2942 sayılı Kanuna dayalı kamulaştırma bedeli tespiti ve taşınmaz tescili davasında, maden sahasında yer alan parseller için uygulanan değerleme esaslarının temyiz yoluyla incelenmesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, önceki bozma kararına uyularak yapılan yargılamanın ardından, taşınmazların maden ruhsatı bulunmaması nedeniyle mevcut kullanım şekillerine göre tarım arazisi olarak değerlenmesi, konum ve niteliklerine bağlı olarak %60-65 oranında objektif değer artışı uygulanması, karma meyve ve sebze bahçesi olarak kıymetlendirilmesi, kamulaştırma bedelinin dava tarihindeki verilere göre tespiti ve yörede birden fazla ürün yetiştirme olanağı bulunmadığından münavebe sisteminin uygulanmaması gerektiği ilkeleriyle değerlendirilerek, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf talepleri karara bağlanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararKARAR
: KabulTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, ..., ... köyü 2 97... parsel, 2 98... ve 61 parsel, 3 17... parsel, 3 55... parsel ile 3 56... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, kamulaştırılan ve maden çıkartılacak alanda yer alan müvekkillerin üst ve alt soylarının mezarlarının da ortadan kaldırılacağını, bu nedenle tespit edilecek kamulaştırma bedeline bu mezarların açılma, nakil ve defin giderlerinin de eklenmesi gerektiğini, taşınmazlar maden ruhsatı ve işletme izni verilen sahada yer aldığından değerinin tespiti için oluşturulacak bilirkişi kurulunda maden ve jeoloji mühendislerinin de yer alması gerektiğini, taşınmazların konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu, bu hususların değer artırıcı unsur olarak dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 15.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin 15.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların bulunduğu sahada 5177 sayılı Maden Kanunu’nun 2 nci maddesinde tanımlanan 4 (c) grubu maden bulunduğu tespit edilmiş ise de taşınmazın maden gelirine göre değerlendirilebilmesi için aynı Kanun'un Geçici 8 inci maddesine dayanılarak çıkartılan Maden Yönetmeliği'ne göre işletme ruhsatı alınması gerektiğinden ve dosya kapsamında davalıya ait ruhsat bulunmadığı anlaşıldığından, taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak arazi olarak değer biçilmesinin yerinde olduğu, taşınmazların maden sahası içerisinde bulunması objektif değer artış nedeni değil ise de taşınmazların konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özellikleri dikkate alınarak 3 55... parsel ve 3 56... parsel sayılı taşınmazlar için %65, 2 98... parsel, 2 97... parsel, 3 17... parsel ve 2 98... parsel sayılı taşınmazlar için %60 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, taşınmazların kapama karışık meyve ve sebze bahçesi olarak değerlendirilmesinde, uygulanan verim miktarlarında ve davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirmenin aynı Kanun'un 15 inci maddesi uyarınca dava tarihindeki verilere göre yapılması gerektiğinden, davalı vekilinin taşınmazların 2022 yılı verileri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki istinaf itirazının yerinde görülmediği, iklim koşullarının elverdiği bazı yörelerde bir ürün hasat edildikten sonra toprağın yeniden hazırlanıp ikinci uygun ürün ekilebildiği, bir yılda birden fazla ürün alınma imkânı bulunan yerlerde ülke genelinde bir yıldaki ikinci ürünün hazırlık ve yetiştirme süreleri de dikkate alındığında yılı aşan süre gerektiği de gözetilerek, iki yılda üç ürün veya üç yılda dört ürün münavebe esası uygulanarak değerlendirme yapılması gerektiği, ancak dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede bir yılda birden fazla ürün yetiştirilmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda dava konusu 2 97... parsel, 2 98... ve 61 parsel ile 3 55... parsel sayılı taşınmazlar kısmen kapama karışık meyve bahçesi olarak kabul edilerek taşınmazların ağırlıklı ortalama metrekare birim bedeli hesaplamasında kapama karışık meyve bahçesi değeri de dikkate alındığı hâlde, bu kısımlar üzerinde yer alan meyve ağaçlarının değeri ayrıca hesaplanarak kamulaştırma bedeline eklenmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazların yer aldığı köyde maden bulunmasının objektif değer artışı uygulanmasını gerektirmediğini, uygulanan oranın hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verildiği hâlde müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemişken davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılama giderlerinin davalıdan alınarak müvekkili idareye verilmemesinin usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.