Sakarya BAM 5. Hukuk Dairesi, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli tahsili ve icra takibine itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararını kaldırdı.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açılan davada, davacı tarafın sözleşme bedelinin eksik ödendiği ve döviz kurundan kaynaklanan fark alacağı olduğu iddiaları ile davalı tarafın ise işin ayıplı yapıldığı, dövizli sözleşme yasağı bulunduğu ve uğranılan zararların mahsup edildiği savunmaları üzerine ilk derece mahkemesinin davanın reddine karar vermesi sonrasında, davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak dosyanın yeniden inceleme için ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilmiştir.

T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ███████ - ████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ███████KARAR NO
: ████████KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVACI
: MAKFEN MAKİNE KİMYA İNŞAAT MÜHENDİSLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: YALAZ BOYA ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLLERİ
: Av. ...Av. ...DAVA
: Eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiHÜKÜM
: Kararın kaldırılması göndermeİSTİNAF EDEN
: Davacı vekiliTaraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasında "35 m3 Alkid depo tankı ve borulama kurulum malzemeleri ve elektrik işleri" işinin yapılmasına ilişkin olarak 130.000,00 USD + KDV proje bedelli 03.02.2023 Tarih ve MF.23.052 REV1 sayılı teklif mektubu imzalandığını, buna ilişkin olarak vekil edeni şirket tarafından düzenlenen 30.05.2023 tarih, MKF2023... no ve 153.400,00 USD bedelli faturası düzenlendiğini, teklif mektubuna konu iş ve imalatlar vekil edeni tarafından eksiksiz bir şekilde yapıldığını ve çalışır vaziyette davalı tarafa teslim edilmesine rağmen davalı tarafça eksik ödeme yapıldığını, teklif mektubunda ödemenin siparişe istinaden %50 nakit olarak, kalan %50+KDV iş tesliminde nakit olarak ödeneceği ve ödeme anındaki merkez bankası efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanacağı kararlaştırıldığını, davalı taraf nakit ödeme yapmak yerine ileri vadeli çekler vererek ödeme yaptığını, verilen çeklerin ödeme tarihlerindeki merkez bankası efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplama yapıldığında davalı tarafın eksik ödeme yaptığını, söz konusu fatura bedelinin eksik ödenmesi sebebiyle davalı taraf aleyhine Gebze İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız itirazı neticesinde icra takibi durdurulduğunu, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetle yapılan işbu itirazın iptali gerektiğini beyanla davanın kabulüne; davalı tarafın gebze icra müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı dosyasına yönelik haksız ve hukuki dayanaktan yoksun tüm itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına; davalı tarafın icra takibine konu alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri eser sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin döviz üzerinden belirlenmesi yasaklanmış olduğundan taraflar arasında geçerli bir döviz ödemesine ilişkin sözleşme bulunmadığını, davacının davaya konu iş ve imalatları eksiksiz bir şekilde yapılmış ve çalışır vaziyette teslim etmediğini, Makfen Makine tarafından yapılan ayıplı iş ve imalatların tespiti için Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi ████████ D.iş sayılı dosyada tespit yapıldığını, kurulum için gelindiğinde davacı çalışanı tarafından kazaya sebebiyet verilerek davalının zarara uğratıldığını, vekil edeninin kaza nedeniyle uğradığı zararın tazminine ilişkin davacı yana 184.671,60,00-TL yönünden kalan ödemeyi gerçekleştirilmediğini, 17.08.2023 tarihinde iade fatura kestiğini, vekil edeni şirketin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, sözleşme bedeli olan 130.000,00-USD'nin sözleşme tarihi olan █████/2023'de 1.010.232,00-TL'si çek ile ödenmiş, kalanı ise █████/2023 tarihinde 300.000,00-TL havale yoluyla davacıya ödendiğini, 30.05.2023 tarihinde davacı tarafça MKF2023... fatura nolu 3.080.486,76-TL üzerinden fatura kesildiğini, ödemenin kalanı sözleşmenin aksine iş tesliminde değil daha öncesi olan █████/2023 tarihinde 1.585.583,16-TL bedelli çek ile ödendiğini, sözleşmeye uygun olarak iş teslim tutanağı sonrası ödenmek üzere yalnızca 184.671,00-TL kaldığını, bu tutarın █████/2023 tarihinde kurulum için gelen davacı çalışanlarının kurulum esnasında neden olduğu kaza sonucu davalının uğradığı zarara mahsup edildiğini, 17.08.2023 tarihinde iade faturası kesildiğini, böylelikle fatura bedeli olan 3.080.486,76-TL'den 184.671,00-TL zarar bedeli düşülerek toplam 2.895.815,16-TL ödendiğini, davalının herhangi bir bakiye borcu bulunmamasına rağmen ödeme emrinde 30.053,49-USD bakiye alacak üzerinden takibe geçmiş olmasına dayanak hiçbir delil olmadığını, fatura