İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinden kambiyo senetlerinden doğan menfi tespit davasında çek üzerindeki imza sahteciliği itirazına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu menfi tespit davası, davacının, rızası dışında ele geçirildiğini ve ticari ilişkiye dayanmadığını iddia ettiği 510.000 TL bedelli çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulma talebini içermekte; davalılar ise çekin ticari faaliyet kapsamında ciro edildiğini ve davacının borcu ödemekten kaçındığını savunurken, ilk derece mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporunda çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin mukayese imzalarıyla önemli farklılıklar gösterdiğinin ve kuvvetle muhtemel ona ait olmadığının belirtilmesi üzerine, imzanın aidiyeti meselesine odaklanarak yargılamayı sürdürmüştür.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2024NUMARASI
:████████ ESAS, ████████ KARARDAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraflardan ... Şti. firmasının müvekkilden habersiz olarak dava konusu çeki ele geçirerek 20.09.2018 ödeme günü ve 510.000-TL bedel ile doldurduğunu ve diğer davalılara ciro ettiğini, davaya konu çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, çekten dolayı müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, taraflar arasında çekteki bedele dayanak ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek davanın kabulü ile dava konusu olan ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... nolu, 510.000,00-TL bedelli, 20.09.2018 tarihli çek hakkında menfi tespit taleplerinin kabulü ile kötü niyetli davalılar hakkında %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ... Tekstil ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olan çekin davacı şirket tarafından müvekkili ... Tekstil adına keşide edildiğini, müvekkili ... Tekstil'in bu çeki diğer davalı müvekkil ...'ya ciro ederek teslim ettiğini, müvekkili ...'nun da çeki yapmış olduğu ticari alışverişler karşılığında hamil ...'e devrettiğini, müvekkillerinin taraf sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama konu olan ... Bankası A.Ş'ye ait 20.09.2018 keşide tarihli ... seri numaralı 510.000,00 TL'lik çek ile ilgili olarak davacı taraf borcu ödemek istemediğinden dava açma yoluna başvurduğunu, muaccel borcu ödemekten kaçınıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin tekstil alanında faaliyet gösteren ... Şti.'nin yetkili ve ortağı olduğunu, davalı ... Tekstil ile aralarında kiracılık ve sektör kaynaklı tanışıklık ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin ticari faaliyet için verdiği yüklü miktarda bedele karşılık davaya konu çeki teslim aldığını, çekin bankaya ibrazı esnasında karşılığının bulunmadığının anlaşılması üzerine icra takibi başlatıldığını, bir kısım bedelin tahsil edilerek kalan miktarın taksitlendirildiğini, davacı tarafın davaya konu çekteki imzanın aynısını barındıran farklı çekleri ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018;/877 Esas ████████ Karar 14.11.2024 Tarihli kararı:"...Dava, davaya konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının, davaya konu çek nedeni ile davacının davalılara borçlu olup olmadığının tespiti talebine ilişkindir.Mahkememizce davacı şirket yetkilisine ait emsal imzalar getirtilmiş, davaya konu çek aslı ile birlikte imza incelemesine esas olmak üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, █████/2022 tarihli ...-.../... numaralı adli tıp raporunun sonuç kısmında "...İnceleme konusu çekte yer alan basit tersimli keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı, 6.2. Söz konusu imza atan şahsın tanı unsurlarını ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ...'nun eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği..." şeklinde görüş belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; davacı vekilinin davaya dayanak ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... nolu, 510.000,00-TL bedelli, 20.09.2018 tarihli çek üzerindeki imzanın davacı asile ait olmadığı yönünde imza itirazları bulunduğu anlaşılmakla davacı şirket yetkililerine imza itirazına yönelik beyanlarının alınması için isticvap davetiyesi gönderilmiştir. Davacı şirket yetkilisi ... T.C. Kimlik numaralı ... 10.02.2022 tarihli duruşmadaki imzalı beyanında "Çekin üzerindeki imza bana ait değildir dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu; firmamız ile davalı ... firması arasında daha önce ticari ilişki vardır. Ticari ilişki nedeni ile ... firması ile aramızda çek alışverişi oldu, davaya konu çek ile ilgili de yasal tüm işlemleri yapması için avukatıma vekalet verdim, avukatımın suç duyurusunda bulunup bulunmadığını bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuş, yine davacı şirket yetkilisi ... T.C. Kimlik numaralı ... 