
Hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 106/1, 125/1 ve 62/1 (3 kez) ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. (3 kez) maddeleri uyarınca 5 ay 18 gün (iki kez) ve 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 08.07.2025 gün ve 94660652-105-34-15949-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.07.2025 gün ve ██████████ sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;Dosya kapsamına göre, sanık tarafından sunulan itirazın reddine karar verilmiş ise de;7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebellüğ edecek şahsın hasım olması" başlıklı 39. maddesindeki "Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanığın yokluğunda verilen █████/2023 tarihli kararın bahse konu dosyada müşteki sıfatı olan eşi .... imzasına tebliğ edilip kesinleştirildiği, bu itibarla sanık adına yapılan tebligatın usulüne uygun olmamasından dolayı anılan kararın kesinleşmediği, sanık tarafından verilen █████/2023 tarihli itiraz dilekçesinin süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olarak kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesi uyarınca duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine merciince yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.