Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, davacının kefil olduğu kredi borcuna ilişkin davalıya yaptığı ödemenin alacak mı yoksa kişisel borç mu olduğunun incelendiği istinaf kararı.
Özet: Davacı, kefil sıfatıyla davalının banka kredisindeki ödenmeyen borcunu icra tehdidi altında kalmamak amacıyla davalının hesabına 77.900 TL havale ederek bu tutarın iadesini talep etmiş; davalı ise paranın davacının kendisine olan kişisel borcunun ödemesi olduğunu iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi, bankadan gelen yazılar ve mevcut durumun karinesini esas alarak, davalının kredi borcunun davacı tarafından ödendiğini ve davalının iddiasını ispatlayamadığını belirterek davanın kabulüne karar vermiş olup, davalı bu kararı, paranın kişisel borç için gönderildiği ve açıklamasız havalenin tacir basiretine aykırı olduğu gerekçeleriyle istinaf etmiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ... Esas- ... Karar
DAVACI
: ......
VEKİLİ
: Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ... Av. ...
DAVA
: Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
: Davacı vekili, davalı ...'ın ...... Bankası'ndan kullanmış olduğu kredilere istinaden müvekkilli ve ......'ın kefil olduğunu, alacaklı banka tarafından ödeme yapılmadığı bilgisi üzerine cebri icra tehdidi altında kalmamak ve sicillerinin bozulmaması amacıyla müvekkilinin █████/2021 tarihinde davalının hesabına 77.900,00 TL gönderdiğini, davalının bankadan kullanmış olduğu kredilere ilişkin bahse konu bankadan kredi sözleşmelerinin suretlerinin celbi neticesinde müvekkilinin davalının hesabına gönderdiği tutar ile kredi borcunun tutarının aynı olduğunun ortaya çıkacağını, davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarname teslim alınmasına rağmen davalının müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek, 77.900,00 TL'nin temerrüt tarihi olan ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, müvekkilinin ...... Bankasından kullanmış olduğu krediye öz kardeşi olan ...... ve davacının müteselsil kefil olduklarını, davacının müvekkilinin şahsi hesabına dava konusu parayı havale ettiğini ve havale edilen bu paranın kredi ödemesi için gönderildiğinin davacı tarafından iddia edildiğini, her ne kadar davacı parayı kredi ödemesi için gönderdiğini iddia etmiş ise de, gönderilen paranın müvekkilinin şahsi banka hesabına ve açıklamasız bir şeklide gönderildiğini, dava konusu paranın müvekkiline olan kişisel borcundan dolayı gönderildiğini, şirketin müvekkili ile daha önceden alacak verecek ilişkisi olduğunu ve bu para ile davacının müvekkiline olan borcunu ödediğini, zaten anılan paranın bankaya değil de direkt müvekkiline ödenmesinin bu hususu kanıtladığını, davacı tarafından bankaya kredi borcu ödemesi şeklinde bir ödeme yapılmadığını, gönderilen paranın miktarını özellikle kredi borcu taksidi kadar yollayarak kredi borcu ödemesi yapıldı izlenimi yaratılmaya çalışıldığını, davacının açıklama kısmına kefil olduğu banka borcundan kaynaklanan kredi ödemesi taksidi şeklinde yazılmış olsa idi müvekkilinin bu parayı kabul etmeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı ... ile ...... Bankası arasında █████/2017 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının ve dava dışı ......'ın kefil oldukları, davalının bankaya kredi ödemesini yapmadığını öğrenen davacı, kefil olduğu için █████/2021 tarihinde davalının hesabına 77.900,00 TL havale yaptığı, her ne kadar davalı, yapılan bu ödemenin davacının borcuna istinaden havale edildiğini belirtmiş ise de, ...... Bankası Zafer Konya Şubesinden gelen cevabı yazıda, davalının kredisine █████/2021 tarihinde gecikme faizi işlediğini, kredi taksiti ve gecikme faizinin davacı tarafından 77.900,00 TL tutarındaki EFT işlemi sonucu ödendiğini bildirdiği, davacı tarafından gönderilen havalede açıklama bulunmasa da, mevcut durum kredi borcuna istinaden paranın gönderildiğine karine oluşturduğu, davalı tarafça borç ilişkisini ispata yarar hiçbir delil ibraz edilmediği anlaşılmakla ve davalı tarafa iddiasın yemin deliliyle ispat hususunda hatırlatma yapılmasına rağmen, davalı tarafça yemin deliline dayanılmamış olması nedeniyle, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile 77.900,00 TL'nin ihtarname tebliğ tarihi olan 31.