Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun Çayırhan Termik Santrali kömür sahalarındaki mücbir sebep kaynaklı ilave maliyetlerin tarife revizyonu yoluyla karşılanması talebinin reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Çayırhan Termik Santralinin imtiyaz sözleşmesi kapsamında işletilmesinden sorumlu bir şirketin, santrali besleyen kömür sahalarındaki göçükler nedeniyle meydana gelen mücbir sebep kaynaklı ilave maliyet ve zararların tarife revizyonu yoluyla karşılanması talebinin ilgili Bakanlıkça reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın temyiz incelemesinde, şirketin daha önceki benzer mücbir sebep iddialarına dayalı tazminat taleplerinin de mahkemelerce reddedilmiş olduğu belirtilmektedir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  2025/2 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: 2025/2
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Holding AŞ
(Eski Unvanı
: ... Enerji Madencilik San. ve Tic. AŞ)
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
:...Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Çayırhan Termik Santralinin işletilmesi ve rehabilitasyonu için görev verilmesine ilişkin imtiyaz sözleşmesi hükümleri uyarınca Santrali besleyen D ve G kömür sahalarında “mücbir sebep” meydana geldiği iddiasıyla oluşan ilave maliyet ve zarar olmak üzere toplam 44.448.766,44-TL’nin İmtiyaz Sözleşmesi’nin 22. maddesinde öngörülen prosedür uyarınca tarife revizyonu yolu ile ödenmesi istemiyle davalı idareye yapılan █████/2017 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmeleri Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde, █████/1998 tarih ve ████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile davacı şirketin Çayırhan Termik Santralinin işletilmesi, rehabilitasyonu ve üretilecek enerjinin satılmasıyla görevlendirildiği;
█████/1998 tarih ve ████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Çayırhan Termik Santrali Görev Bölgesi'nde görevlendirilen Park Termik Elektrik Sanayi ve Ticaret AŞ ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında █████/1999 tarihinde imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi hükümleri uyarınca Çayırhan Termik Santralinin 1. ve 2. ünitelerinin █████/2000 tarihinde, santrale kömür sağlayan Ankara Orta Anadolu Linyit İşletmeleri maden sahalarının ise █████/2000 tarihinde fiilen devrinin gerçekleştirildiği;
İmtiyaz Sözleşmesi'nin 1 numaralı ekinde 20 yıl için birim üretim ve kapasite bedellerine yer verildiği, davacı şirketin █████/2002 tarihinde davalı Bakanlığa başvuruda bulunarak, fiili devrin gecikmesi, Çayırhan Belediyesince F maden sahasının önemli bir kısmının fiili devirden sonra imar planı içine alınması, A ve F maden sahalarında fiili devirden sonra yapılan sondaj çalışmaları neticesinde faylanmalar olduğundan bahisle G maden sahasında ilave rezerv talep ettiği;
Bakanlığın, şirketin bu talebini, “şirket tarafından hiçbir hak talep edilmeksizin, A, F ve D maden sahalarından çıkarılamayacak 18,1 milyon tonluk kömür ihtiyacının G maden sahasından karşılanması için gerekli koordinat değişikliğinin yapılması, şirketçe 36. ayda yapılması gereken 25.404.500.$'lık yatırımın 6. yılda gerçekleştirilmesi, ancak yatırım kredi geri ödemelerinin 7. yıldan itibaren başlatılması, buna karşılık 9. ve 10. yıllarda yapılması gereken yatırımlardan 25.404.500.$'lık kısmının 3-4 yıl öne alınarak 6. yılda gerçekleştirilmesi, ancak yatırım kredi geri ödemelerinin 10. ve 11. yıllardan itibaren başlatılması, şirket tarifelerinin bu esaslara göre revize edilmesi" şartlarıyla uygun bulduğu;
Davacı şirketin, Çayırhan Termik Santraline kömür temin etmek için işletilen G maden sahasında 2006 yılından itibaren fiili üretime başladığı, G-02 sektöründe █████/2009 tarihinde bir göçük meydana gelmesi üzerine, ... Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak durum tespiti istediği ve █████/2009 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı; devam eden süreçte bilirkişi raporunda olayın mücbir sebepten kaynaklandığının tespit edildiğinden bahisle mücbir sebepler nedeniyle oluştuğu iddia olunan zararların tazmini istemiyle Dairelerinin... esasına kayıtlı davanın açıldığı, bu davanın Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği ve anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2020 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile onandığı;
