Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik tartışması sonrası araç altında sürüklenerek yaralanan yolcunun açtığı maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Bu hukuki evrak, 18.12.2022 tarihinde bir trafik tartışması sırasında davalının aracının altında sürüklenerek ağır yaralanan ve bu durumun yol açtığı fiziksel ve psikolojik travmalar nedeniyle iş göremez duruma gelen davacının, tedavi masrafları, kazanç kaybı, sürekli iş gücü kaybı ve manevi zararlarının tazmini talebiyle açtığı bir davayı ele almaktadır; davalı ise Suriye uyruklu olması nedeniyle trafikte ırkçılığa ve tacize uğradığını, olayın kaçınılmaz bir kaza olduğunu savunarak kusurunu reddederken, davacı taraf davalının aracına ihtiyati haciz konulmasını da talep etmektedir.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
: ... -
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
: 1- ...
VEKİLLERİ
: Av.
Av. ... -
DAVALI
: 2- ... -
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;18.12.2022 tarihinde davacının araçta yolcu iken, içinde bulunduğu araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücüsü davalı ... arasında trafikte yaşanan tartışma neticesinde araçların yol kenarında durduğunu, tarafların olası tartışmasını önlemek için araçtan inen davacının arka arkaya duran iki aracın arasında iken davalının aracını hızla tekrar hareket ettirmesi neticesinde davacı ...'ı aracının altında 30-40 metre sürüklediğini, çevredekilerin korku ve paniklemesiyle aracını davacı henüz arabanın altındayken öylece bırakmış ve kaçmış olduğunu, davacının aracın altında ezildiğini ve orada acı çığlıklar içinde kalırken çevredeki insanların ve arkadaşlarının elleriyle arabayı kaldırması ve yerden sürüklenerek çekilmesi suretiyle çıkartılmış olduğunu, durumu o sırada ağır olan davacının korku ve acıyla geçici hafıza kaybı yaşamış arkadaşı Ali Öztürk'ün aracıyla ambulans beklenemeden Kayseri Şehir Hastanesine kaldırılmış olduğunu, olaydan sonra kendine iki gün sonra gelen davacının iki eli sargılı bir şekilde evde yatması bir beden işçisi olarak kendisini fevkalade yıpratmış, sürekli gözlerini kapattığında arabanın altına girişi ve sesleri duyduğundan şikayetle tekrar hastaneye Şehir hastanesi ruh ve sinir hastalıkları servisine başvurmuş, ilaç tedavisine başlanmış, iş göremez raporu tanzim edilmiş olduğunu, çeşitli psikiyatrik ilaçların, antibiyotiklerin yazıldığı reçeteler, iş göremez raporları, pansuman ve eczanelere ödenen makbuz ve fişlerle beraber davacının durumunu gösterir kendisine o güne ait resimler ekte sunulmuş olduğunu, işbu sebeplerle davacının kasten yaralandığı bu olayda oturum izni bulunan Suriye uyruklu davalıdan yaşanan zararın tazminini isteme ve tazmini noktasında ise mahkemeden tahsil kabiliyeti adına, haklarının korunarak ... plakalı araca tedbir konulmasını satılmasının engellenmesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; öncelikle davacının dava sonunda yaşayabileceği hak kayıplarının önlenmesi bakımından ... plakalı aracın kaydına ve varsa diğer araçlara karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına, davacı için şimdilik 250 TL'nin ( Tedavi giderleri 50 TL, Kazanç Kaybı 50 TL, Geçici çalışma gücü kaybı 50 TL, Sürekli iş gücü kaybı 50 TL, Maddi zararlar 50 TL ) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı ile) müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacı için 50.000 TL manevi tazminatı kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP
:
Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle, Söz konusu kazada davalının kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davalının olay günü aracı ile seyir halinde giderken tanımadığı bir aracın davalının aracını rahatsız etmeye ve trafikte sıkıştırmaya başlamış olduğunu, davalı Suriye uyruklu bir kimse olup bu nedenle o tarihte kullandığı araç MA (Misafir Araç ) plakalı olduğundan trafikte dikkat çekmekte olduğunu, daha önce de bu şekilde sıkıntılara maruz kalan davalının yoluna devam etmiş bu tacizleri görmezden gelmiş olduğunu, kimi zaman park halinde duran araca dahi sırf MA (Misafir Araç ) plakalı diye zarar veren şahıslar mevcut olduğunu, bu durum yabancı uyruklu araç sahipleri tarafından sık sık şikayet konusu da edilmiş olduğunu, olay günü de yine davalının bir ırkçılığa ve ayrımcılığa maruz kaldığını, söz konusu araç davalı trafikte seyir edemez şekilde sıkıştırmış ve inerek davalınında araçtan inmeye zorlamış olduğunu, davalının da araçtan inmemiş ve şahıslara yoldan çekilmesini söylemiş olduğunu, bu kargaşada malesef davacının yaralandığını ancak davalının ihlal ettiği hiç bir trafik kuralı bulunmadığını, aksine olayın bir mağduru da davalının kendisi olduğunu, söz konusu kaza kaçınılmaz bir kaza olup davalının yerinde bir başkası da olsa idi bu kaza gerçekleşecek olduğunu, bu noktada davalının kusurlu olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, Borçlar Kanunu Madde 74- Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmadığını, aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamayacağını, Yargıtay 17. HD., 