10.02.2022 tarihli duruşmadaki imzalı beyanında "Çekin üzerindeki imza bana ait değildir" şeklinde beyanda bulunmuş, davalı vekilinin talebi üzerine sorulan soruya "Davalı ... firması ile bizim firmamız arasında ticari ilişki vardır. ...'yu tanımıyorum" şeklinde cevap vermiştir. Davacının davalılara anılan çek kapsamında borcu bulunup bulunmadığının tespiti için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından tanzim edilerek dosyaya ibraz edilen 04.08.2022 tarihli raporda davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı somut delillerle ve açık bir şekilde ifade edilmiştir. Davalılar vekilleri adli tıp raporuna itiraz ederek tek bir şirket yetkilisi yönünden imza incelemesi yapılmasının davanın ispatı için yeterli olmadığını, karşı tarafın suç duyurusunda bulunmaksızın imza itirazında bulunmasının kötü niyet içerdiğini, davacı tarafça ödenmiş farklı çeklerin getirtilerek imza incelemesinin genişletilmesini talep etmiş olup mahkememizce davaya konu çek dışındaki çekler üzerinde inceleme yapılmasının yargılamayı uzatacağı kanaatine varılarak anılan talepler reddedilmiş, karara dayanak adli tıp raporu doğrultusunda davacının davaya dayanak ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 510.000,00-₺ bedelli, 20.09.2018 tarihli çekten kaynaklı olarak davalı taraflara borçlu olmadığının tespitine, davacı lehine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır.HÜKÜM/Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulüne,Davacının ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 510.000,00-₺ bedelli, 20.09.2018 tarihli çek kapsamında davalılara borçlu olmadığının tespitine,2-510.000,00 TL'nin % 20 'si oranında hesaplanan 102.000,00-₺ kötü niyet tazminatının davalı ... Şti'den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden kötü niyet tazminatı talebinin reddine,İSTİNAF İSTEMİ
:Davalı ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından, yıllardır süregelen ticari ilişkileri kapsamında davalı şirketçe müvekkile verilmiş çeklerden bir tanesinin ödenmemiş olması üzerine icra takibi yapıldığını ve davalı tarafça işbu takibe karşı menfi tespit davası ikame edildiğini, çekin, taraflar arasında alınıp verilen onlarca çekten yalnızca bir tanesi olduğunu, dosya kapsamında her ne kadar ... bankasına müzekkere yazılarak taraflar arasında düzenlenen tüm çeklerin dosya içerisine alınmasına karar verilmiş olmasına rağmen bu çekler dosya içerisine alınmadığını, söz konusu çeki keşide eden davacı şirketin iki şirket yetkilisi bulunduğunu, hal böyleyken, sadece bir şirket yetkilisine yönelik inceleme yapılması ancak diğer yetkilinin çekteki imzayı atıp atmadığının incelenmemesi eksiklik doğurduğunu, yalnızca ...'nın imza incelemesi yaptırıldığını, diğer yetkili ...'ya ait bir inceleme yaptırılmadığını,Yine gerekçeli kararda geçen, "Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 34.838,10-₺ harçtan peşin alınan 8.709,53-₺ harcın mahsubu ile bakiye 43.547,63-₺ karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına," maddesinde maddi hata yapılmış ve mahsup sonucunda 26.128,57-TL bakiye harcın tahlisine karar verilmesi gerekirken 43.547,63-₺ olarak belirtildiğini beyanla ilk derce mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çek imza incelemesi yapılırken davacının aynı imza ile ödenmiş çeklerinin bankadan celbi talep edilmiş bu talep kabul görmediğini, Davacı, yetkili olmayan kişiye çeki imzalatıp ihtilaflı durumda yada çeki ödememek için çekteki imzaya itiraz ettiğini,. oysaki davacı, diğer davalı ... tekstil ile daha önceden onlarca çek alışverişi yaptığını ve davaya konu çekteki imza ile aynı olan çekleri ödediğini, hüküm kısmında yer alan vekalet ücretinin davalıdan tahsili derken hangi davalı olduğu da belirtilmediğini,Müvekkilinin, ... semtinde tekstil işi ile iştigal eden ....ŞTİ.'nin yetkili ve ortağı olduğunu, İşbu şirket, yurtdışına ihracatı yapılmak üzere tekstil piyasasında parti mal toplayarak ihracat şirketlerine tekstil ürünleri tedarik ettiğini, Diğer davalılar ...Şti. Ve diğer davalı ... Buldunun, müvekkilin yetkilisi olduğu şirketle aynı işle iştigal ettiğini, aralarında ticari olarak ortaklık ilişkisi olmadığını, ... arasında kiracılık ve aynı işi yapmalarından ötürü tanışıklıkları bulunduğunu, davacı ....Şti. yurtdışına tekstil ihracatı yapan bir şirket olduğunu, İşbu şirketin diğer davalılar ... Tekstil şirketi ile ...'dan ihracata yönelik tekstil ürünü hazırlamasını talep ettiklerini, bununla ilgili davacı şirket ile diğer davalılar arasında yazışmalar yapıldığını,yazışmaların dosyaya ibraz edildiğini,davacının diğer davalılardan yüklü miktarda tekstil ürünü talebi üzerine, müvekkilinin aynı iş kolunda olmasından ötürü ve aralarında para alışverişi bulunması dolayısı ile müvekkilinin vermiş olduğu ödünç paraya karşılık olarak müvekkili tarafından işbu çekin teslim alındığını,çekin ödeme günü geldiğinde bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı anlaşıldığını, bunun üzerine işbu çekle ilgili olarak İstanbul 27.