Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin, ödenmeyen elektrik faturası alacağına ilişkin itirazın iptali davasında delil sunulmaması nedeniyle davanın reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir ticari işletmenin ödenmeyen elektrik faturaları nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davacının alacağını ispatlayan belgeleri yasal süresinde sunmaması gerekçesiyle davayı reddetmiş; davacı şirket ise faturaların usulüne uygun olduğunu, tüketimlerin tespit edildiğini ve davalının ödemeden kaçındığını belirterek kararı istinaf etmiştir.

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ..
KARAR NO
: ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ..
ÜYE
:..
ÜYE
: ..
KATİP
: ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:..
NUMARASI
:..
DAVACI
:..
VEKİLİ
: Av...
DAVALI
: ..
VEKİLİ
: Av. ..
KARAR TARİHİ
:..
Davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine dairemize gelen dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafındın dava konusu edilen faturaları ödememesi üzerine ..sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafça borca itiraz edildiğini, söz konusu borca itiraz dilekçesi haksız ve mesnetsiz olmasından ötürü itirazın iptali davası açma gereği hasıl olduğunu, davalı adına kayıtlı ticarethane niteliğindeki .. tesisat numaralı aboneliğe tahakkuk edilen.. seri numaralı faturanın ödenmemesi üzerine icra takibine konu edildiğini, davalı tarafından elektrik tüketim faturalarının vadesinde ödenmemesi üzerine yasal mevzuat mucibince icra takibine konu edildiğini, davalı tarafından fatura borçları süresinde ödenmediği gibi icra takibine de itirazda bulunarak tüketilen enerji bedelinin ödenmesinden kaçındığını, takip konusu alacak koşulları da gerçekleşmiş olduğunu, alacağın likit ve muayyen olması ve hattı zatında davalıca salt borçtan kurtulmaya ve borcu öteleme maksadıyla yapılan itirazında mesnetsiz ve kötü niyetli olması sebebiyle davalının..den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini belirterek davalı borçlunun itirazının iptali ile itiraz sonucu durmuş olan MTS .. icra dosyasının icra takibinin devamına, davalı borçlunun kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesi nedeni ile hesaplanacak..’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hak kaybına uğramaması bakımından görev, derdestlik, zamanaşamı ve husumet itirazında bulunduklarını ilk itirazlarının kabulünü talep ettiklerini, miktarı belirli davalar adına kısmı dava açılamayacağı, davacı taraf dilekçesinde müvekkilinin fatura borcuna ilişkin.. sayılı dosyası üzerinde icra takibi başlatılmış olup icra takibine süresinden itiraz edilmiş ve takip durdurulduğunu, müvekkilinin abone işlemleri devam ederken davacı kurum tarafından geçici sayaç takılmış ve mühürlendiğini, davacı kurum abone işlemleri bittikten sonra asıl sayacı ve abone numarası takarak geçici sayacı sökerek kuruma götürmüş olduğunu, müvekkilin abone işlemleri devam ederken geçici sayaç takıldıktan sonra müvekkili aleyhine, davacı kurum aboneye gelmeden fatura ve ceza yazıldığını, kurum müvekkil aleyhine, . . .... İcra Dairesi .... nolu icra dosyaları ile takip başlatılmış ve durdurulduğunu, Davacı kurum, müvekkil aleyhine haksız ve hakkaniyete aykırı bir şekil de takip başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; "...takip dosyasına konu alacağın, sözleşme ve faturalara dayandığı, davacının özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve bu sebeple elinde bulunması gereken ve alacağını ispatlar kayıt ve belgeleri yazı yazılmasına gerek bulunmadan dava dilekçesi ekinde en geç ön inceleme için kendisine gönderilen ve içeriğinde HMK 139 maddesindeki şerhi içeren tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde sunması gerektiği, bu sebeple HMK 195 maddesinin uygulanma imkanının olmadığı, davacı şirketin ispat külfeti altında bulunduğu, ispat külfeti üzerinde olan davacı tarafa usulüne uygun delil bildirme ve sunma süreleri tanınmış olmasına rağmen davacı tarafça herhangi bir belge sunulmadığı, bu durumda takip konusu alacağın usulüne uygun bir borç tahakkukuna dayandığının ispat edilemediği..." gerekçesiyle davacının davasının reddine dair karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; icra