13.04.2015, E. 18481/ K. 5739 kararının dikkate alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalının kusurlu olduğu kabul etmiyor ve kusur değerlendirmesi yapılmasını hatta bu kusur değerlendirmesinin bir bilirkişi heyeti marifetiye yahut Adli Tıp Kurumunca yapılmasını talep ettiklerini, TMK Madde 2’nin dikkate alınması gerektiğini, dava dilekçesinde davacının yaralanmasının vahameti ile ilgi yazılan beyanlar doğru olmadığını, davacı tarafın ağır derecede bir yaralanma geçirmediğini, hal böyleyken durumun mahkemenin de yanıltılmaya çalışılarak yaralanmanın daha ağır olduğu yönünde beyanlarda bulunulması hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, maddi tazminat talepleri yerinde olmayıp reddi gerekmekte olduğunu, Davacı taraf her ne kadar dilekçesinde "tedavi giderleri, kazanç kaybı geçici çalışma gücü, sürekli iş gücü kaybı, maddi zararlar" demek sureti ile maddi tazminat talep etmişse de söz konusu zararların gerçekten var olup olmadığına ilişkin yapılmış bir tespit olmadığını, bu konuda davalı hakkında yargılaması yapılmış ve sonuçlanmış bir ceza davası da henüz mevcut olmadığını, maddi zararın varlığını ve miktarını ispat yükü zarar görene ait olduğunu, bu konuda davacı taraf üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğini, yine davalının yaşanan kazada kusurlu olmadığından herhangi bir maddi tazminattan da sorumlu olmayacağını, nitekim maddi tazminat miktarını ve ödenme biçimini belirlerken, tarafların olaydaki kusur oranlarını dikkate alınacağını, yine burada zarar görenin kusuru da tazminatta etkili olup aynı zamanda bir indirim sebebi olduğunu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 03.10.2012 tarihli E. █████████, K. ██████████ sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminat talepleri yerinde omayıp reddi gerekmekte olduğunu, türk borçlar kanunu madde 58 ile düzenlenen manevi tazminat, manevi yönden zarar gören, elem ve keder içinde olan ve kişilik haklarına zarar gelen kimselerin bu zarara sebebiyet veren kişiden talepte bulunduğu bir tazminat davası olduğunu, davacı tarafın davalıdan 50.000 TL manevi tazminat talep ettiğini, davalının öncelikle yaşanan kazada kusurlu olmadığı için bu tazminattan sorumlu olmayacağını, bu durum alınacak yeni bilirkişi raporları ile de anlaşılacak olduğunu, kaldı ki aksi dahi düşünülse davacının yaralanmasının yanında istenilen manevi tazminat fahiş miktarda olduğunu, davacının maluliyeti mevcut olmadığını, Manevi zararın para ile tazmin ve telafisi, hiç bir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmemesi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Dairelerinin yerleşik içtihatları göz önünde bulundurulduğunda, manevi tazminatın miktarı bir tarafın zararına ve diğer tarafın zenginleşmesine neden olmamalı bununla birlikte manevi tazminatın amacı zarar uğrayanda huzur duygusu uyandırmak olup, miktarın belirlenmesinde takdir hakkı kullanılırken objektif ölçülere dikkat edilmesi gerekmekte olduğunu, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin █████████ E. ██████████ K. 24.12.2018 Tarihli Kararının dikkate alınması gerektiğini belirterek, hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak açılmış davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.Maddesine uygun başvuruda bulunulmadığını, dolayısıyla davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, davaya konu kaza hakkında yürütülmekte olan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ████████ numaralı soruşturmanın bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesi gerekmekte olduğunu, trafik kazası sonucunda ortaya çıkan bedensel zararlardan kaynaklı tedavi giderleri ve çalışma gücünün azalmasına bağlı geçici iş göremezlik giderleri sağlık gideri teminatı kapsamında olduğundan sigorta şirketinin bu hususta herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur ve maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu'nun ilgili dairesi’ne sevk edilmesini talep etme zarureti doğmuş olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, sigorta şirketinin trafik sigortasından kaynaklı sorumluluğu poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, manevi zararlar zmms poliçesi teminat kapsamında olmadığını, davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davalı temerrüdü gerçekleşmediğini, işbu salt nedenle faize hükmedilemeyeceğini, işbu davaya sigortalınında dahil edilmesi gerekmekte olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep, dava, şikayet ve tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla, hukuki yararın yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, █████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıda maddi ve manevi zarar oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı ve davalıların bu zarar talebinden sorumlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir.
Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Kayseri Şehir Hastanesi'ne, Noterler Birliği'ne, SGK'ya, Talas İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkerelere cevapların verildiği görülmüştür.
Dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verildiği, ATK raporunun █████/2024Tarihinde dosyamıza sunulduğu incelenmesinde özetle "İlgi yazınız ile gönderilen dava dosyası tümüyle incelendiğinde; dava konusu itibari ile ve İddianame içeriği dikkate alındığında "Silahla kasten yaralama" Suç maddesinden Ceza Davası açıldığı görülmüş; birimimiz Trafik İhtisas Dairesi'nin görev alanının "taksirle yaralama/ölüme sebebiyet verme" durumlarında kusur raporu oluşturduğundan meydana gelen durumun birimimiz Trafik İhtisas Dairesi'nin görev ihtisas alanı dışında yer aldığı; bu haliyle mevcut durum ile alakalı olarak bir değerlendirme yapılamayacağı anlaşılmakla; dosyanın işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verilmiştir." şeklinde rapor tanzim edildiği ve dosyanın mahkememize iade edildiği görülmüştür.
█████/2024 Tarihli celsenin 1 nolu ara kararı gereğince dosyanın makine mühendisi bilirkişisine tevdiine karar verildiği, bilirkişi raporunun █████/2024 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "████████ Esas dosyası ile tarafıma tevdi edilen görevin “Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)” durumun tespitine yönelik gerekli incelemeler tamamlanmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; Gerek tanık ifadeleri gerekse davalı sürücü ve davacı yan ifadeleri değerlendirildiğinde davalı araç sürücüsünün yaşanan tartışma ve kavgadan sonra aracıyla davacı yana çarpmasının "bir kimse motorlu aracı suç aygıtı (silah) olarak kullanmak suretiyle “kasten” birini (hasmını veya tartıştığı, kavga ettiği kişiyi) öldürmüşse ve yaralamışsa (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı T. 31.05.2022, E. █████████, K. █████████ sayılı kararı)" söz konusu olayın bir trafik kazası olarak değerlendirilemeyeceği, kaza değil kasıt dolayısıyla KTK kapsamına girmeyeceği ve olayın kusur tespitinin yapılmaması gerektiği değerlendirilmiştir." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
█████/2025 Tarihli celsenin 3 nolu ara kararı gereğince dosyanın İstanbul ATK Başkanlığı 3. İhtisas Kuruluna gönderilmesine ve masrafın davacı tarafça karşılanmasına karar verildiği, █████/2025 Tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereği davacı vekiline eksiklikleri gidermek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, süresi içerisinde başvurusunun bulunmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının tebliğ ile ihtarına karar verildiği, davacı vekili tarafından herhangi bir başvurunun olmadığı ve bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, █████/2022 tarihinde meydana gelen olaya ilişkin olarak, olayın KTK kapsamında trafik kazası olup olmadığı ve kaza olması halinde tarafların kusur durumunun tespiti için makine mühendisi bilirkişiden █████/2024 tarihli rapor alınmış ve raporda, yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; gerek tanık ifadeleri gerekse davalı sürücü ve davacı yan ifadeleri değerlendirildiğinde davalı araç sürücüsünün yaşanan tartışma ve kavgadan sonra aracıyla davacı yana çarpmasının "bir kimse motorlu aracı suç aygıtı (silah) olarak kullanmak suretiyle “kasten” birini (hasmını veya tartıştığı, kavga ettiği kişiyi) öldürmüşse ve yaralamışsa (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı T. 31.05.2022, E. █████████, K. █████████ sayılı kararı)" söz konusu olayın bir trafik kazası olarak değerlendirilemeyeceği, kaza değil kasıt dolayısıyla KTK kapsamına girmeyeceği ve olayın kusur tespitinin yapılmaması gerektiğini belirttiği görülmüş ve bu durumda davalı sigortanın sorumluluğunun olmayacağı anlaşılmıştır. Diğer davalı yönünden maddi ve manevi tazminat davasının ispatı için davacının yaralanma oranının tespiti hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verilmiş ise de, davacının rapor için başvurusu olmadığı ve ihtar sonucu davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı anlaşılmış bu hali ile davacının maddi tazminat davasını ispat edemediği görülmüştür. Davacının dosyadaki mevcut delil durumu itibari ile Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen ████████ E- ████████ K sayılı dosyasında araçla yaralandığının tespit edildiği ve davalı aleyhine kasıtlı suçtan hüküm verildiği görülmekle, davacının yaralanma durumu, davalının aldığı ceza, davacının yaşadığı acı hep birlikte dikkate alınmış ve davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği değerlendirilmiş ve böylece, Maddi tazminat davasının REDDİNE, Manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, 30.000,00-TL tazminat bedelinin olay tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Maddi tazminat davasının REDDİNE,
2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, 30.000,00-TL tazminat bedelinin olay tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Maddi Tazminat davası yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 732,00-TL maktu harçtan 179,90-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Manevi Tazminat davası yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 2.049,30-TL harcın davalı ...'den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'den alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80-TL harcın davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri 3.585,50-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 3.555,87-TL'sinin davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine, maddi tazminat davası yönünden ise bakiye 26,63-TL'nin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konu hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
9-Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden; davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 250,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Manevi tazminat davasının kabul edilen kısmı yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip
e- imzalıdır
Hakim
e- imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!