İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında imza inkarı ve zamanaşımı iddialarının hukuki yarar yokluğu ve önceki ikrarla reddine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalı tarafından hakkında başlatılan icra takiplerine konu çeklerdeki imzasının kendisine ait olmadığını ve borçlu olmadığını iddia ederek menfi tespit davası açarken, davalı ise davacının daha önce ilgili çeklerdeki imzasını mahkeme huzurunda ikrar ettiğini, davanın kötü niyetli olduğunu ve hukuki yarar yokluğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi, bir icra dosyası yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, diğer icra dosyası yönünden ise davacının önceki kesin ikrarı nedeniyle imza inkârına itibar edilmeyerek imza incelemesine dahi gerek duyulmadığına karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████ KararİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026K.YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın 31.08.2006 tarihli, 20.000,00 TL bedelli, 03.09.2006 tarihli, 25.000,00 TL bedelli, 31.06.2006 tarihli, 25.000,00 TL bedelli çekleri konu ettiği icra dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, takibe dayanak kambiyo senetlerinin üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin alacaklıya karşı herhangi bir borcunun olmadığını, İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile müvekkili yönünden İİK'nın 71. ve 33. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle icranın geriye bırakılmasına karar verildiğini, davalının müvekkilinin borçlu olmadığını bilmesine rağmen kötü niyetli bir şekilde zamanaşımına uğrayarak kambiyo vasfını yitiren çekleri dayanak gösterdiği mükerrer İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkiline karşı bu defa ilamsız icra takibine başladığını belirterek, müvekkilinin davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne, İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı takip dosyalarından kaynaklı müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, davalının takibe konu alacak miktarının %100 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı kambiyo takibi hakkında menfi tespit talebi yönünden harcın tamamlattırılması, dosyanın tefrik edilmesi ve hukuki yarar, dava şartı yokluğundan red kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkiline vermiş olduğu çeklerin bir kısmının ödendiğini, ancak daha sonra ise ödemeyi bıraktığını ve hileli işlemlere girdiğini, mahkemece zamanaşımının dolduğu yönünde hatalı bir kanaate varıldığını, alacak zamanaşımına uğramış olsaydı menfi tespit davası açma süresinin de zamanaşımına uğraması ve davanın reddinin gerektiğini, davacının zamanaşımına dayanarak menfit tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını, daha önce ikrar ve kabul ettiği imzaları ve çeklerin verilme nedenini bile kötü niyetli olarak inkar ettiğinin ispatlandığını, bu hususta mahkemece davacıya HMK'nın 329., 213., AAÜT'nin 3. maddeleri ve İİK'nın tazminat hükümleri uyarınca yaptırım uygulanması gerektiğini savunarak, davanın ve tüm taleplerinin reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet, icra inkar ve İİK uyarınca tazminata hükmedilmesine, HMK'nın 329., AAÜT'nin 23. ve 3., İİK'nın tazminat hükümleri ve HMK'nın 231. maddei uyarınca davacıya kötü niyetli ve haksız dava açması nedeniyle yaptırım uygulanmasına, işbu maddeler uyarınca aleyhine tazminata ve disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararıyla; "...Buna göre anılan ilamın zamanaşımına uğramadığı, icranın geriye bırakılması kararının halen geçerliliğini sürdürdüğü, bu kararın kesinleşmesi ile birlikte takip gereğince dosya kapsamındaki hacizlerin zaten kalkacağı, davacının anılan icra müdürlüğü dosyası hakkında dava açmasında hukuki yararı bulunmadığından bu talep yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının bir diğer istemi İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün az yukarıda numarası belirtilen dosyası hakkında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı, bu dosyada öncelikli olarak imza inkarında bulunmuş ise de davalı iddiası gibi kapatılan İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E., (Şişli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ E.,) sayılı dosyasının incelenmesinde davacı 07.04.2011 tarihli celsesinde takip konusu çekler üzerindeki keşideci imzasının kendisine ait olduğunu açıkça ikrar etmiştir. Davacının mahkeme huzurundaki beyanı mahkeme içi ikrar olmakla kesin delillerdendir. Buna göre davacının imza inkarına mahkememizce itibar edilmemiş, imza incelemesi yapılmasına da gerek görülmemiştir.İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 03.12.2022 tarih, ███████ E., ████████ K., sayılı ilamında anılan icra müdürlüğü dosyasının işlemden kaldırıldığı, 28.10.2015 ile 09.01.2020 tarihi arasında zamanaşımının gerçekleştiği, çeklerin 03.02.2012 tarihinden önceye ait olduğu, buna göre 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğu hüküm altına alınmış, anılan kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Tüm bunlara göre takibe konu çeklerin (alacağın) zamanaşımına uğradığı sabittir. Davalı, cevap dilekçesi ile alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirtmiş ise de davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunmamaktadır. Davalı yanca da bunun aksi iddia ve ispat olunabilmiş değildir. Eş söyleyişle taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından somut olaya 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması olanaklı değildir. Davalı tarafça yapılması gereken alacağın zamanaşımına uğradığı 28.10.2018 tarihinden itibaren 1 yıl içinde 28.10.2019 tarihine kadar TTK m. 732 uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak icra takibi başlatılması yahut dava açılmasıdır. Davalı tarafça ise icra takibi 22.03.2021 tarihinde başlatılmıştır. Davalı 1 yıllık sürede talepte bulunmadığından alacak zamanaşımına uğramıştır.Bununla birlikte davacının Sakarya 1. AHM'nin ████████ E. sayılı dosyası nezdinde verilen kararda da davacının işbu davaya konu çekler nedeni ile davalıya (çek lehdarına) borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davalı, bu davadaki vakıalara dayanarak davanın reddini istemiş ise de yukarıda açıklanan nedenlerle bunların incelenmesine lüzum görülmemiştir. Davalı, pandemi nedeni ile sürelerin durduğunu ve zamanaşımı süresinin uzadığını iddia etmiş ise de zamanaşımı süresi davalının iddia ettiği 2020 yılında değil 28.10.2019 tarihinde gerçekleşmiştir. Açıklanan nedenlerle İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... numaralı dosyası yönünden davanın kabulü ile zamanaşımı nedeni ile davacının bu takipte davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Taraflarca karşılıklı olarak kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacı ve davalının kötü niyeti sabit olmadığından her iki tarafın kötü niyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine..." karar verilmiştir. İş bu karara karşı taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.İSTİNAF BAŞVURUSU DEĞERLENDİRME KARARI
: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı ek kararıyla; "...HMK.nun 344-(1) maddesi; "istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Yatırılması gereken istinaf karar harcı (nisbi), istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve istinaf avansının yatırılması için düzenlenen "Muhtıra"nın davalı vekiline █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı tarafın verilen süreye rağmen yatırılması gereken istinaf karar harcı (nisbi), istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve istinaf avansını yatırmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına..." karar verilmiştir. İş bu karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.İSTİNAF KARARI
: Dairemizin 16.01.2024 tarihli █████████ E. - ███████K.sayılı kararıyla; ''... Davacı, davalı tarafından başlatılan İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaları yönünden davalıya borcun bulunmaması ve icra dosyalarının zamanaşımına uğramış olması nedeniyle menfi tespit isteminde bulunduğu; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası yönünden hukuki yarar yokluğundan reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine bu hususla (ve davacının kötüniyet tazminatı istemi ile) sınırlı yapılan incelemede; her ne kadar mahkemece "İstanbul 23. İcra Müdürlüğü dosyası yönünden, davacı tarafça daha önce Şişli 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 02.11.2010 tarih, ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği, kararın tebliğe çıkarılmaması nedeni ile henüz kesinleşmediği, bu kararın kesinleşmesi ile birlikte takip gereğince dosya kapsamındaki hacizlerin zaten kalkacağı, nitekim davalı yanca da icranın geri bırakılması kararından sonra da işbu dosyada alacağın tahsiline yönelik herhangi bir işlem yapılmadığı hususları ile birlikte değerlendirildiğinde davacının anılan icra müdürlüğü dosyası hakkında dava açmasında hukuki yararı bulunmadı." gerekçesine dayanılmış ise de; icra mahkemesince davaya konu