Konya BAM 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı ölüm ve cismani zarar tazminatı davasında, yabancı davacı teminatı ile aktüeryal hesaplama esasları üzerine verilen istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 27.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ağır yaralanan ve sürekli sakatlık tazminatı talep eden iki davacı tarafından, kusurlu olduğu iddia edilen araç sürücüsünün bağlı olduğu davalı şirkete karşı açılan tazminat davasına ilişkin istinaf başvurusunun içeriğini özetlemekte olup; davacıların maddi ve manevi zararlarının tazminini, davalının ise kusura, sakatlık oranına, hesaplama yöntemlerine ve usuli eksikliklere yönelik savunmalarını detaylandırmakta, ilk derece mahkemesinin yabancı uyruklu davacının teminat talebi ve tazminat hesaplamasında uygulanacak yaşam tablosu ile maluliyet yönetmeliği konusundaki görüş değişikliğini ortaya koymaktadır.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACILAR
: 1- ........
2- ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: ........
VEKİLLERİ
: Av..... Av..... Av.....
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 27.07.2023 tarihinde sürücü ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracın davacı ........ sevk ve idaresindeki motorlu bisikletle çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu davacıların ağır bir şekilde yaralandığını, olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ........ plakalı araç isünün asli ve tek kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıların kaza sebebiyle malul kalacak şekilde ağır yaralandığını, maddi ve manevi zarara uğradıklarını, davalı tarafın maddi tazminat adı altında herhangi bir ödeme yapmadığını, arabuluculuk başvurusu yapıldığını fakat davalı taraf ile yapılan görüşmeler neticesinde herhangi bir anlaşma sağlanamadığını belirterek davacı ........ açısından sürekli sakatlık tazminat bedeli için 500 TL davacı ........ açısından sürekli sakatlık tazminat bedeli için 500 TL olmak üzere şimdilik toplam 1.000 TL tazminat bedelinin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Sürekli Sakatlık Tazminat Bedeli taleplerini 500,00 TL'den 503.005,89 TL'ye çıkarttıklarını, maddi Tazminat Bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan Tahsili ile davacı asile ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın usulden reddi gerektiğini, davacıların Suriye uyruklu olması nedeniyle davanın açılabilmesi için teminat gösterilmesi gerektiğini, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu trafik ihtisas dairesinden alınması gerektiğini, davacıların kaza sebebi ile geçici ve kalıcı bir özürlülük durumunun bulunmadığını, bu sebeple talebin reddi gerektiğini, davacılarda oluşan sakatlığın gerçekleşen trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanununda yapılan değişikliklerin dikkate alınarak teknik faiz ve aktüeryal yöntem ile hesaplama yapılması gerektiğini, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini, müterafik kusur durumunun varlığı ve hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; " TEMİNAT DAVA ŞARTI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı tarafından davacıların yabancı uyruklu olduğu iddiasıyla teminat yatırılması gerektiği yönüyle itirazda bulunulmuş ise de;
(a)UYAP Bilişim sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davacı ........'in █████/2017 tarihi itibariyle Türk Vatandaşı olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazının reddine,
(b)UYAP Bilişim sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davacı ........'in Türk Vatandaşı olmadığı, T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı emsal alınarak araştırma neticesinde yeniden değerlendirilmek üzere bu aşamada itirazının reddine karar verilmiştir.
(2) HÜKME ESAS ALINAN YAŞAM TABLOSU VE MALULİYET YÖNETMELİĞİ AÇISINDAN MAHKEMEMİZİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.
(3) KUSUR RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmıştır.
