Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin çekici aracın neden olduğu trafik kazası sonucu oluşan araç hasarı ve hak mahrumiyeti bedeli tazminat talepli gerekçeli kararı.
Özet: Bu haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, davalı şirkete ait çekicinin davacıya ait aracı çekerken neden olduğu hasar nedeniyle ortaya çıkan araç hasar bedeli ile aracın onarımda kaldığı süre boyunca yaşanan hak mahrumiyeti bedelinin tazmini amacıyla açılan davada, bilirkişi incelemeleri sonucunda davalı çekici şoförünün olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davacı aracında oluşan hasarın 3.339,00 TL ve 3 günlük makul onarım süresi karşılığı araç mahrumiyet bedelinin 5.385,00 TL olduğu tespit edilerek, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında haksız fiil sorumluluğu gereği davacının tazminat talebinin gerekçelendirildiği anlaşılmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait .....plakalı çekicinin .....tarihinde müvekkili şirkete ait .....plakalı aracı çektiği esnada verdiği hasar nedeniyle müvekkiline ait .....plakalı aracın, onarımda kaldığı süre boyunca çalışamaması nedeniyle oluşan araç hak mahrumiyeti bedeli (ikame araç bedelinin) için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL ile araç hasar bedeli için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL bedelin kaza tarihi itibariyle işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, davaya konu hasarın meydana gelmesinde davalıya ait çekicinin sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu eylem nedeniyle davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı oluştuğunun kabulü halinde davacının aracında oluşan hasarın miktarı ve ikame araç bedeli tazminat miktarı ile faiz türü ve başlangıcı etrafında toplandığı anlaşıldı.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.Mahkememizce alınan kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporunda özetle; "Sonuçlanmış olan olaydır, bu tanıma göre dava konusu olayın olayın seyri kısmında açıklanan şekilde meydana geldiği ,yani olayın trafik kazası tanımına uygun olmadığı ve olayın aracın çekilmesi hatası yani .....plakalı çekici şoförünün hatası ve kusuru neticesinde meydana geldiği, çekilen .....plakalı minibüsü şoförü .....” in bu olayın meydana gelmesinde hatası ve kusurunun olmadığı" mütalaa edilmiştir. İlgili rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.Araç mahrumiyet bedeli ve hasar onarım bedeli zararının tesipiti ile araçtan mahrum kalınan süreye ve araç mahrumiyet zararının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, "Dava konusu aracın .....tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası oluştuğu, Araçta oluşan hasarın mevcut kaza sonucu oluşacağı kanaati hasıl olduğu, araçta oluşan hasarın onarımı için .....KASKO hasar numaralı ekspertiz raporu referans alınarak tespit edilen; Direksiyon kutusu parçalarında onarım işlemi için parçada ekspertiz çalışması yapıldığı raporda belirtilen 3.339,00 TL onarım giderlerinin yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu, davaya konu aracın markası, modeli, araç tipi, kilometresi ve onarım işlemleri göz önünde bulundurularak, davaya konu aracın onarımda kaldığı makul onarım süresinin 3 gün dikkate alınarak araç mahrumiyeti bedelinin (3 x 1.795,00)- 5.385,00 TL olacağı yönünde" mütalaa edilmiştir......tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Direksiyon kutusuna bağlı rot milinin kırıldığı görülmüştür. .....dosya numaralı eksper raporu incelenmiş ve Direksiyon kutusunun dişlileri zarar görmediği sadece bağlı bulunan milin zarar gördüğü bu neden ile onarımının ekonomik ve uygun olduğu kanaatim hasıl olduğunu, onarım süresi belirlenirken; Yargıtay .....Hukuk Dairesi ...... ...... “araç mahrumiyeti zararının tespiti için aracın kaza sebebiyle meydana gelen hasarının giderilmesi için makul tamir süresinin belirlendiğini, onarım süresince onarım merkezinin yoğunluğu, işleme geç başlanması, aracın geç teslim alınması gibi durumlar normal makul onarım süresine eklenemeyeceğinden, kök bilirkişi raporumda belirttiğim tespitler hakkındaki görüş ve kanaatini aynen koruduğunu" mütalaa edilmiştir. İlgili raporlardaki tespitlerin hesaplama tekniğine ve içtihatlara uygun yapıldığı gözetilerek belirlenen tazminat hesaplamaları hükme esas alınmıştır.Davalı kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın oluşumunda Mahkememizce %100 oranında kusurlu kabul edilmiş olması nedeniyle davalı araç işleteni şirketin hasar onarım bedeli ve araç mahrumiyet bedeli tazminatından sorumlu olduğu kabul edilmiş, davacı vekilince sunulan değer artırım dilekçesi de dikkate alınarak 5.385,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatı ve 3.339,00 TL hasar onarım bedeli tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiş, davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına haksız fiil tarihinden itibaren faiz türü yönünden avans faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE, 5.385,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatı, 3.339,00 TL hasar onarım bedeli tazminatı olmak üzere 8.724,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2- Kabul edilen bedel olan 8.724,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL ve sonradan yatırılan 313,00 TL ıslah harcın düşümü ile 8,60 TL harcın davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç 427,60 TL başvuru harcı ve 304,40 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.159,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4- Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri, dosya masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.387,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 8.724,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip Hakim