Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari krediden kaynaklanan banka alacağına itirazın iptali davasında tarafların şirket ortaklığı ve kefalet sorumluluğu iddiaları.
Özet: Davacı bankanın, ticari kredi kullandırdığı bir şirketin borcundan dolayı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu tuttuğu eski ortağı davalıya yönelik başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, davalı, şirketteki tüm hisselerini devrederek yöneticilik sıfatının sona erdiğini, bu durumu davacı bankaya ve diğer kurumlara ihtarname ile bildirdiğini, şahsi kefaletinin borcun doğuşundan önce sonlandığını ve dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLLERİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..... Bankası A.Ş ile dava dışı ....İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında
bankacılık sözleşmeleri akdedildiği. İşbu sözleşmeleri davalı .... müşterek borçlu ve
müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı. Sözleşme kapsamında borçlu dava dışı şirkete bankacılık ürünleri
tahsis edildiği.
Bu kapsamda, dava dışı..... İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ne tahsis edilen bankacılık
ürünlerinden kaynaklı müvekkili banka alacağının ödenmemesi üzerine, müvekkili bankaca dava dışı
..... İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile davalıya hitaben ihtarname keşide edildiği. İhtarname
davalıya usûle uygun şekilde tebliğ edildiği halde davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı.
Dava dışı Şirket ile davalı ..... tarafından hiçbir ödemede bulunulmaması
hasebiyle, müvekkili bankaca dava dışı Şirket ile davalı aleyhine Ankara Banka Alacakları İcra
Dairesinin ..... E. sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı. Ancak
davalı tarafından ödeme emrine karşı itiraz edildiği ve takibin icra müdürlüğünce durdurulduğu.
Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu,
İddia edilip, davalının Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı icra
takibine yönelik itirazının iptali ile takibin devamı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya
tahmiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı taraf, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’nin, .... İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’ni tek pay sahibi
olarak kurduğu. Müvekkilinin, şirket müdürü ve tek pay sahibi olarak faaliyet göstermiş olduğu
04.11.2016 - 17.10.2023 tarihleri arasında ne şahsi ne de tüzel şirketinde bir borcu olmadığı gibi, kredi,
kredi kartı, çek vb. ticari faaliyetlerinde gecikmesi dahi olmadığı.
Müvekkilinin, şirketteki 100 payının 50'sini 17.10.2023'de, 50 payının 45'ini 11.12.2023'de
kalan payının tamamını ise 07.03.2024'de dava dışı ..... TC kimlik numaralı .....'a
devrettiği. Şirketteki pay durumunun 17.10.2023 tarihi itibariyle değişmesi ile birlikte, müvekkili
.....'ın ticari faaliyette bulundukları tüm bankalara, bu arada davacı bankaya da gidilerek
ortaklık yapısının değiştirildiği, müvekkilin şahsi kefaletinin kalmadığı yeni müdürün sorumlu olacağı
bildirildiği. Müvekkilinin, şirketteki son payını devredene kadar ..... İç ve Dış Ticaret Ltd.
Şti.’nin davacı dahil hiçbir bankaya borcu bulunmadığı. Müvekkilinin ortaklık yapısı içinde bulunduğu
döneme ilişkin bir borç bulunmadığı dikkate alındığında, müvekkilinin şahsi kefaletinin varlığından
söz edilemeyeceğini, Şirketin devri ile beraber dava dışı.... İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. müdürü ve tek pay
sahibi .....’ın İstanbul ilinde de iki şube açarak ticari faaliyetlerine devam ettiği. Davacının
.....İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile ticari faaliyetlerine ilişkin, müvekkilinin bilgi sahibi
olmadığı gibi şirket yetkilisi de olmadığı. Bu durumdan, davacı bankanın sözlü ve yazılı olarak bilgi
sahibi olmasına rağmen müvekkilinden kötü niyetli olarak talepte bulunulduğu.
Aynı zamanda pay devirlerinin tamamlanması ile beraber..... İç ve Dış Ticaret Ltd.
Şti.’nin ticari faaliyette bulunduğu tüm bankalara İzmir ... Noterliği .... yevmiye numaralı
02.04.2024 tarihli ihtarnamesi ile müvekkilin şahsi kefaletinin kalmadığı, müteselsil kefilliğin ortaklık
sıfatının haiz olunduğu süreçte yöneticilik sıfatına bağlı olarak geçerli olacağı dikkate alındığında, hali
hazırda şahsi bir sorumluluğunun bulunmamasına rağmen tüm bankalara bildirim yapıldığını,
TBK’nun 583. Maddesinde, müteselsil kefalet açısından özel şekil şartları hükmü bulunduğu.
Bu şekil şartlarını da geçerlilik koşulu olarak belirlendiği. Aynı zamanda davacının sunmuş olduğu
kefalet sözleşmesinde davacının talep olduğu miktar, müvekkilinin zamanında taahhütte bulunduğu
25.000,00 TL tutarın üzerinde olduğu.