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde kavşakta geçiş üstünlüğü kuralına riayet etmeyen ........ plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 57/1-a ve 84 maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, elektrikli motor sürücüsü davacı ........'e atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından █████/2025 tarihli kusur raporu sonrasında Uzman Görüşü Kusur Raporu ibraz edilmiştir. Söz konusu raporda kazanın meydana gelmesinde ........ plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 57/1-a ve 47/c maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %75 oranında asli kusurlu olduğu, elektrikli motor sürücüsü davacı ........'in ise adı geçen kanunun 52/1-a maddesinde yer alan kuralı ihlal etmesi sebebiyle %25 oranında tali kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce davalı sigorta şirketinin uzman görüşü rapor ile Mahkememizce aldırılan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi adına davalı sigorta şirketinin rapora itirazları Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında kabul edilerek dosyanın KYFH'ye tevdine karar verilmiş ise de davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ihtara ve verilen kesin süreye rağmen delil avansı ikame edilmemesi sebebiyle KYFH'den kusur raporu aldırılamamıştır. Bu sebeple Mahkememizce Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilen █████/2025 tarihli kusur raporu hükme esas alınmıştır.
(4) MALULİYET RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce yukarıda künyesi verilen , Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları çerçevesinde T.C. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden her bir davacı için ayrı ayrı maluliyet raporu aldırılmış;
(a) ........ Açısından; █████/2024 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede kaza sebebiyle davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik maluliyet oranının %4 olduğunun rapor edildiği,
(b) ........ Açısından; █████/2024 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede kaza sebebiyle davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik maluliyet oranının olmadığı rapor edilmiştir.
Her ne kadar davalı sigorta vekili tarafından maluliyet raporlarına itiraz dilekçesi ekinde █████/2025 tarihli Uzman Görüşü ile █████/2024 Tarihli Uzman Görüşü raporu ibraz edilmiş ise de T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2022 Tarih ve █████████ Esas-██████████ Karar sayılı ilamında "Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." şeklinde ifade edildiği üzere maluliyet tespiti için heyet raporu aldırılması gerektiği, davalı sigorta tarafından ibraz edilen Uzman Görüşü raporlarında herhangi bir tespit bulunmadığı gibi tek hekim tarafından davacılar muayene edilmeden düzenlenen rapora itibar edilmesinin mümkün olmadığı ve dahi Mahkememizce davacıların tıbbi-tedavi evraklarının temini sonrasında fiziki muayenesi yapılarak hazırlanan ve KSÜ'den aldırılan █████/2024 ve █████/2024 Tarihli Maluliyet Raporlarının Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle taraf vekillerinin yeniden rapor aldırılması yönündeki itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilerek bu raporların hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (Aynı zamanda Bölge Mahkememizin uygulaması çerçevesinde █████/2025 ve █████/2025 Tarihli Maluliyet Raporları ayrıca aldırılmıştır.)
(5) ........ YÖNÜYLE HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce yukarıda künyesi verilen , Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları çerçevesinde aktüerya bilirkişisinden hesap raporu aldırılmış, █████/2026 Tarihli bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 503.005,89 TL olduğu rapor edilmiştir. Bu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(6) MÜTERAFİK KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Kaza tespit tutanağının incelenmesinde davacı ........'in koruyucu ekipmanlarının olup olmadığının belirsiz olarak işaretlendiği, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere bu durumun aksinin ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu ancak dosyadaki mevcut delil durumuna göre tutanağın aksinin muteber delillerle ispat edilemediği değerlendirilmekle hükmolunan tazminattan herhangi bir müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
(7) NETİCE
: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
(a) ........ Açısından Yapılan Değerlendirmede: █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde kavşakta geçiş üstünlüğü kuralına riayet etmeyen ........ plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 57/1-a ve 84 maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, elektrikli motor sürücüsü davacı ........'e atfı mümkün bir kusur olmadığı, T.C. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden aldırılan █████/2024 tarihli maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede kaza sebebiyle davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik maluliyet oranının %4 olduğunun rapor edildiği, █████/2026 Tarihli bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 503.005,89 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının bu tutar üzerinden kabulüne karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
(b) ........ Açısından Yapılan Değerlendirmede: █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde her ne kadar davacı yaralanmış ise de eldeki davanın sadece sürekli iş göremezlik maddi zararına yönelik olarak açıldığı, T.C. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden aldırılan █████/2024 tarihli maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede kaza sebebiyle davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik maluliyet oranının olmadığı anlaşılmakla bu davacının davasının dava değeri üzerinden reddine karar verilmiştir.