Davacı şirket tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesine bir kez daha başvurularak, 2013 yılının mart ayında üretime başlanan G-07 panosunda aynı yılın haziran ayından itibaren, 2013 yılının haziran ayında üretime başlayan G-04 panosunda aynı yılın aralık ayından itibaren göçükler meydana geldiği ve devam ettiği, bu göçüklerin önlenemeyen ve kaçınılamayan tektonik bozukluklardan kaynaklandığı, uzman bilirkişiler tarafından yerinde keşif yapılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiği belirtilerek durum tespiti istenmesi üzerine █████/2014 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı, bilirkişi raporunda olayın mücbir sebepten kaynaklandığının tespit edildiğinden bahisle mücbir sebepler nedeniyle oluştuğu iddia olunan zararların tazmini istemiyle Dairelerinin ... esasına kayıtlı davanın açıldığı; bu davanın da Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği ve anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile onandığı;
Devam eden süreçte G-06 sektöründe █████/2016 tarihinde göçük meydana gelmesi üzerine, davacı şirketin ... Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak durum tespiti istediği ve █████/2016 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı; D sektöründe de bozuk tavan taşına bağlı olarak benzer sorunların ortaya çıktığından bahisle G ve D sektörlerinde üretim faaliyetinin aksamasına neden olan sorunların tespitinin anılan Mahkemeden talep edilmesi üzerine █████/2017 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı; son olarak G-05 sektöründe duyarsızlık sorunu nedeniyle üretimin güvenli şartlar altında yürütülemediğinden bahisle ... Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak durum tespiti istenildiği ve bunun üzerine █████/2017 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı;
Davacı şirket tarafından davalı idareye yapılan █████/2017 tarihli başvuru ile D ve G kömür sahalarında meydana gelen ve mücbir sebep olduğu bilirkişi raporlarıyla ortaya konulan zararların İmtiyaz Sözleşmesi'nin 22. maddesi uyarınca ödenmesinin talep edildiği, başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi İletimi Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun'un "Enerji satış şartları ve tarife esasları" başlıklı 9. maddesi, davacı şirket ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında █████/1999 tarihinde imzalanan Çayırhan Termik Santralinin Rehabilitasyonu ve İşletilmesi İçin Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi, "Tarife esasları" başlıklı 18. maddesi, "Mücbir sebepler ve sonuçları" başlıklı 22. maddesine yer verilerek;
İmtiyaz Sözleşmesi'nin "Mücbir sebepler ve sonuçları" başlıklı 22. maddesinde, sözleşme çerçevesinde bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için gerekli olan şartlara yer verildiği ve mücbir sebebin ulusal veya uluslararası kuruluşlarca belgelendirilmesi gerekliliğinin kurala bağlandığı; maddenin devamında, mücbir sebepten etkilenen tarafa, mücbir sebebin başlama tarihinden itibaren on beş gün içinde mücbir sebebin başlama tarihi ile mahiyetini, süresini veya tahminen ne kadar süreceğini, alınan önlemleri, olayı belgeleyen ulusal veya uluslararası kuruluş yazısını, yazılı olarak diğer tarafa ve Hazine Müsteşarlığı ile Elektrik Enerjisi Fonu'na (EEF) bildirme yükümlülüğü getirildiği; mücbir sebebin sona ermesinden itibaren de otuz gün içinde yazılı olarak, mücbir sebebin başlama ve bitiş tarihleri, mahiyeti, sebep olduğu zarar, gecikme ve maliyet artışlarının kanıtları ile birlikte karşı tarafa, Hazine Müsteşarlığına ve EEF'ye sunulması gerektiği; mücbir sebep ve sonuçlarının, davalı idare ve davacı şirket temsilcileri tarafından görüşülerek doğan zararlar, gecikme süreleri ve maliyet artışları, üretim, yatırım ve rehabilitasyon programları üzerindeki etkilerinin belirlenerek davalı idarenin onayına sunulacağı, ancak davalı idare onayından sonra iş programı veya işletme programı ile tarifenin yeniden düzenleneceği kuralının getirildiği;
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından G sektöründe yer alan 06 panosuna ilişkin olarak █████/2016 tarihinde, D ve G sektörlerine ilişkin olarak ise █████/2017 tarihinde mücbir sebep bildiriminde bulunulduğu, █████/2017 tarihli yazı ile de mücbir sebebin sona erdiğinin davalı idareye bildirildiği, aktarılan süreç sonrasında █████/2017 tarihinde davalı idareye yapılan başvuru ile daha önce bildirimi yapılan mücbir sebep hallerinin etkisinin azaltılması amacıyla gerekli önlemlerin alındığı belirtilerek D ve G sahalarında meydana gelen mücbir sebep nedeniyle uğranılan zarar ve maliyet artışlarından oluşan toplam 44.448.766,44-TL'nin tarifenin yeniden düzenlenmesi suretiyle ödenmesinin talep edildiği, davalı idare tarafından, başvuruda yer alan hususların mücbir sebep olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve ilgili sahadaki on sekiz yıllık uygulamaların tek tek değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun reddedildiği;
