Hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararında, bozma sonrası sanık hakkında önceki cezadan daha ağır ceza verildiğinde savunmasının alınmaması nedeniyle Yargıtayın bölge adliye mahkemesi kararını bozması.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünü onayan Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizen inceleyen Yargıtay, sanık hakkında önceki bozma kararı sonrası verilen cezanın daha ağır olması durumunda bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması yasal zorunluluğuna rağmen savunması alınmayarak hüküm kurulmasının savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını oybirliğiyle bozarak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz isteği özetle, sanık aleyhine verilen bozma kararından sonra savunması alınmadan karar verildiğine, sanığın ifadelerinin katılana yönelik olmadığına, lehe delillerin dikkate alınmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ve kararın bozulmasına ilişkindir.III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;5271 sayılı Kanun'un 307/1. ve 2. maddelerinde yer alan "Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir." şeklindeki düzenleme karşısında; bozma sonrası yapılan yargılamada, hakkında verilen hüküm bozmaya konu cezadan daha ağır olan sanığın bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan önceki beyanları ile yetinilerek savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 53. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.03.2026 tarihinde karar verildi.