Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan çıkan görev uyuşmazlığında, Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararının kesinliği ve direnme yasağı nedeniyle Yargıtayca uyuşmazlık bulunmadığı kararı.
Özet: Bir ilk derece ceza mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi arasındaki sözde görev uyuşmazlığını değerlendiren yüksek merci, bölge adliye mahkemesinin sanık hakkındaki hükmü bozan kararının kesin ve bağlayıcı nitelikte olduğunu, Ceza Muhakemesi Kanununun 284. maddesindeki direnme yasağı uyarınca bu karara karşı çıkılamayacağını ve dolayısıyla çözülmesi gereken hukuki bir görev uyuşmazlığının bulunmadığını belirterek, yargılama dosyasının mahkemesine iadesine karar vermiştir.
5. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sırasında; Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğname ile Daireye verilmekle incelendi;

5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleriyle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan ve yargı çevreleri belirlenen bölge adliye mahkemelerinin tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladıkları, aynı Kanun'un "Bölge Adliye Mahkemelerinin görevleri" başlıklı 33/1. maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin, adli yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamak ile görevli oldukları, yine aynı Kanun'un "Ceza Dairelerinin görevleri" başlıklı 37/1. maddesi gereğince bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin, adli yargı ilk derece ceza mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamak ile görevli olduğu,
Öte yandan, istinaf kanun yolunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Altıncı kitap ikinci bölümde; üçüncü bölümde ise temyiz yasa yolunun düzenlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesindeki düzenlemeye göre, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin temyiz edilebileceği, bunun istisnalarının da maddenin devamında düzenlendiği,
Somut uyuşmazlıkta; Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanık hakkında verilen hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla anılan hükmün bozulmasına karar verilerek dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesince de görev uyuşmazlığı oluştuğundan bahisle uyuşmazlığın çözümü için dosyanın Dairemize gönderildiği,
Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2025 tarihli kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin bozma ilamının görevsizlik kararı vasfında olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek uyuşmazlığın çözümü için dava dosyası Yargıtay'a gönderilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un "Direnme yasağı" başlıklı 284. maddesi uyarınca, itiraz ve temyize ilişkin hükümler saklı kalmak üzere bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemeyeceği; bunlara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilemeyeceği, bu itibarla İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamının kesin ve bağlayıcı nitelikte olduğu anlaşılmakla, ortada Yargıtay tarafından çözümü gereken bir görev uyuşmazlığı bulunmadığına,
İncelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!