11. Ceza Dairesinden dolandırıcılık suçunda olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmesiyle mahkumiyet hükmünün bozulmasına ve kamu davasının düşmesine dair karar.
Özet: Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararına ilişkin yapılan temyiz incelemesinde, suç tarihi olan 14.12.2012den itibaren uzlaştırma sürecindeki durma süresi de titizlikle değerlendirilerek kanunda öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır; bu hukuki durum karşısında, sanık hakkında tesis edilen mahkûmiyet hükmü bozularak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu konuda, kamu davasının dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E. ████████ K.SUÇ
: DolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek ilk uzlaştırma teklifinin tebliğ edildiği tarihten itibaren edimin yerine getirilmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı tarihe kadar zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 14.12.2012 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.