İmtiyaz Sözleşmesi gereğince, mücbir sebep ve sonuçlarının davalı idare ve davacı temsilcileri tarafından birlikte görüşülerek doğan zararlar, gecikme süreleri ve maliyet artışları, üretim, yatırım ve rehabilitasyon programları üzerindeki etkileri belirlenerek davalı idarenin onayına sunulması gerektiği, ancak onay sonrasında iş programı veya işletme programı ile tarifenin yeniden düzenlenmesinin mümkün olduğu; dava konusu olay bu açıdan değerlendirildiğinde, davacı şirket tarafından davalı idareye mücbir sebep bildiriminde bulunulmuş ise de, mücbir sebep konusunda İmtiyaz Sözleşmesi'nde öngörülen süreçlerin tamamının işletilmediği, sürecin davalı idare ile birlikte yönetilmediği, yapılacak harcamalara ilişkin davalı idare ile birlikte planlama yapılmadığı, davalı idareden gerekli onayların alınmadığı, davacının kendi planlaması çerçevesinde harcamalar yaptığı, sonrasında ise bakılan dava ile yapılan harcamaların kendisine ödenmesinin talep edildiği;
Öte yandan, madencilik faaliyetleri kapsamında üretime başlanmadan önce sahanın en iyi şekilde etüt edilmesi, sahaya ilişkin tüm verilerin toplanması, toplanan bu verilerin analiz edilmesi ve bu değerlendirmeler doğrultusunda sahaya en uygun işletme planının yapılması sonrasında faaliyete başlanması gerektiği;
Bu durumda, dosya içeriğinde yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı tarafından yatırım ve rehabilitasyon programları değişikliklerine ilişkin süreçte davalı idareden gerekli onayların alınmadığı, yapılacak harcama ve rehabilitasyon programlarının davalı idareyle birlikte yapılmadığı, İmtiyaz Sözleşmesi'ne göre davalı idare ile birlikte yürütülmesi gereken sürecin tek başına davacı tarafından yürütüldüğü, İmtiyaz Sözleşmesi'nin 22. maddesinde öngörüldüğü şekilde davalı idare ile birlikte süreçleri işletmeyen, kendisinin aldığı teknik raporlara göre yatırımlar yapan davacı şirketin, daha sonra bu yatırımların maliyetinin tarifesine yansıtılması isteminin kabulünün mümkün olmadığı, söz konusu yatırım kararlarının alınması ve yapılması sürecinin sadece davacı şirket tarafından yönetilmiş olmasının, bu yatırımların gerçekten yapılıp yapılmadığı, hangilerinin mücbir sebep olduğu iddia edilen olaylara bağlı olarak yapıldığı ve hangilerinin gerekli olduğunun tespitini imkânsız kıldığı; diğer yandan, maden sahasında çalışmaya başlanmadan önce gerekli etüt ve araştırmalar yapılarak sahanın görünürlüğünün arttırılması, böylece öngörülemez durumların üretimi engellemeyecek şekilde asgariye indirilmesinin mümkün olduğu, maden sahasında meydana gelen ve davacı tarafından mücbir sebep olduğu iddia edilen hususların kömür üretiminin ne şekilde yapılacağına ilişkin olarak verilen kararlar neticesinde meydana geldiği, bu kararlar alınmadan önce gerekli etüt ve araştırmalar yapılarak ilgili maden sahasının özelliklerine en uygun olan üretim yönteminin seçilmesi gerektiği, maden sahasının özellikle G sektöründe sık sık göçüklerin meydana geldiği, buna rağmen göçük olayı ile ilk defa karşılaşılıyormuş gibi mücbir sebep iddiasında bulunulduğu, maden sahasındaki diğer sektörlerdeki panolarda göçük meydana gelmesi halinde bu kısımlar atlanarak üretimin devam ettiği, sahadaki bir panoda meydana gelen lokal bir göçük veya herhangi bir olumsuz durum sebebiyle üretimin sekteye uğramaması gerektiği, aksi durumun üretim planlamasının sahanın şartlarına uygun olmadığı anlamına geleceği, çünkü santralin kömür ihtiyacının kesintisiz olarak sağlanabilmesi için isabetli ve uygulanabilir bir maden planlaması yapmak, stoklu çalışmak ve yer altı madenciliğinin doğası gereği ortaya çıkabilecek her türlü olumsuzluğa karşı gerekli önlemeleri zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirmenin davacının sorumluluğunda olduğu;
Bu bakımdan davacı tarafından sahada yeterince ön çalışma yapılmasına ve doğru üretim tekniğinin uygulanmasına karar verilmiş olmasına rağmen öngörülemeyen bir durum nedeniyle talep edilen zararların meydana geldiğinin ortaya konulamadığı, davacının talebinin dayanağı olan bilirkişi raporlarında da bu yönüyle bir değerlendirmenin mevcut olmadığı, sonuç olarak davacı tarafından talep edilen zararın dayanağının, İmtiyaz Sözleşmesi'nde tanımlanan mücbir sebebe bağlı olarak ortaya çıktığının kabulünün de mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacının talebinin İmtiyaz Sözleşmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığı;
Bu itibarla, davacı şirketin, mücbir sebep nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın tazmini istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, eksik ve hatalı incelemeye dayalı karar verildiği, saha, ekipman ve makine seçme hakkının bulunmadığı, üretim metodunun sözleşmede belirli olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- İmtiyaz Sözleşmesi'nin 22. maddesi uyarınca, bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için, olaydan etkilenen tarafın gerekli özen ve dikkati göstermiş ve önlemleri almış olmasına rağmen önlenemeyecek, kaçınılamayacak veya giderilemeyecek olması ve bu durumun Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesini zaman ve/veya maliyet açısından önemli ölçüde veya tamamen olumsuz etkilemesi gerekmektedir.
