Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, çoklu kolonya şişesi tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığı gerekçesiyle YIDK kararının iptali istemli istinaf başvurusunu değerlendirdi.
Özet: Bu hukuki süreç, davacının kolonya şişesi tasarımlarının, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığı gerekçesiyle kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi üzerine, bu kararların iptali talebiyle başlamış olup, ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı davacı tarafından istinaf edilmiştir; davacı, bilirkişi raporlarının hatalı ve çelişkili olduğunu, "bilgilenmiş kullanıcı" kavramının yanlış yorumlandığını, tasarımlarının emsal teşkil eden diğer tasarımlardan ve hatta kendi önceki tasarımlarından dahi yeterince farklı ve ayırt edici olduğunu savunarak YIDK kararlarının iptalini talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2025 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili tarafından 24.11.2019 tarihinde ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████ ve ██████████ sayılı çoklu kolonya şişesi tasarımı başvurusu yapıldığını, davalı Şirketin bu başvurulara itiraz ettiğini, YİDK'in davalı itirazlarını kabul ederek müvekkili tasarım tescillerinin kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiğini, oysa, şişenin zorunlu unsurlarının dışında tasarımcıya kalan serbest alanın ve seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğunu, bu doğrultuda tasarıma ayırt edicilik katmanın da nispeten daha sınırlı bulunduğunu, müvekkili tasarımları ile "..." firmasına ait D0516895-0001 sayılı uluslararası tasarım arasında gözle görülür farklar olduğunu, gerekçe gösterilen şişenin WIPO nezdinde 2013 yılında tescil edildiğini, 5 yıllık koruma süresinin dolduğu 2018 yılında yenilenmediğini, şişelerin kullanım amaçları ve şekli, boyutları, yapısal özellikleri, kapakların malzemesi, kalitesi, ağzı, boynu, gövdesi, etiketleri ve taban tasarımlarının tamamen farklı bulunduğunu, YİDK kararlarında yine müvekkili adına tescilli ██████████-2, ██████████ -1, ██████████-2, ██████████-1, ██████████-1, ██████████-1, ██████████-1 ve ██████████-1 sıra numaralı tasarımların da gerekçe gösterildiğini, oysa müvekkili tasarımlarının bu tasarımlardan da farklı olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020/T-306, 2020/T-307, 2020/T-308, 2020/T-309, 2020/T-310, 2020/T-311, 2020/T-312, 2020/T-316, 2020/T-317 ve 2020/T-318 sayılı kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, davaya konu davacı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, bilgilenmiş kullanıcı nazarında davaya konu davacı tasarımlarının, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu ve denetime elverişli bulunmadığını, mahkemece birebir bilirkişi raporunun kopyalandığını, dava konusu müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olduğunu, müvekkiline ait tasarımların kolonya şişesine, redde mesnet ... markasının tasarımınin ise su şişesine ilişkin bulunduğunu, karşılaştırmaya konu tasarımların birçok bakımdan birbirinden farklı olduğunu, SMK'nın 56. maddesinde iki tasarımın, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin farklı olmasının yeterli görüldüğünü ve 554 sayılı KHK döneminde ayırt edicilik kriteri için aranan belirgin bir şekilde farklı olma şartının aranmadığını, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilmesi kuralının da SMK döneminde kaldırıldığını, tasarımlar arasındaki farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı tarafından ayırt edilebilecek nitelikte olduğunu, ancak mahkemece bilgilenmiş kişi kavramının kanuna ve emsal kararlara aykırı biçimde yorumlandığını, müvekkili adına tescilli tasarımların redde gerekçe gösterilmesinin de mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini ve eksik incelemeye dayandığını, istinaf kararı öncesinde alınan 26.07.2021 tarihli bilirkişi raporu ile istinaf kararı sonrasında alınan 13.12.2024 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişkiler bulunduğunu, bilirkişi heyetinin, karşılaştırmaya konu şişeleri bir bütün olarak değerlendirmediğini, etiket ve renk kombinasyonlarını yenilik ve ayırt edici özellik olarak kabul etmediğini, oysa bu iki özelliğin de tasarımı oluşturan unsurlardan olduğunu, bilirkişi raporunun kendi içinde de çelişkili bulunduğunu, seçenek özgürlüğünün kısıtlı olmasının ve teknik zorunlulukların dava konusu şişe tasarımına olan etkisinin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda, redde mesnet ... tasarımının korumasının devam ettiğine dair değerlendirmenin son derece hatalı olduğunu, davalı Şirketin kötü niyetli bir şekilde tescil başvurularına itiraz ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
:1-Dava, tasarım başvurularının reddine dair YİDK kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu tasarımların redde mesnet tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığının, tasarım uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı, söz konusu bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu davacı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı, tasarım tescili için mutlak yenilik kriterinin arandığı, bu nedenle başvuru tarihinden bir yılı aşkın süre önce başvurusu yapılan davacı tasarımlarının redde mesnet alınmasında bir isabetsizlik olmadığı gibi redde mesnet alınan bir kısım tasarımların koruma sürelerinin sona ermesinin de sonuca etkili bulunmadığı, zira koruma süresi sona erse bile dava konusu tasarımların başvuru tarihinden önce kamuya sunulan tasarımların yenilik kırıcı nitelik taşıyacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun davaların birleştirilmesi başlıklı 166/1. maddesi "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." hükmünü havidir. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan hüküm kapsamında davaları birleştirilmesi ya da davaların bu çerçevede birlikte açıldığı hallerde, her bir dava bağımsızlığını koruduğundan, her bir dava yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması ve karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, tasarım başvurularının kısmen reddine ilişkin YİDK kararlarının iptaline yönelik davaların, aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması nedeniyle aralarında bağlantı bulunduğu ve bu itibarla birlikte görülmelerinde bir isabetsizlik yok ise de her bir dava yönünden ayrı ayrı karar ve ilam harçlarının alınması gerekirken, mahkemece gerekçeli kararda tek bir harca hükmedilmesi doğru görülmemiş, harç kamu düzenine ilişkin olup re’sen gözetilmesi gerektiğinden Dairemizce, her bir YİDK kararının iptali talebi yönünden ayrı ayrı karar ve ilam harcı alınarak HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından vekalet ücreti yönünden ilk derece mahkemesi gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2025 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-Davanın REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca her bir YİDK kararının iptali talebi yönünden ayrı ayrı alınması gereken (732,00*10) 7.320,00-TL karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 3.902,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.417,20-TL karar ve ilam harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesi ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),
9-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde davacıya iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!