takibine söz konusu faturanın incelemesinde söz konusu faturalar normal dönem tüketim faturaları olup sayaç endeksleri birbirini takip etmekte, tarife ve çarpanlar hususunda herhangi bir hatalı işlem olmadan tahakkuk edildiğini, bu sebeple tahakkuk edilen faturada herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili şirket üzerine düşen edim ve yükümlülüklerini tam ve layıkıyla yerine getirmesine rağmen davalı borçlu tarafından bu hizmetin karşılığı sözleşmeye aykırılık teşkil edecek şekilde ödenmeyerek müvekkili şirket fazlasıyla mağdur edildiğini, davalı tarafından elektrik tüketim faturalarının vadesinde ödenmemesi üzerine yasal mevzuat mucibince icra takibine konu edildiğini, davalı tarafından fatura borçları süresinde ödenmediği gibi icra takibine de itirazda bulunarak tüketilen enerji bedelinin ödenmesinden kaçınıldığını, herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, ayrıca faturanın tümden iptal edilmesi de hukuka aykırı teşkil etmekte olup nitekim o dönemde hiç tüketim yapılmadığı da davalılar tarafından iddia edilmediğini, bu hususta da bilirkişi tarafından değerlendirme hatası söz konusu olmadığını, görüldüğü üzere hükme esas alınan bilirkişi raporu bulunmadığını, yerel mahkemece bir rapor aldırılması gerekirken söz konusu davada bilirkişiye gidilmeden hüküm kurulması müvekkili şirketin mağduriyetine yol açtığını belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
İnceleme ve gerekçe;
İnceleme ve gerekçe
: HMK'nın 353. Maddesine göre evrak üzerinde ve HMK nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni ile ilgili hususlar yönünden, ayrıca HMK'nın 357/1. maddesinin "....ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinafta dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz." hükmü ile istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla yapılan tahakkuk ve bu tahakkukun tahsili talebiyle başlatılan icra takibi ilişkin itirazın iptali davasıdır.
İDM’ce yapılan muhakeme neticesinde, ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, davacı tarafın alacağını ispat etmek için delil sunması gerektiği, davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen bilirkişi raporu almaya yetecek ölçüde yeterli delil sunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 73-83. ve 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddelerine göre, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekir. Asile yapılan tebligat hüküm ifade etmez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 52. maddesinde tebligat işlemlerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve bu kanun uyarınca çıkarılacak yönetmeliklere göre yapılacağı öngörülmüştür. Diğer taraftan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur.
İlk derece Mahkemesince, dilekçelerin teatisinden sonra HMK 139/1-ç maddesinde öngörülen ihtarı da içeren ön inceleme duruşmasına davet tensip tutanağının düzenlendiği, bu tutanağın 24.09.2022 tarihinde davacı asile tebliğ edildiği, oysa davacı tarafın dosyaya vekili aracılığıyla dava dilekçesi sunduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, yasaya uygun bulunmayan muhtıraya değer verilerek itirazın iptali talebinin reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sair istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve taraflarca bildirilen deliller usulünce toplanarak yapılacak araştırma, inceleme ve değerlendirme sonucunda ortaya çıkacak duruma uygun kararın verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin.. K. sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmadığından HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Gerekçede belirtilen nedenlerle dosyanın yeniden yargılama yapılması için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı tarafın sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı yatırmış olduğu 2.800,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Dosyada teminat bulunması durumunda ve teminatın iadesi talebi olması halinde teminatın yatıran tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.█████/2026
Başkan
¸e-imzalı
Üye
¸e-imzalı
Üye
¸e-imzalı
Katip
¸e-imzalı
İş bu karar █████/2026 tarihinde yazılmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!