raporunda yapılan tespit hükme esas almaya elverişsiz olmasının yanı sıra haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kusur bilirkişi raporunun usulüne uygun tanzim edilmediğini, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü trafik fen heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek kusur uzmanı bilirkişiye tevdi gerekirken karar verilmemesinin hatalı olduğunu, mevzuat değişikliği ile hakkaniyet gereği %1.8 teknik faizin temel alındığı hesaplama yapılması gerektiğini, iddia edilen kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEHMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;Dava trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, ile bakıcı gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne, karar verilmiştir.1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Bu kapsamında davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, olay tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile seyir halinde olduğu cadde kesişimi ışıklı kavşağa geldiğinde kendisine yanan yeşil ışıkta seyrini sürdürdüğü sırada bu esnada kavşak içerisindeki yaya geçidi üzerinden yolun karşı tarafına geçmeye çalışan yaya ...'a çarptıktan sonra kaza mahallini terk etmesi şeklinde meydana gelen kazanın oluşumunda mahkemece dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda; davacı yaya ...'un kendisine yanan kırmızı ışıkta durmayarak karşıdan karşıya geçmek suretiyle % 60 oranında da asli, sigortalı araç sürücü ...'ın ise gündüz vakti üç şeritli bölünmüş yolun orta şeridinde seyirle ışık kontrollü kavşağa geldiğinde meskun mahal sınırları içerisinde hız limitleri üzerinde seyirle yaya geçidinin bulunduğu yol bölümü ile kavşak alanına yaklaştığında hızını dahada azaltarak müteyakkız bir hızla kavşaktaki geçişini sürdürmesi gerekirken şehir içi hız limitleri üzerinde araç kullanarak yaya geçidi yol bölümününe yaklaştığında yolu bitirmek üzere karşıya geçen yaya görüş alanı içerisinde yer almasına rağmen etkin ve direksiyon manevrası yaparak kazayı önleyici tedbirler alması gerekirken görüş alanını yeterince kontrol etmeden aracının hızını yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, mahal şartlarını ve kullandığı vasıta özelliklerini göz önüne alarak kontrollü şekilde seyretmediği yaya geçidine yaklaşırken müteyakkız hızla yanaşmayıp kendisine yanan sarı ışığa rağmen düşük seyir hızıyla yaya geçidi yol bölümüne yaklaşmayıp nizamlara aykırı şekilde dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak % 40 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, söz konusu raporda açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli şekilde, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, olay anına ilişkin kamera kayıtları da değerlendirilerek, kaza tespit tutanağındaki kusurun takdir ve tayini ile uyumlu şekilde, kusur değerlendirilmesi yapılarak belirlenen kusur oranlarının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve █████████ E. █████████ K. )Mahkemece davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda 15.12.2022 tarihinde araç dışı trafik kazası nedeniyle yaralandığı belirtilen davacının trafik kazasına bağlı meydana gelen yaralanması dikkate alınarak; toplam vücut engel oranının % 12 olduğu, sürekli olduğu, geçici i iş göremezlik süresinin 270 güne aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi de dikkate alındığında sağ femur kırığı (opere edilmiş) arızaları nedeniyle mutad iştigaline (kişinin temizlik, yıkanma, tuvalet vb işleri) engel teşkil eden 90 bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği, raporun kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının son durum raporunun alınarak, muayene edilerek ve tüm tedavi evrakları incelenerek düzenlendiği, anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Anayasa Mahkemes'inin 17.7.2020 tarihinde ███████ E - ███████ K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Dolayısıyla, trafik kazasından kaynaklı geçici işgöremezlik tazminatı ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. (Yargıtay 4. HD'nin 10.03.2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K. ve 24.03.2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K.) Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ve ███████ E - ███████ K sayılı iptal kararı gereğince, sigorta teminatına giren ve girmeyen zararların belirlenmesi zarar sigorta teminatına girmekle birlikte, poliçedeki hangi teminata girdiği belirlemesinin Genel Şartları'na göre yapılması mümkün değildir. Anılan belirlemelerin, KTK ve bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde de Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği açıktır. Dolaysıyla, davaya konu edilen geçici dönem bakıcı gideri zararının KTK, TBK ve yerleşik uygulama dahilinde poliçedeki tedavi giderleri teminatından karşılanması gerekir.(Yargıtay 4. HD'nin 10.11.2021 tarih ve █████████ E. - █████████ K. ) Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi uyarınca tedavi giderleri bedensel zarar kapsamında olup bakıcı gideri de bir tedavi gideri olup bedensel zarar kapsamında kalmaktadır.(Yargıtay 17. HD'nin █████/2017 tarih ve █████████ E. - █████████ K.Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 TBK'nın 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanarak tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir. Bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamındadır. Limitler dahilinde davalı trafik sigortacısı tedavi giderlerinden de sorumludur. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak, bilinen / bilinmeyen dönem ayrımı yapılıp, asgari ücreti üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda tazminatın hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri zararı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmasına, maddi tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, kazaya neden olan sigortalı aracın kullanım amacının hususi otomobil olması gözetilerek tazminatın tamamına davalının sıfatına göre belirlenene temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştirHÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta Şirketi'nden alınması gereken 22.618,69 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 5.655,00 TL'nin mahsubu ile kalan 16.963,69 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,5-Kararın taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 07.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.