(8) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin bağlı bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2025 Tarih ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamları emsal alınarak davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği bir başka ifade ile eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
(7) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Davacının dava ve ıslah dilekçesinde yasal faiz talep ettiği anlaşılmakla talebiyle bağlı kalınarak hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmıştır.
(b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı, somut olayımızda davacı tarafından dava öncesinde sigorta şirketine yapılan başvurusunun █████/2023 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigorta şirketinin █████/2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara sigorta şirketi açısından bu tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
" şeklinde davacı ........'in davasının reddine, davacı ........'in davasının KABULÜ İLE; Davacının █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 503.005,89 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının davalı ........ A.Ş'DEN (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ........) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Ölüm/Sakatlık Limiti: 1.200.000,00 TL) temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile davacıya verilmesine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı ........ AŞ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece, █████/2023 tarihinde sigortalı ........ plakalı araç ile davacının kullandığı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında, davacının yabancı uyruklu olması nedeniyle gelirinin hesaplanmasında Türkiye’de ikamet edip etmediği ve Suriye asgari ücretinin esas alınması gerekip gerekmediği yönlerinin araştırılmadığını, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olarak ATK’dan alınması gerekirken üniversite hastanesi raporuna dayalı eksik inceleme ile karar verildiğini, raporun rehabilitasyon sonrası yeniden değerlendirme içermediği ve çelişkili olduğunu, kusur yönünden sigortalı sürücünün %100 kusurlu kabulünün dosya kapsamına ve kavşak kurallarına aykırı olduğunu, aktüer hesapta hastanede kalınan günlerin bakım giderinden düşülmesi ve bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ile tedavi ve bakıcı giderlerinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığının ZMSS Genel Şartları ve Yargıtay içtihatları gereğince gözetilmediğini, SGK’nın sorumluluğu ve teminat kapsamı dışı kalemlerin dikkate alınmadığı belirtilerek, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve davanın reddi yönünde karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Suriye uyruklu davacının teminattan muaf olup olmadığına dair resen yapılan incelemede
5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.
MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.
Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup, bölge adliye mahkemesince davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir.
AYNI MAHİYETTE OLAN OLAYA İLİŞKİN OLARAK
SURİYE UYRUKLULARIN teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden gelen █████/2026 TARİHLİ cevabı yazıda
"......Gelinen aşamada, Dışişleri Bakanlığı'ndan alınan ve bir örneği ekli 03.01.2025 tarihli ve 39296759 sayılı yazı ile Şam Büyükelçiliğinden ahiren alınan yazılarına atfen, Büyükelçiliğin 14.12.2024 tarihinde faaliyetlerine başladığı ancak gerek fiziki şartlar gerek Suriye'de yeni kurulmakta olan kamu kurumlarının altında yazışma yürütebilecek yapıların ve bürokrasinin henüz oluşmadığı ve söz konusu sürecin belirsiz bir zaman alabileceğinin tahmin edildiği belirtilmiştir. Yazıda devamla, gönderilecek taleplere ilişkin yerel makamların ihtiyaç duyduğu altyapının tamamlanıncaya kadar işlem tesis edilmesinin mümkün olamayacağı, mezkur taleplerin ancak Şam Büyükelçiliğince konuya ilişkin yapılacak bilgilendirme sonrasında iletilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
Bu itibarla, Suriye'deki mevcut durum nedeniyle Dışişleri Bakanlığının söz konusu yazısında bildirilen hususlar güncelliğini korumakta olup; talep edilen hususlara ilişkin bu aşamada yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. ..." cevabi yazısı karşısında teminattan muaf olduğu kabul edilmiştir
Maluliyete ve hesaplama yöntemine yönelik istinafların değerlendirilmesinde;
Her ne kadar dairemizin önceki kararlarında ve uygulamasında
ANAYASA MAHKEMESİNİN █████/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN █████/2020 TARİHLİ VE ███████ ESAS,███████ SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN █████/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN ███████ ESAS ,████████ KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN ████████ ESAS █████████ KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN ████████ ESAS █████████ KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK ,
Dairemizin ... ve ... esas sayılı dosyalarında buna yönelik verilen direnme kararlarımızın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2016 tarihli ... esas ... karar ve ... esas ve ... sayılı dosyalarıyla bozulmakla verilen, bu bozma kararları esas alınarak, Dairemizin yerleşik uygulamasından dönülmek suretiyle ,
BU ÇERÇEVEDE;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler;
- 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”,
- 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”,
- 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi)
- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”,
- 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir.
