İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ayakkabı saya dikimi işinden kaynaklanan alacak ve fatura itirazının iptali davasında yerel mahkeme kararını incelediği istinaf kararı.
Özet: Ayakkabı ve terlik saya dikimi yapan yüklenici ile iş sahibi arasındaki ticari ilişkide, yüklenicinin cari hesap alacağının tahsili için başlattığı icra takibine iş sahibinin itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi tarafların vergi bildirimlerinde yer alan ve davalı çalışanı tarafından teslim alındığı anlaşılan faturaya konu saya dikim işinin yapıldığını ve alacağın varlığını kabul ederek davacıyı haklı bulmuş; ancak davalı taraf, bu faturanın gerçek dışı olup sipariş ve teslimat olmaksızın düzenlendiği, asıl borçlunun davacı olduğu iddialarıyla kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVADavacı vekili, taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı firmaya ayakkabı ve terliklerin saya dikimi işlerinin yapıldığını, bu işlere istinaden düzenlenen faturalar karşılığında davalının 119.261,52 TL tutarında cari hesap borcunun bulunduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın likit olması nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki ve sektör uygulamaları gereği sipariş öncesinde davacıya peşin ödemeler yapıldığını, siparişlerin tamamlanmasının ardından davacı tarafından düzenlenen faturaların iletildiğini, ancak davalı şirketin üretimi talep edilen ürünlere olan ihtiyacının ortadan kalkması nedeniyle davacıdan alacaklı duruma geçtiğini, bu kapsamda davacının cari hesap itibarıyla 57.982,64 TL borçlu bulunduğunu ve bu tutarı iade etmesi gerekirken iade yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla gerçeğe aykırı şekilde 9.110 çift saya dikimini içerir 177.266,16 TL bedelli e-arşiv fatura düzenleyerek davalı şirket çalışanına teslim ettiğini, söz konusu faturaya konu herhangi bir siparişin verilmediğini ve fatura konusu mal veya hizmetin alınmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; tarafların BA-BS bildirimlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, uyuşmazlığın █████/2021 tarihli “saya dikimi (9.110 çift)” açıklamalı 177.244,16 TL bedelli faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin olduğu, söz konusu faturanın taraflarca vergi bildirimlerine konu edilmek suretiyle kabul edildiği, davalı tarafça sevk irsaliyesi bulunmadığı savunulmuş ise de dava konusu faturada “irsaliye yerine geçer” ibaresinin yer aldığı ve davalı çalışanı tarafından teslim alındığının anlaşıldığı, bu haliyle fatura konusu malların teslim edildiğinin ispatlandığı, taraflar arasındaki cari hesap incelendiğinde davalının yaptığı ödemelerin mahsubu sonrası 119.261,52 TL bakiye borcun kaldığının tespit edildiği anlaşılmakla, davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin 119.261,52 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinafında, taraflar arasında saya dikimine ilişkin ticari ilişkinin peşin ödemeye dayalı cari hesap sistemiyle yürütüldüğü, davacı tarafından sipariş verilmeden önce yapılan ödemeler nedeniyle davacı tarafın cari hesapta borçlu konuma düşeceğinin anlaşılması üzerine, bu borcu bertaraf etmek amacıyla gerçeğe aykırı şekilde 9.110 çift saya üretimine ilişkin 177.266,16 TL bedelli faturanın düzenlendiği, oysa bu faturaya konu herhangi bir siparişin verilmediği, üretim ve teslimin gerçekleşmediği, söz konusu faturanın e-arşiv fatura olması nedeniyle iade edilememiş olmakla birlikte ticari kayıtlara alınmadığı ve BA-BS formlarında da yer almadığı, ayrıca bu miktarda üretimin kısa sürede fiilen mümkün olmadığı, önceki siparişlerde kullanılan fason teslim fişlerine benzer herhangi bir sipariş belgesinin de dava konusu faturaya ilişkin bulunmadığı, bu haliyle faturanın tek başına alacak doğurmayacağı ve teslimi ispatlamaya yeterli olmadığı, davacının faturaya konu malların kimlere ve ne şekilde teslim edildiğini ortaya koyamadığı, dolayısıyla ortada muaccel ve gerçek bir alacak bulunmadığı halde davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek yerel mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı yüklenici, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalıya saya dikimi işleri yapıldığını, bu işlere ilişkin düzenlenen faturalar nedeniyle davalının cari hesap borcu bulunduğunu, bu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebinde bulunmuş; davalı ise dava konusu faturaya ilişkin sipariş verilmediğini, teslim yapılmadığını ve davacının gerçekte borçlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece, dava konusu faturanın tarafların BA-BS bildirimlerinde yer aldığı, “irsaliye yerine geçer” ibaresini taşıdığı ve teslimin ispatlandığı, yapılan ödemeler mahsup edildiğinde davalının 119.261,52 TL bakiye borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve alacağın likit olması nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacının sözleşme konusu ürünleri dosyada mevcut e-arşiv faturalar ile teslim ettiği, faturalarda " irsaliye yerine geçer" ibaresi bulunduğu, davalının da bunun aksini kesin deliller ile ispatlayamadığı anlaşılmakla mahkemece verilen karar doğru olmuştur .Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 8.146,75 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.036,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.110,06 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.