Sözleşmenin 22. maddesinde mücbir sebep sayılacak olaylar, altı bent hâlinde sayılmış, ancak bu sayılanlar ile sınırlı olmadığı belirtilerek, olayın ulusal veya uluslararası kuruluşlarca belgelendirilmesi koşulu aranmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile bilirkişi incelemesi yaptırılması ile ilgili hususlarda uygulanacak kurallara ilişkin olarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yollamada bulunulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 266. maddesinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği hükme bağlanmıştır.
Davacı şirket tarafından, Çayırhan Termik Santralinin D ve G sektöründe meydana gelen göçük ve olumsuz durumlar nedeniyle üretim yapılamaması üzerine İmtiyaz Sözleşmesi'nin 22. maddesinde yer alan mücbir sebebin ulusal kuruluşlar tarafından belgelendirilmesi kuralının gereğini yerine getirmek amacıyla muhtelif tarihlerde ... Sulh Hukuk Mahkemesine durum tespiti başvurusunda bulunulmuş, adı geçen Mahkemenin ..., ..., ... D.İş sayılı dosyalarında olay mahallinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen raporlar davalı idareye sunulmuş olup, anılan dosyalar kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarında D ve G sektörlerinde meydana gelen göçük ve olumsuz durumların mücbir sebep niteliğinde olduğu yönünde tespitte bulunulmuştur.
Davalının dava dosyasına sunulan beyanlarında ise özetle; "davacı şiketin, D ve G sahalarında ortaya çıkan olumsuzlukların proje aşamasında öngörülemez, kaçınılamaz ve giderilemez olan jeolojik şartlar nedeniyle oluştuğu iddiasının madencilik tekniği ve temel ilkeleri ile tamamen çelişen mesnetsiz bir iddia olduğu; çeşitli etüt faaliyetleri ile yeryüzündeki kömürlü alanların tespit edilebilidiği, bu kömür rezervinin miktar ve kalitesi ile diğer tüm özelliklerinin etüt, deney, laboratuvar vd. çalışmalar ile belirlenebildiği gibi aynı şekilde sahaların tavan-taban dayanımlarının, faylanma durumlarının, su varlığının, jeoteknik vd. tüm özelliklerinin de önceden belirlenebilir parametreler olduğu; davacı şirketin uzun yıllardır madencilik faaliyeti gerçekleştirdiği dikkate alındığında işin tekniğine ilişkin bu temel husuları bilmememsinin mümkün olmadığı; şirketin yapacağı üretim faaliyetlerini kendi yaptığı proje ve planlamaya göre yine kendi tercih ettiği makine ve ekipman ile yaptığı, şirketin █████/2020 tarihinde kendisine devredilen ekipmanları kullanma zorunda olmadığı, şirketin D ve G sahalarında kullandığı yüksek arınlı kazı ekipmanlarının kendisine devredilen ekipmanlar olmadığı" görüşüne yer verildiği görülmektedir.
Dolayısıyla, bahsedilen konularda davacı ile davalı idare arasında anlaşmazlık bulunduğu, uyuşmazlığın çözümü için belirtilen konularda bir inceleme yapılmasının gerektiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile, temyize konu kararın bozulması, belirtilen konularda yapılacak inceleme özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan tüm bilgi ve belgelerin getirtilip yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrasında alınacak rapor değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!