10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti mahkûmiyetini, derdest dava birleştirmeme, etkin pişmanlık ve hak yoksunlukları yönünden bozdu.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet kararı, sanık hakkında başka bir derdest dosya bulunması nedeniyle davaların birleştirilip eylemlerin tek, iki ayrı veya zincirleme suç teşkil edip etmediğinin eksik araştırılması, kollukta kendi suçunu ortaya çıkartan beyanlarına rağmen etkin pişmanlık hükmünün (TCK 192/3) uygulanmaması ve TCK 53. maddesindeki değişiklikler nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerekliliği gerekçeleriyle bozulmuştur.
10. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında derdest olan, suç tarihi 12.12.2015 ve iddianame tarihi 29.12.2015 olan
uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılama yapıldığı, temyize konu dosyada ise sanığın 11.12.2015 tarihli eylemi nedeniyle 14.01.2016 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti oluşmadığı anlaşılmakla, aralarındaki bağlantı nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi, tüm delillerin birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre ve (1) nolu bozma sebebi uyarınca incelemeye konu eylemin müstakil suç olarak kabul edilmesi halinde;
2. Suç tarihinde rutin çalışmalar sırasında park halindeki hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ...'un kiraladığı araçta yakalanan sanık ... ve tanık ...'un üst aramalarında miktar itibarıyla kullanım sınırlarında esrarın ele geçirildiği olayda; hakkında tanık ...'un suçlayıcı beyanı olmadığı aşamada kolluktaki müdafili savunmasında tanıkta ele geçen esrarı parasız olarak verdiğine ve aracın arka koltuğundaki poşette ele geçen hassas terazinin kendisine ait olduğuna dair beyanları ile kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı anlaşıldığından, sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!