Serbest muhasebeci mali müşavirin eski müvekkilinin belgelerini iade etmemesi eyleminde özel belgeyi gizleme suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı.
Özet: Serbest muhasebeci mali müşavir olan sanığın, iş ilişkisi sona eren müvekkilinin noter ihtarına rağmen bazı defter ve belgeleri iade etmeyerek özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunu işlediği iddiasıyla mahkum edildiği davada, temyiz incelemesi sonucunda, suçun kanundaki cezasının türü ve üst sınırı göz önüne alındığında, olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü bozularak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ███████ K.SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (değişen suç vasfı ile özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Serbest muhasebeci mali müşavir olan ve 2006-2007 yıllarında katılanın muhasebeciliğini yapan sanığın, aralarındaki iş ilişkisi sona erdikten sonra, katılanın noter vasıtasıyla gönderdiği ihtarnameye rağmen bir kısım defter ve belgeyi alacağı olduğunu ileri sürerek katılana iade etmemesi iddia olunan olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 208 inci maddesinde yer alan özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunu oluşturduğu gözetilerek yapılan incelemede;Sanığa yüklenen "özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4 maddesinde öngörülen olağan üstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.