İstinaf bozması sonrası web sitesi tasarım sözleşmesinden doğan eksik edim, müspet/menfi zarar ve sebepsiz zenginleşme talepli tazminat davası.
Özet: Davacı şirketin, davalı firma ile yaptığı web sitesi tasarım sözleşmesinin eksik ifa edildiği ve davalı nedeniyle üçüncü bir firmaya ek ödeme yapmak zorunda kalındığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk mahkeme eksikliklerin davacının sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; istinaf mahkemesi, sözleşmenin feshine ilişkin değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek kararı bozmuş, yenilenen yargılamada alınan bilirkişi raporu ise davalının işin %77sini tamamladığını, kalan eksikliklerin davacıdan kaynaklandığını ve davacının davalıya karşı haksız zenginleştiğini ancak davalı kusuru nedeniyle davacının uğrayabileceği menfi zararların da dikkate alınması gerektiğini ortaya koymuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı firma arasında █████/2015 tarihinde müvekkili şirketin çok dilli kurumsal web sitesinin tasarlanması amacıyla sözleşme imzalandığını, sözleşmede 5.500,00 TL + KDV bedel üzerinde anlaşıldığını, davalının sözleşmede belirtilen koşullarda ve süresi içinde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple müvekkili şirketin 3.500,00 TL daha fazla para ödeyerek web sitesini kurdurabildiğini, müvekkili şirketin otel malzemeleri satmakta olduğunu, Türkiye çapında ve yurt dışında pek çok otel ile çalışmakta olduğunu belirterek 3.500,00 TL + KDV nin hüküm altına alınmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketi ile aralarında imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığını, arkadaşlık ve iyi niyet ilişkileri çerçevesinde bir internet sitesi alt yapı hizmeti sunma konusunda tarafların anlaştıklarını, davacı şirkete internet sitesi alt yapı hizmeti sağlandığını ve teslim edildiğini, site için taraflarına ödenen bedelin 2.500,00 TL olduğunu, oluşturulan internet altyapısının bilirkişiler tarafından tespit edileceği üzere bu miktarın çok çok üzerinde bir değer olduğunu, davacı tarafından talep edilen manevi tazminatın da hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkili rafından davacı şirket ve/veya ürettiği ürünlerin karalanmadığını, itibarlarını sarsan hiçbir eylemde bulunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın alanında uzman mali müşavir bilirkişisi ---, yazılım alanında uzman bilirkişi ------ tevdii edilerek bilirkişi kök ve ek raporunun alındığı görüldü.Dava sözleşmeye aykırılık nedeni ile davacının müspet zararı ile manevi zararının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde tarafların dilekçelerinde talep ettikleri tüm deliller toplanmış olup dosya bir bilgisayar mühendisi ve bir mali müşavir bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş bir kök ve bir de ek rapor dosyaya kazandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmaları incelendiğinde davacının iddialarının sözleşmedeki edimlerini eksik yerine getirdiği ve geç teslim ettiği bildirilmiş davalı ise gecikmenin ve eksikliklerin davacının sorumluluğundaki işlemlerin yerine getirilmemesinden kaynaklı yaşandığını bildirmiştir.Dosyaya kazandırılan raporlar incelendikten sonra teknik bilirkişi tarafından yapılan tespitler neticesinde site hazırlanırken sadece İK formunun ve ürün stok bilgilerinin eksik olduğu hususundadır. Ancak ürün stok bilgisinin ve İK formunun davalı tarafından tamamlanması mümkün görünmemektedir. Zira davalı şirketin davacının satışa sunduğu ürünleri ve stok bilgilerini ayrıca davacının İK bilgilerini bilmesi beklenememektedir. Bu hususlar davacı şirket tarafından tamamlanması gerektiği kanaati mahkememizde hasıl olmuş olup açıklamalar ışığında Mahkememizin ---- Esas ----- Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.Karar davacı tarafça istinaf edilmiş olup ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi ----Esas ------Karar sayılı ilamı ile; “mahkemece dönme nedeniyle sözleşmenin geriye etkili şekilde sona erdiği kabul edilerek tarafların iddia ve savunmaları ile taleplerinin tasfiye kapsamında incelenip değerlendirilerek bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararının kaldırılması gerekmiştir.” gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır.Dosya mahkememizin --- Esasına kaydedilerek açık yargılamaya devam olundu.---- kararı doğrultusunda dosya bilgisayar mühendisi bilirkişi, mali müşavir bilirkişi ve sözleşme hukukunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; kaldırma kararı öncesi alınan raporda teknik bilirkişinin tespit ettiği noktalarda da mutabık kalındığından dolayı davalının iş yükünün 7/9= %77 oranında işini bitirdiğini, IK formu işinin 1-2 gün civarı, Stok Durum Bilgilendirmesinin dinamik yapıda yapılabilirliğinin 2-3 iş günü içerisinde olmak üzere eksik olduğu iddia edilen işlerin 3-5 gün içerisinde testleri ile tamamlanabileceğini, davacının %77’lik iş oranında davalıya karşı zenginleştiğini ve fakat davalı nedeniyle bir başkası ile sözleşme akdetmesi nedeniyle uğradığı menfi zararların olabileceğini, 5.500 / 100 * 77 = 4.235,00 TL + KDV (5.082,00 TL) iş için davacı yanın davalıya karşı zenginleştiğini, davacı tarafından toplamda 2.500,00 TL ödendiğini, davacının işi bir başkasına yaptırması nedeniyle uğradığı menfi zararın da karşılanması gerektiğini, mali incelemede davacının defterlerinde 17.700,00 TL ödeme tespit edilmiş olsa da davacının üçüncü kişiyle yaptığı sözleşmenin tam olarak davalı ile sözleşmesiyle aynı olmadığını bu nedenle bu yönde bir hesaplama yapılmadığını belirtmişlerdir. İtirazlar üzerine dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu ek raporda özetle; itirazları değerlendiren bilirkişi heyeti kök raporda değişikliğe gitmemişlerdir.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu, davacı yanın sözleşmeden döndüğü ve bu kapsamda zararını talep ettiği sabittir. Menfi zarar sözleşmeden dönme sonucunda, sözleşmenin hiç yapılmamış gibi ilk ana dönülmesi neticesinde, tarafların sözleşme akdetmeselerdi hangi halde olacaklarsa o hale dönmeleridir. Bu kapsamda taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kapsamında geri isteyebileceklerdir. Alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davalının işin %77’sini tamamladığı sabittir. (Her ne kadar davacı yan bu haliyle sistemin kullanılamadığını iddia etmiş ise de teknik bilirkişiler bu haliyle de kullanılabileceğini belirtmişlerdir.) Davacı yan davalı aleyhine yapılan %77 iş kapsamında zenginleşmiş olup davacının davalıya ödediği miktarın davalının yaptığı işi karşılamadığı, davacının davalıdan talep edebileceği bir zararın olmadığı alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. İşbu nedenle davacının maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Manevi tazminat talebi yönünden; Yargıtay (kapatılan) ----. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih ve ---- esas, ---- karar sayılı ve █████/2018 tarih ve-----karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği gibi sözleşmeye aykırılık halinde 6098 sayılı Kanun'un 114/II. maddesi uyarınca, haksız fiil sorumluluğuna ait hükümler kıyas yoluyla uygulanıp manevi tazminat istenebilirse de, TBK'nın 58. maddesi hükmünce, sözleşmeye aykırılığın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması zorunlu olup, somut olayda bu unsurun gerçekleşmediği anlaşıldığından, koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın reddine,2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 145,16 TL harçtan mahsubu kalan 586,84 TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 8.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.