Yargıtay 5. Ceza Dairesi, zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, hazine vekilinin temyiz hakkı olmaması ve yanıltıcı temyiz süresi hatalarına rağmen, yapılan tüm itirazları reddederek onamıştır.
Özet: Zimmet suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde, 7417 sayılı Kanun değişiklikleri uyarınca hazinenin katılma ve temyiz hakkı bulunmadığından talebi reddedilmiş, hükümdeki hatalı temyiz süresi belirtimi nedeniyle katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları süresinde kabul edilerek duruşmalı olarak yapılan değerlendirmede, yerel mahkemenin bozmaya uyarak delilleri yerinde tahlil ve takdir ettiği, yargılamayı usul ve kanuna uygun yürüttüğü anlaşıldığından, sanık ve katılan vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ███████ KararSUÇ
: ZimmetHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;Sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesinde 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle yapılan değişiklik ve usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu ile Hazine vekilinin 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra 17.07.2025 tarihli dilekçe ile katılma ve temyiz isteminde bulunması karşısında, Hazinenin katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, Hazine vekilinin temyiz talebinin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar ile Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesine göre (1) hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin kararın gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren (2) hafta olarak belirtilmesi suretiyle tarafların yanıltıldığı, bu itibarla katılan vekilinin temyiz talebinin süresinde olduğu, diğer taraftan sanık müdafiinin duruşma isteğininde süresinde ve yerinde olduğu anlaşılmakla, incelemenin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak duruşmalı ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/1-d maddesine aykırı olarak sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi mahallinde eklenmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmiş, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.30.12.2025 tarihinde verilen işbu karar 20.01.2026 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı .. olduğu halde; sanık ... müdafii Av. ...'nın yüzüne karşı tefhim olundu.