Danıştay 5. Daire, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin FETÖ/PDY iltisakı iddiasıyla Bank Asya, Kimse Yok Mu Derneği ve ankesör raporlarına dayalı OHAL Komisyonu ret kararının temyizi üzerine temel hak ihlali iddialarını değerlendiriyor.
Özet: OHAL döneminde 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan bir davacının, FETÖ/PDY ile iltisak gerekçesiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunca iade başvurusunun reddi işleminin iptali ve özlük haklarının iadesi talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri Bank Asyaya para yatırma, Kimse Yok Mu Derneğine bağış ve ankesör/büfe sorgu raporu tespitleri gibi nedenlerle davacının örgütle irtibatının sabit olduğunu belirterek davayı reddetmiş; davacı ise bu bağlantı iddialarını reddederek, kararların hukuka aykırı olduğunu savunmuş; Danıştay Tetkik Hakimi de temyiz isteminin kabulüyle idare dava dairesi kararının bozulmasını önermiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı / ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank Asya'ya para yatırdığı, hakkında Ankara Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu, yine FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine SMS ile para gönderdiği anlaşıldığından, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının sabit olduğu ve kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında ankesör/büfe sorgu raporundaki tespitlere de yer verilmiş ve istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: 2012 yılında görevi nedeniyle telefon numarasının birçok kişide bulunduğunu ve kendisini arayan kişileri kontrol etmesine imkan bulunmadığı, Bank Asya'da ev kredisi için hesap açtığı ve 2014 yılında aracını satması nedeniyle parayı üzerinde taşımamak için anılan bankaya yatırdığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle herhangi bir irtibatının olmadığı, yürütme ve yasama organları tarafından yargı yetkisi kullanılarak işlem tesis edildiği, savunma hakkı tanınmadığı ve disiplin soruşturması yapılmadığı, OHAL döneminde yalnızca OHAL süresiyle sınırlı ve geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, örgüt ile irtibatına dair kişiselleştirme yapılmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT
:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
█████/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararıyla 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, b) Ekli (2) sayılı listede yer alan kişiler Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından, c) Ekli (3) sayılı listede yer alan kişiler Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından, ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatından, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Davacı, davalı idare bünyesinde eğitmen olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:... Karar No:... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi anılan kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu kararda yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde;
a) Davacının Bank Asya hesabına para yatırdığı ve katılım hesapları açtığı iddiası ile ilgili olarak;
Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Bank Asya'da açılmış olan hesabının bulunduğu, █████/2014 tarihinde 8.769,60 TL tutarlı ve 7.000,00 TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığı yönünde tespitlerde bulunulduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen adli soruşturma aşamasında dava dosyasına sunulan █████/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; Bank Asya hesabının █████/2007 tarihinde açılmış olduğu, katılım hesapları dışında hesabın cari mevduat olarak işletildiği ve hesap üzerinde genelde kredi kartı işlemlerinin bulunduğu, anılan hesabın █████/2016 ve █████/2016 tarihlerinde kapatıldığı yönünde tespitlere yer verilmiştir.
FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği █████/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği █████/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kar amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır.
Bu kapsamda, FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği █████/2013 tarihinden, Banka'nın TMSF'ye devredildiği █████/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğine yönelik bir inceleme yapılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının katılım hesaplarının bulunduğu görülmekle birlikte, davacı tarafından hesaba araç satışından kaynaklı olarak para yatırıldığının iddia edildiği ve hesap hareketlerinin bu iddiayı doğrular nitelikte olduğu, ayrıca davacının bankanın TMSF'ye devrinden sonra katılım hesabında bulunan tutarları çekmediği ve hesabını kapatmadığı, bunun dışında anılan hesabın cari mevduat hesabı olarak işletildiği ve kredi kartı işlemlerinin bulunduğu, bu haliyle Bank Asya nezdinde gerçekleştirilen işlemlerin rutin bankacılık işlemleri kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacı adına açılmış olan Asya Katılım Bankası hesabında gerçekleştirilen işlemlerin olağan bankacılık işlemleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
b) Davacı hakkında düzenlenen Ankesör/büfe sorgu raporunda yer alan tespitler ile ilgili olarak;
Davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda verilen ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Sor. No:..., Karar No: ...sayılı kararında; "█████/2022 tarihli ankesör/büfe sorgu raporuna göre; şüphelinin adına kayıtlı... numaralı gsm hattı ile F.Ş. adına kayıtlı... numaralı gsm hattının █████/2012 tarihinde ... numaralı sabit hattan 1 kez ardışık arandığı, periyodik arama ve şifreli kaydetme yöntemine dair herhangi bir kayda rastlanılmadığı, █████/2022 tarihli Ataç araştırma tutanağına göre; şüpheli adına kayıtlı hat ile ardışık arandığı tespit edilen hattın F.Ş. adına kayıtlı olduğu, F.Ş. adına kayıtlı ... numaralı gsm hattının operasyonel hat olarak uyarı verdiği, ..." tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Dava dosyasına sunulan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ve █████/2023 tarihli ankesör/büfe sorgu raporunda yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu raporda davacı ile ardışık arandığı belirtilen F.Ş. isimli kişi hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında herhangi bir işlem kaydının bulunup bulunmadığına dair bir açıklamaya yer veirlmediği, ayrıca davacının doğrudan operasyonel hat olarak uyarı veren GSM hattından aranmadığı görüldüğünden, yukarıda belirtilen arama kayıtlarının davacı aleyhine bir delil olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacı hakkındaki ankesör/büfe sorgu sonucu raporunda belirtilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
c) Dava dosyasına sunulan diğer tespitler ile ilgili olarak;
Davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine SMS ile para gönderdiği yönündeki tespitin yanı sıra, dava konusu işlemde belirtilen davacının çocuğunun FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle kapatılan Özel Ülkü Ulusoy Ortaokulunda kaydının olduğu ve davacının FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle kapatılan Gonca Özel Eğitim Öğretim Tic. ve San. A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunduğu yönündeki tespitlerin başkaca delillerle desteklenmediği sürece davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür.
Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!