İcra Dairesi'nin ....sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı müvekkilin, diğer davalıların davacı firmaya tekstil ürünü tedarik etmek amacı ile aralarındaki yukarıda bahsi geçen ilişkiden ötürü vermiş olduğu borç para sebebi ile işbu davaya dahil olmak durumunda kaldıklarını, müvekkiline diğer davalıların elden aldıkları para nedeni ile borçlu olmasından ötürü öncelikle işbu çekin keşidecisinden tahsil yoluna gidildiğini, ancak huzurdaki davadaki tedbir kararı nedeni ile diğer davalılardan tahsil yoluna gidildiğini, bir kısım bedel haricen tahsil edilmiş ve borç taksitlendirildiğini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava;Menfi Tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar, davalı ... şirket vekili ve davalı ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf incelemesi,HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlığa konu çek suretlerinin incelenmesinden; ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı 20.09.2018 keşide tarihli 510.000,00-TL bedelli olarak, keşideci ... şirketi tarafından lehtar/ciranta ... şirketi lehine ve sırasıyla cirantaların ... ve ... olduğu görülmüştür. Ticaret sicil kayıtlarından; ...' nin █████/2019 tarihinden itibaren şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, Eski yetkililer; ...'nın █████/2017-█████/2019 tarihleri arasında ve ...'nın ise █████/2018-█████/2019 tarihleri arasında şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu görülmekle davaya konu çekin keşide tarihinde ... ve ...'nın çek keşidecisi şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili oldukları anlaşılmıştır.04.08.2022 tarihli ATK raporunda;"...6.1. İnceleme konusu çekte yer alan basit tersimli keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı,6.2. Söz konusu imza atan şahsın tanı unsurlarını ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ...'nun eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur." belirtildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince her ne kadar ATK raporuna dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit istemiyle açılmış olup, ATK raporunun, çek keşide tarihine göre şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili ... yönünden yeterli tespit içermediği, raporun mevcut haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı, adı geçen eski şirket yetkililerin 10.02.2022 tarihli celse beyanlarında lehtar ... şirketi ile davacı keşideci şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu ve çek alış-verişi yapıldığını beyan ettiği, davalılar tarafından "benzer şekilde keşide edilen çeklerin ödendiğinin" savunulduğu ve bu husustaki itirazların bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçelerinde de tekrar edildiği görülmekle, esasa etkili ileri olarak ileri sürüldüğü anlaşılan savunma gereği araştırma yapılmadan ve rapora itirazlar karşılanmadan tahkikatın tamamlanması yerinde olmadığı gibi davalı ... vekilinin rapora itirazlarında Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ sayılı dosyasından şikayette bulunulduğunun da beyan edilmesi karşısında ilgili dosya getirtilerek ve şikayetin mahiyeti incelenerek huzurdaki davaya etkisinin karar yerinde tartışılmak ve niteliği gerektirdiği takdirde neticesinin bekletici mesele de yapılmak suretiyle tüm delillerle birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilmesi yerinde olmadığından, davalılar ... şirketi ve ... vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra ve usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... Şirket vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince kısmen KABULÜNE,2-Davalı ... vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince kısmen KABULÜNE,3-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas- ████████ Karar █████/2024 Tarihli kararının KALDIRILMASINA,4-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,5-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,6-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalılara iadesine,7-İstinaf aşamasında Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 86,60 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.256,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,-İstinaf aşamasında Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 86,60 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.256,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,9- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026