icra takibinin geri bırakılmasına karar verilmesi, takibe konu çeklerde borçlu konumunda bulunan davacının genel yetkili mahkemelerde borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmalarına engel teşkil etmeyeceği, bu konuda davacının ileride herhangi bir icra takibi tehdidi ve dava tehdidi altında bulunmasını önlemek amacıyla dava açmakta hukuki yararı olduğu gözetilerek mahkemece işin esasına girilerek yargılama yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle hukuki yarar yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmesi usule aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-Davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE,3-İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE..." karar verilmiştir.KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI
: İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2024 tarih ███████ Esas ████████ K. sayılı kararı ile; "...İstanbul 23. İcra Müdürlüğü dosyasının incelenmesinde davacı tarafça daha önce Şişli 3. İHM'nin 02.11.2010 tarih, ████████ E., █████████ K., sayılı kararı ile icranın geri bırakılması yönünde karar alındığı görülmüştür.Davacının Sakarya 1. AHM'nin ████████ E. sayılı dosyası nezdinde verilen kararda da davacının işbu davaya konu çekler nedeni ile davalıya (çek lehdarına) borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... e numaralı dosyası yönünden davanın kabulü ile davacının bu takipte davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.Taraflarca karşılıklı olarak kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de; davacı ve davalının kötü niyeti sabit olmadığından her iki tarafın kötü niyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.1-Davacının davasının İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyası yönünden kabulüne; davacının bu takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine,3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; objektif dava yığılmasının söz konusu olduğunu, her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğini,Mahkemece istinaf kaldırma kararından sonra yeniden kurulan hükümde taleplerinden yalnızca birisi hakkında karar verildiğini,İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ilgili açılan dava hakkında bir karar verilmediğini, bu durumun hukuka ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin █████/2024 tarihli, █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiğini, bu ifadenin kararın kısmen değil, tümden kaldırıldığı anlamına geldiğini,Yerel mahkemenin tüm taleplerle ilgili yeniden hüküm kurması gerektiğini, aksinin infazda tereddüte neden olacağını,Davalının müvekkilinin borçlu olmadığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını bildiği halde kötüniyetli olarak icra takibi yaptığı sabit olduğundan, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, arz ve izah edilen nedenlerle ve resen nazara alınacak nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kaldırılmasına, istinaf mahkemesince yargılama yapılarak İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaları yönünden davanın tümden kabulüne ve davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, istinaf giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece, mazeretleri nedeniyle katılım sağlayamadıkları bozma ilamı sonrası yapılan █████/2024 tarihli ilk duruşmada "taraflara esasa ilişkin yazılı beyanda bulunmak üzere gelecek celseye kadar süre verilmesine" karar verilmişse de, söz konusu ara kararın taraflarına usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, bu sebeple taraflarınca esasa ilişkin beyanlarının sunulamadığını, yerel mahkemece bu hususun göz ardı edilerek yargılamaya devamla hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini,Yerel mahkemenin ███████ E. ████████ K. Sayılı █████/2023 tarihli kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 16.01.2024 tarih, █████████ E., ███████ K. sayılı ilamıyla bozulması üzerine dosyanın ███████ Esasına kaydedildiğini ve yerel mahkemece █████/2024 tarihine duruşma günü tayin edildiğini, bozma kararı sonrası yapılan ilk duruşma olan █████/2024 tarihli duruşmaya mazeretleri sebebiyle taraflarınca katılım sağlanamadığını, ilgili duruşmanın 2 nolu ara kararı ile "Taraflara esasa ilişkin yazılı beyanda bulunmak üzere gelecek celseye kadar süre verilmesine," karar verildiğini, buna mukabil söz konusu ara kararın UYAP sistemi üzerinden görüleceği üzere taraflarına tebliğe çıkartılmadığını, bu sebeple taraflarınca esasa ilişkin beyanlarının sunulamadığını, taraflarının