İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve icra takibine itirazın iptali davasında faturaların ispat gücü ile ispat külfetine dair istinaf kararı.
Özet: Davacı, stadyum inşaatındaki hafriyat ve beton işlerini tamamlamasına rağmen davalının hakedişini ödemeyerek icra takibine haksız itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep etmiş; yerel mahkeme ise fatura düzenlenmesi ya da faturaya itiraz edilmemesinin tek başına akdi ilişkiyi kanıtlamadığı, ispat yükünün davacıda olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş olup, davacı vekili bu kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas, ███████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava; Sakarya 2.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibaret olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davalı şirketin, Kocaeli İli ... Sınırları içerisinde yer alan ... Stadyumunun Tribününün yapılması ile ilgili işi ihale usulü ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nden aldığını, davalı şirket tarafından yapılması taahhüt edilen işin hafriyat ve beton atma işini ise müvekkilinin üstlendiğini, müvekkilinin üstlendiği işi tamamladığını ve davalı şirkete teslim ettiğini, ancak davalı şirketin müvekkile ödemesi gereken borcunu ödemediğini, bunun üzerine Sakarya 2. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğin, itiraz neticesinde takibin durduğunu, müvekkilinin davalı şirkete 17.12.2022 tarihinden 25.01.2023 tarihine kadar hizmet verdiğini, müvekkilinin bunun yanında davalı şirkete 19 sefer kamyon ile hafriyat taşıdığın, müvekkili ile davalı şirketin, ... için saati 1500 TL olarak, ... çalışması için saati 800 olarak, kamyon sefer fiyatı 1400 TL olarak anlaşma sağladıklarını, yine müvekkili ile davalı şirketin stabilize kamyon ve tırlar için de tonaj başına anlaşma sağladığını, 1 ton ücretin de 250 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin bu hizmetlerinin karşılığında 70.640 TL hak edişi elde ettiğini, bu hak ediş ile birlikte bir önceki hak edişten kalan 7.360 TL ile birlikte müvekkilinin toplam alması gereken net hak edişinin 78.000 TL olduğunu, müvekkilinin bu alacağını talep ederek davalı şirkete fatura kesmeye hazır olduğunu ve alacağının ödenmesi gerektiğini bildirdiğini, ancak davalı şirketin alacağın ödeneceği söylemleri ile müvekkilinin yaklaşık 2 ay boyunca oyaladığını, aradan geçen zamanda ödeme alamayan müvekkilinin, yapmış olduğu işlerin karşılığı olan faturayı kesip davalı şirkete gönderdiğini, ancak davalı şirketin gönderilen faturaya rağmen de ödeme yapmadığını, davalı şirketin ödeme yapmadığı gibi müvekkili tarafından kesilen fatura karşılığında iade faturası kestiğini ve müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin de söz konusu kesilen faturayı kabul etmediğini ... 2. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 29.03.2023 tarihli ihtarnamesi ile bildirerek faturayı davalı şirkete iade ettiğini, davalı şirketin kendisine gönderilen faturaya itiraz da etmediğini, davalı şirket her ne kadar iade faturası düzenlemiş ise de bunun fatura itiraz yerine geçmeyeceğini, Yargı kararlarının da bu yönde olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla, taraflarınca Sakarya 2. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibine davalı şirketin tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, davalı şirket ile müvekkili arasındaki ilişkinin ticari olması sebebiyle Dava Şartı Arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu, yapılan görüşmelere davalı şirket yetkililerinin katılmadığını, bunun üzerine arabuluculuk sürecinin "Anlaşamama" olarak neticelendirildiğini, müvekkilinin, davalı şirketten var olan alacağının, yapılan iş, iş karşılığı kesilen faturalar, iş aşamasında gerçekleştirilen konuşmalar ve mesajlaşmalar, kamera kayıtları, Belediye kayıtları ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, hal böyle iken davalı şirketin icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlunun itirazının, sırf takibi geciktirmek amacıyla yaptığı bir itiraz olup kötü niyetli olduğunu, bu nedenle takibin devamını ve davalı borçlunun takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece; fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olmasının tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamayacağını,(Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, ███████-915 Esas ve █████████ Karar Sayılı İlamı) ispat külfetinin faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacının üzerinde olduğunu, davacının faturalara konu hizmeti davalı için sunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 Tarih, ██████████ Esas ve █████████ Karar Sayılı İlamı). , öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesinin, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacağını, bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olduğunu, hâkimin ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar vereceğini,(Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ███████-172 E. - ███████ K. sayılı kararı ) somut olayda mahkemece usulüne uygun ihtara rağmen davalı tarafın ticari defterlerini mahkemenin incelemesine sunmadığı, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 92.040,00 TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporunda tespit edildiğini, davacı tarafın davalının hizmete konu hak ediş gereği 70.000 TL ödeme yapıldığını, bakiye alacağın ödenmediğini iddia ettiğini, ticari defter kayıtları incelendiğinde davalının davacıya ödemesine ilişkin bir kayıt bulunmadığını, davacının kısmi ödeme yapıldığı iddiasının kendi defter kayıtları ile doğrulanmadığını,öncelikle davacının davalıya hizmet sunduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının tek taraflı olarak düzenlediği fatura ile hizmet sunulduğunun ispatlanamadığını, davacının iş makinelerinin davalı için çalıştığına ilişkin bir kamera kaydı veya davalıdan sadır bir bilgi, belge, delil bulunmadığını, kural olarak ispat yükü kendisine düşen tarafın o vakıayı başka delillerle ispat edemezse son çare olarak yemin deliline başvurulması gerektiğini, yemin teklifine dayanan tarafın bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerektiğini, mahkemenin ancak bu halde yemin teklifini hatırlatmakla yükümlü olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından davacıya yemin delili de hatırlatıldığını, ancak davacı tarafın yemin metni sunmadığını, davacı, davalıya hizmet sunduğunu ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkilinin, davalı şirketten alacaklı olduğunun ortaya konulduğunu, ayrıca davalı tarafın ticari defterlerini de dosyaya sunmadığını, bu durumun davalı şirket aleyhine bir delil olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu hususun karar sırasında gözetilmesi gerekirken gözetilmemesinin kararı hukuka ve kanuna aykırı kıldığını, diğer yandan yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının gerekçesini, müvekkilinin davalı şirkete hizmet sunduğunu ispatlayamaması üzerine açıkladığını, ancak dosya kapsamında yer alan "... Belediye Başkanlığı Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Taşıma ve Kabul Belgesi'nden" de müvekkili şirketin davalı şirket için hizmet sunduğunun anlaşıldığını, ilgili belge incelendiğinde yıkıntı atığı üreticisinin davalı şirket olduğunu, bunun karşısında taşıyıcı firmanın da müvekkiline ait şahıs firması olan ... Hafriyat olduğunun görüldüğünü, ... Hafriyatın unvan olduğunu, vergi kimlik numarası kimlik numarası olarak müvekkili adına kayıtlı olduğunu, ayrıca ilgili belge üzerine yer alan telefon numarasının da yine müvekkili ... adına kayıtlı olduğunu, dosyaya gelen yazı cevabı içeriğindeki bilgi ve belgelerden müvekkilinin davalı şirkete hizmet sunduğunun açık bir şekilde görüldüğünü, hal böyle iken müvekkilinin davalı şirkete hizmet sunduğunu ispatlayamaması gibi bir durumdan söz etmenin mümkün olmayacağını, bu hususun yerel mahkemenin gözünden kaçtığını düşündüklerini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 470 ve devamında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt yüklenici, davalı ise yüklenicidir.Davalının Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden, Kocaeli ... sınırlarında yer alan ... Stadyumunun tribününün yapılması işini ihale ile aldığı ve taahhüt edilen işin hafriyat ve beton atma işlerinin davacıya devredildiği görülmüştür. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı taraf kendisine devredilen işi yapıp teslim ettiğini ancak davalının ödemesi gereken bedeli ödemediğini belirterek icra takibi başlatmış, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi sonucu duran takibin devamı için işbu dava açılarak itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep edilmiştir.Somut olayda her ne kadar davacı tarafça faturalar düzenlenmişse de bu faturaların dayanağı kanıtlanmamıştır. İspat külfeti, alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olduğundan davacı, faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu ve hizmet ilişkisinin varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmelidir. Davacının ticari defterleri incelendiğinde davalının davacıya ödeme yapacağına ve davalının kısmi ödeme yaptığına ilişkin bir kayıt bulunamamıştır. Davacının yalnızca fatura düzenlemesi, hizmet ilişkisinin varlığını ispatlamamaktadır. Bu hususta davacı tarafça herhangi başka delil de sunulmamış, iddia başka delillerle ispatlanamamıştır. Bu gerekçe ile mahkemece, davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığından yemin delili davacıya hatırlatılmış ancak davacı tarafça yemin metni mahkemeye sunulmamıştır. Davacı tarafça davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinin, davalı aleyhine delil olarak değerlendirileceğini belirtilmiş olsa da ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda HMK m.220/3 hükmü uyarınca hakime takdir yetkisi tanınmış, diğer tarafın beyanının doğrudan değil, mahkemece somut olay çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucunda esas alınıp alınmayacağı düzenlendiğinden mahkemece davacı tarafça hizmet ilişkisi ve alacağın ispatlanamaması nedeniyle verilen davanın reddi kararında herhangi bir isabetlik bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi kanaati gelmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2025 tarih ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.582,00 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 850,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,3 -Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.