Davacı tarafından başlatılan Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı
dosyasında henüz asıl borçluya gidilmeden maddi durumu iyi olan müvekkilinden talep edilmesi usul
ve yasaya aykırı bulunduğu,
Hususları beyan edilip, davacının haksız davasının reddi, Ankara Banka Alacakları İcra
Müdürlüğünün ..... E. Dosyasından müvekkilinin çıkarılması, yargılama gideri ve vekalet
ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, Genel Kredi Sözleşmesi, Kredili Ticari Mevduat Hesabı Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik kefil aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında davacı bankadan davaya konu sözleşmeler ile tüm belgeler temin edilmiş, akabinde dosya inceleme yapılmak üzere bankacı bilirkişiye tevdi edilerek, rapor düzenlenmesi istenmiş, alınan rapor taraflara tebliğ edilmiştir.
Öncelikle kefaletin geçerli bir kefalet olup olmadığının tespiti için Türk Borçlar Kanununun (TBK) kefaletin şeklini düzenleyen 583. Maddesine bakılması gerekmektedir.
TBKm.583/1
: "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır."
TBK m.584/1,3
:"Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
....
(Ek fıkra
: 28/3/2013-███████ md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, █████/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." denilmektedir.
Dosyaya sunulan sözleşmelerin incelenmesinde kefalete ilişkin düzenlemenin yazılı olarak yapıldığı, kefalet tarihinin belirli olduğu, sorumlu olunan azami tutarın belirli olduğu, kefilin el yazılı beyanının bulunduğu görülmüştür.
Genel Kredi Sözleşmesinde bu şartların yerine getirildiği görüldüğünden, davalı kefil...’nin sorumluluğunun; 11.02.2022 tarihinde banka ile dava dışı asıl borçlu .....İç
ve Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi ile bağlantılı 11.05.2022 tarihinde
imzalanan Kredili Ticari Mevduat Hesabı Sözleşmesi ve 28.01.2022 tarihinde imzalan Şirket Kredi Kartı
Üyelik Sözleşmesine müteselsil kefaletinden kaynaklanmakta olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalının tam hissedarken davaya konu sözleşmelere kefil olduğu, şirketin tam hissedarının kefaletinde eşinin muvafakatine gerek duyulmadığı anlaşılmakla; TBK 584/3 maddesi gereğince eş muvafakati aranmayacağından geçerli bir kefalet ilişkisinin varlığının kabulü gerekir.
Dava konusu kredi sözleşmelerinin imzalandığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 589/1.maddesi gereği kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Kefil asıl borçlunun, asıl borcu ile temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumludur. Ancak kendi temerrüdü oluştu ise bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğu başlar. Kefil, takipten önce temerrüde düşürülmemişse hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olur.Temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliği şarttır. Asıl borçlu yönünden sözleşmede belirlenen adrese tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde de temerrüdün gerçekleşeceğine ilişkin hüküm konulmuş olması halinde İİK. 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu yönünden temerrüt oluşur ise de bu hükmün kefil yönünden uygulanması mümkün değildir.(Ankara BAM 21. H.D.'nin █████████ E. ████████ K. Sayılı ilamı).
Dosya kapsamında mevcut Kartal ..... Noterliği'nin █████/2024 tarihli ..... yevmiye numaralı ihtarnamesinin muhatapları dava dışı asıl borçlu şirkete █████/2024 tarihinde, davalı kefile ise █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle dava dışı şirketin temerrüdünün ihtarda verilen 1 günlük ödeme mehli dikkate alındığında █████/2024 tarihi itibariyle davalı kefilin temerrüdünün ise █████/2024 tarihi itibariyle oluştuğu belirlenmiştir.
Her ne kadar dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda müteselsil kefile asıl borçludan daha fazla sorumluluk yüklenemeyeceği, bu nedenle davalı yönünden de temerrüdün █████/2024 tarihi olduğu belirtilmiş ise de TBK 586. Maddesi hükümleri uyarınca asıl borçludan önce kefillerin temerrüde düşürülmesi mümkün olamayacağından bu kefil yönünden temerrüdün gerçekleşmediği, yine bu kefil yönünden takip yapılamayacağının kabulünün gerektiği emsal yüksek mahkeme ilamları ile de sabittir.
Yargıtay uygulamasında takip ve dava şartı yokluğu sebepleri arasında takip ve dava tarihi itibarı alacağın muaccel olmaması yer almaktadır. Muaccelliyet borcun istenebilme anıdır. Somut olayda müteselsil kefile başvuru koşulu takip tarih itibarı ile oluşmamıştır. (TBK 586 anlamında asıl borçluya ihtar edilmemesi ve ihtarın sonuçsuz kalmaması koşulu) TBK'nun 586. maddesi uyarınca kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. (Ankara BAM 21. H.D.'nin ███████ E. ████████ K.).
Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde ve davacı alacaklı bankanın doğrudan müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, Mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı alacaklının asıl borçluyu takip etmeden müteselsil kefil olan davalı ......'ye takip yapabilmesine ilişkin asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması yasal koşullarının somut olayda oluşmadığı görülmüş, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 5.839,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.107,86-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık AÜT gereğince reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 54.713,94 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ..... Hakim ....
E-imzalıdır E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!