Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 65 yaşını bitirmiş ve sabıkasız sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetinde TCK 50/3 gereği hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmemesini kanun yararına bozdu.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, güveni kötüye kullanma suçundan sanığa verilen hapis cezasının, sanığın suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş ve daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması göz önüne alındığında, Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerekirken çevrilmediği gerekçesiyle hükmün hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
SUÇ
: Güveni kötüye kullanma
BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Nazilli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2024 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, basit yargılama usûlü uygulanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155/1, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddesi uyarınca neticeten 8 ay 22 gün hapis ve 9000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 14.01.2025 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya aslının, anılan karara karşı diğer sanık tarafından itiraz yoluna başvurulması üzerine Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ esasına kayden derdest olduğu anlaşılmakla onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce kesileşmiş hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş olan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50. maddesinde; "(1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir."
Denilmektedir.
3. İncelenen dosya içeriğine göre; suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş ve fiili işlediği tarihte 65 yaşını doldurmuş olan sanık hakkında tayin olunan 8 ay 22 gün hapis cezasına mahkûmiyete ilişkin hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Nazilli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2024 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasının sanığa ilişkin (1) numaralı bölümünün dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere, "sanığa verilen 8 ay 22 gün karşılığı 262 gün karşılığı hapis cezasının, TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca, takdiren aynı Kanun'un 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek TCK'nın 52/2. maddesine göre günlüğü 40,00 TL'den neticeten 10.480,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" şeklinde bir paragraf eklenmesi ile diğer paragrafların buna göre teselsül ettirilmesine, yedinci paragrafın tümüyle ve sekizinci paragrafta yer alan " ve TCK'nin 50,51" ibarelerinin hükümden çıkartılmasına, diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın belirtilen şekilde yapılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!