Şirket müdürü sanığın şirket adına işlediği nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının, cürüm vasfındaki hatanın sonuca etkili olmaması nedeniyle Yargıtayca oybirliğiyle onanması.
Özet: Sanığın şirket ortağı ve müdürü sıfatıyla hareket ederek gerçekleştirdiği dolandırıcılık eyleminden verilen mahkûmiyet kararının, şirketi temsilen sözleşme imzalaması sebebiyle eyleminin TCKnin 158/1-h maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ancak vasıflandırmada yapılan hatanın ceza miktarı üzerinde etkili olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmadığı belirtilerek, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, iddia ve savunmaların değerlendirildiği ve sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle tebliğnameye aykırı olarak onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ███████ K.SUÇ
: Serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığıHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:... Ticaret Sicili Müdürlüğünün 09.06.2014 tarihli yazıları ve sanığın ... isimli şirketinin hissedarı ve müdürü olduğunu kabul etmesi karşısında, sanığın fiilen şirket faaliyetlerini yürüttüğünün kabulü gerektiğinden, Tebliğname'deki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.Sanığın ... Ltd. Şti.'nin ortağı olması ve katılanla yapılan sözleşmeyi şirket adına imza etmesi nedeniyle eylemin 5237 sayılı TCK'nin 158/1-h maddesi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, vasıflandırmada hata sonucu TCK’nin 158/1-i maddesinden hüküm kurulması, ceza miktarları itibarıyla sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eleştiri dışında eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,02.03.2026 tarihinde karar verildi.