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili, davacının parayı müvekkilin şahsi hesabına herhangi bir açıklama yapmadan gönderdiğini, dava konusu paranın, davacı şirketin müvekkiline olan kişisel borcu sebebiyle gönderildiğini, paranın bankaya değil direkt müvekkilinin hesabına ödenmiş olmasının bu hususu kanıtlar nitelikte olduğunu, davacının parayı müvekkilinin hesabına açıklamasız olarak göndermiş olmasının basiretli bir tacirin yapmayacağı bir davranış olduğunu, davacı şirketin şahsi borcunu öderken kredinin taksidi miktarında göndermiş olmasının kötü niyetli hareket ettiğinin göstergesi olduğunu, taksit miktarında gönderip açacakları davada kendilerini haklı göstermeye çalıştıklarını, açıklama yapılmaksızın gönderilen meblağın borç ifası olarak kabul edildiğini, bu doğrultuda mahkemenin kararının usulsüz olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, genel kredi sözleşmesine kefalet nedeniyle ödenen paranın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile ''...Somut olayda davacı şirketin kefil olarak imzaladığı kredi sözleşmesinin Genel Kredi Sözleşmesi olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 4(1).f madde ve bendince tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para vermeye ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemesinin görevine girdiği, bu durumda görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilip karar verilmesi yerinde olmadığından davalının istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık hususu yönünden kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine...'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararı sonrası mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 200. maddesinde, '' Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. '' hükmü yer almaktadır.
HMK'nın 202. maddesi'' Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. '' hükmünü içermektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, davacı tarafça davalı tarafa para gönderildiğine dair havale dekontu sunulmuş olmakla birlikte dekontta herhangi bir açıklamanın bulunmadığı anlaşılmıştır.
TBK'nın 555. maddesinde ''Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir. '' düzenlemesi bulunmaktadır.
Yargıtay HGK'nun 2004/4-362 E-████████ K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, havale, hukuksal nitelik itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olup, bu yasal karinenin aksini yani havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ileri süren havaleci (muhil) kanıtlamakla yükümlüdür.
Yargıtay 13. HD'nin ██████████ E-██████████ K., 2014743924 E-█████████ K., 19. HD'nin ██████████ E-█████████ K, 11. HD'nin ██████████ E-█████████ K. ,█████████ E-█████████ K. sayılı ilamları uyarınca da hiçbir açıklama içermeyen havale işlemi, mevcut bir borcun ödenmesi olarak kabul edildiğinden aksini ispat yükü davacı üzerindedir.
Bu durum karşısında, davalı ... ile dava dışı ...... Bankası arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının da sözleşmeye kefil olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davalının kredi borcunu ödemediğini öğrenen davacının, sözleşmenin kefili olduğu için █████/2021 tarihinde davalının hesabına 77.900,00 TL havale yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar davalı tarafça, dava konusu ödemenin kredi borcuna ilişkin olmadığı, davacının davalıya borcu nedeniyle yapılan ödeme olduğu savunulmuş ise de, ...... Bankası Zafer Konya Şubesi'nden gelen cevabı yazıda, davalının kredisine █████/2021 tarihinde gecikme faizi işlediği, kredi taksiti ve gecikme faizinin davacı tarafından 77.900,00 TL tutarındaki EFT işlemi sonucu ödendiğinin bildirildiği anlaşılmakla, davacı tarafından gönderilen havalede açıklama bulunmamakla birlikte, işbu müzekkere cevabı uyarınca karinenin aksinin davacı tarafça ispat edildiği, davalının ise, savunmasında ileri sürdüğü borç ilişkisinin varlığını ispata yarar herhangi bir delil ibraz etmediği, mahkemece hatırlatılmasına rağmen davalı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, Dairemiz kaldırma ilamı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu nedenle, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 5.321,34 TL harçtan, peşin alınan 1.330,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.991,00 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!