katılım sağlayamadığı duruşmada tesis edilmiş olan ara kararın taraflarına usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerekmekteyken, yerel mahkemece hak kaybına sebebiyet verecek şekilde bu hususun göz ardı edilerek █████/2024 tarihli duruşmada yargılamaya devamla hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bilindiği üzere UYAP sistemi üzerinden tebellüğ şeklinde bir usul bulunmadığını, mahkemelerce tarafların katılmadığı duruşmalarda tesis edilmiş olan ara kararların usulüne uygun şekilde ilgili taraflara tebliğe çıkartılması ve sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, aksi takdirde ara karar hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağını,Davacının İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden menfi tespit isteminde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığını,Yerel mahkemece, "Davacının davasının İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyası yönünden kabulüne" karar verilmişse de, davacının söz konusu icra dosyası yönünden menfi tespit isteminde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı kambiyo takibi hakkında zaten zamanaşımına dayalı olarak takibin geri bırakılması kararı almış olup, söz konusu dosyadan davacı hakkında işlem yapılamadığını, bu sebeple davacının mezkur icra dosyası yönünden menfi tespit talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu yönünden reddi gerekmekteyken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, yeniden yargılama yapılarak davanın reddi yönünde hüküm kurulması, bu istemin reddi halinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas ( eski ... Esas) sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ... tarafından borçlular ..., ... ve .... Ltd. Şirketi aleyhine 70.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 73.860,67 TL alacak için █████/2006 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanaklarının █████/2006 tarihli, 25.000,00 TL bedelli çek, █████/2006 tarihli, 25.000,00 TL bedelli çek ve █████/2006 tarihli, 20.000,00 TL çek olarak gösterildiği tespit edilmiştir.İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ... tarafından borçlular ..., ... ve .... Ltd. Şirketi aleyhine 70.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 246.782,89 TL alacak için █████/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanaklarının İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ Esas dosyasında kayıtlı 20.000,00 TL, 25.000,00 TL ve 25.000,00 TL bedelli çekler olarak gösterildiği tespit edilmiştir.G E R E K Ç E
:Dava, İİK'nun 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece davacının davasının İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden kabulüne, davacının bu takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, tarafların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de karara karşı istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde davanın iki ayrı icra takibiyle ilgili borçlu olmadığının tespiti talebiyle açıldığı, Mahkemece her iki taleple ilgili verdiği kararın Dairemizce kaldırılması üzerine bu kez yalnızca İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına konu alacakla ilgili karar verildiği, İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına konu olan alacakla ilgili kararın kesinleştiği gerekçesiyle karar verilmediği tespit edilmiştir.Davacının her iki icra dosyasıyla ilgili birlikte dava açmakla, objektif dava yığılması söz konusudur. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına dair verilen kararla ilk derece mahkemesinin kararı tümden kaldırılmıştır. Bu durumda HMK’nın 297/2. maddesi uyarınca Mahkemece taleplerden her biri hakkında hüküm verilmesi gerektiği halde, Mahkemece İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasıyla ilgili menfi tespit kararının kesinleştiği gerekçesiyle, yalnızca davacının İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına ilişkin talebiyle ilgili karar verilmesi usule aykırıdır.Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacının her bir talebi hakkında karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş, kaldırma gerekçesine göre davalı vekilinin istinaf talepleri ile davacı vekilinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmemiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarihli, ███████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-Davalı vekilinin istinaf talebi incelenmediğinden istinaf harcının talebi halinde davalıya iadesine,4-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.