Somut olayda
İDM ce kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yönetmelik hükümlerinin uygulandığı görülmektedir.
Bu kapsamda hükme esas alınan maluliyet raporunun HAKSIZ FİİL TARİHİNDE GEÇERLİ YÖNETMELİK HÜKÜMLERİNE GÖRE usul ve yasaya uygun düzenlendiği anlaşıldığından itirazının yerine olmadığı anlaşılmıştır.
İtiraz edenin TRH 2010 1.8 Teknik Faiz Uygulamasına yönelik itirazı ile ilgili olarak;
09.10.2020 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli ve ███████ E., ███████ K. Sayılı iptal kararı ile KTK 90.maddesi; “Maddi ve manevi tazminat: (2) Madde 90 – (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun (…)(2) öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun (…)(2) düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindedir. Türk Borçlar Kanunu 55.maddesi ise; “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu kanun hükümlerine ve sorumluluk ilkelerine göre hesaplanır…” şeklinde düzenlenmiş olup, tazminat hesabına ilişkin Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’nda açık bir hüküm bulunmamaktadır.
Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi yargılaması tamamlanmış davalarla ilgili olup, mevcut davalar bakımından Anayasa Mahkemesi kararının uygulanması geriye yürümezlik ilkesinin ihlal niteliğinde değildir.
TRH 2010 Tablosu ve %1,8 teknik faiz indirimi suretiyle hesaplama usulü ZMSS genel şartları ile getirilmiş olduğundan, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği hesaplamada bu usulün uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Diğer taraftan Genel Şartların halen yürürlükte olduğu, iptal kararı ile sadece bazı maddelerinin iptal edildiği dikkate alınarak buna göre ZMSS genel şartlarında getirilen % 1,8 teknik faiz indirimi kısmının gerçek zarar ilkesine aykırı oluşu sebebiyle uygulanmaması gerekmektedir.
Yargıtay 17.HD. nin konuya ilişkin █████████ E. █████████ K. Sayılı 24.02.2021 tarihli güncel kararı uyarınca “Bu durumda mahkemece, ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Dairemiz Yargıtayda uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması için içtihat geliştirdiği ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.” kararı ile
Yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;
Destek alacağı hesaplanır iken desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapılması gerekir.
Bu kapsamda İDM ce yapılan hesaplama TRH 2010 tablosunun esas alınması , hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması suretiyle alınmış olup itiraz yersizdir
Kusura itiraz
Mahkemece adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmıştır.
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde kavşakta geçiş üstünlüğü kuralına riayet etmeyen ........ plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 57/1-a ve 84 maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, elektrikli motor sürücüsü davacı ........'e atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmekle ve kaza tespit ile de uyumlu olmakla itiraz yersizdir
Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
1-Davalı tarafından alınması gereken 34.360,33 TL harcın peşin alınan 8.590,08 TL harçtan mahsubu ile bakiye 25.770,25 TL harcın hazineye gelir kaydına,
2-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; davalı yönünden davacı ........ için; HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere, davalı yönünden davacı ........ için ve davacı yönünden; 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026
..... ..... ..... .....
Başkan Üye Üye Katip
... ... ... ...
E imza E imza E imza E imza
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!