bedelinin dışına çıkarak kur farkı talep edildiğini, öncelikle takip talebinde kur farkına değinilmediğini ve takip talebinde yazan bakiye borç açıklamasına bağlı kalma zorunluluğu olduğununu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen tutar kur farkı olsa dahi davalıdan kur farkı talep edilmesi mümkün olmadığını, Davacı yanca davalının takibe dayanak faturaya itiraz etmemesi borcu ikrar niteliğinde olduğu iddia edilse de takibe konu faturaya ilişkin 3.80,486,76 TL'nin 2.895.815,16-TL'sinin ödenmiş olması yalnızca kaza nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olarak 184.671,00-TL iade fatura kesilmiş olması nedeniyle; ödemesi yapılan faturaya ilişkin itiraz edilmediğini, davacı yanca █████/2023 tarihinde davalı adına MKF2023... fatura nolu 184.671,00-TL meblağlı e-fatura kesildiğini, ancak süresi içerisinde böyle bir mal veya hizmetin karşılığı alınmadığından davalı tarafından itiraz edildiğini, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın icra inkar tazminatı talep etmesi de mümkün olmadığını belirterek davanın esastan reddine, davalı lehine %20'den az olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;"...Bilirkişi raporunda ayıp ve eksik işler dikkate alınarak bunların tüm işe oranının tespiti ile bu oranın toplam iş bedeline oranlanarak davacının ücrete hak etmediğinin belirlendiği anlaşılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemenin, davalı tanığı olan ve aynı zamanda davalı şirket yetkilisi derya yalaz'ın beyanlarına göre davanın reddine karar verdiğini ve bu durumun kanuna aykırı olduğunu, sağlıklı bir sonuç alınmayacağı baştan belli olduğu halde, kurulum ve teslim tarihinden 2 yıl geçtikten sonra ayıp ve eksik işe ilişkin bilirkişi raporu alınmasının hatalı olduğunu, davalı tarafın 17.06.2023 tarihinde tutanak tutarak gerçekleştiğini iddia ettiği kazayla ilgili olarak tutanakta ve delil tespitinde hesaplanan zararların fahiş olduğunu, süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarının yapılmadığını, ayıplı ve eksik iş iddiasını asla kabul etmemek kaydıyla; sonradan çıkan bir kaç problemin de müvekkil şirket tarafından çözüldüğünü, karar verilirken 26.06.2025 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını beyanla; tehiri icra taleplerinin kabul edilmesine, istinaf başvurularının kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK3. Değerlendirme ve kararDava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Taraflar arasında ''35 m3 Alkid depo tankı ve borulama kurulum malzemeleri ve elektrik işleri"'ne ilişkin 130.000,00 USD + KDV bedel karşılığında yüklenici tarafından yapımına dair davalının siparişi, davacının da siparişe ilişkin 03.02.2023 tarihli teklif formu sunması üzerine eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Teklif mektubunda ödemenin siparişe istinaden %50 nakit olarak, kalan %50+KDV iş tesliminde nakit olarak ödeneceği, ödeme anındaki merkez bankası efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanacağı, malzeme, işçilik ve montaj hatalarına karşı geçici kabul tarihinden itibaren 1 yıl garantili olduğu kararlaştırılmıştır. Davacı şirket tarafından iş bedeli olarak 30.05.2023 tarih, MKF2023... no ve 153.400,00 USD bedelli fatura düzenlenmiştir.Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; 14.09.2023 icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya kalan asıl borç bakiyesi tutarının 184.671,00-TL olduğu, Davacı tarafından davalıya düzenlenen satış faturasında taraflar arasında teklif mektubunda mutabık kalınan 130.000,00.-USD + 23.400,00-USD (%18 KDV) olmak üzere 153.400.00.-USD toplam bedel üzerinden 3.080.486,76.-TL Türk Lirası karşılığı gösterilerek düzenlendiği, Davalı tarafından davacıya 300.000.00.-TL banka havalesi ile 15.000.00.-TL karşılıksız kalan çeke gönderilen havale dahil olmak üzere toplamda 315.000,00 TL banka yoluyla gönderildiği, kalan miktara ise çekler verildiği, sözleşmedeki ödeme anındaki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacağı düzenlemesine göre toplam ödemenin 123.344,02 USD olduğu, ödemeler toplamı dikkate alındığında davacının davalından 14.09.2023 icra takip tarihi itibariyle 30.055.98.-USD alacağı kaldığının tespit edilmiştir.Mahkemece, yerinde inceleme ile hazırlanan teknik bilirkişi heyeti raporunda; elektronik tartı dijital göstergesi ile verilen malzeme (alkit) uyumlu olmadığı, elektronik tartının kalibrasyon ve göstergelerinin bazılarının çalışmadığı ve kalibrasyon ayarının yapılması gerektiği, tank üst menhol kapağına ulaşma noktasına çıkış merdiveni imalatı sözleşmede olmasına rağmen yapılmadığı tank üst noktası korkulukları emniyet değerlerinde olmadığı, AT1 tankı menhol kapağında sızıntı olduğundan fabrika teknik ekibi tarafından silikon ile izole edildiği, eksik işlerin AT-1 ve AT-2 -AT3 tanklarına merdiven yapılması ve korkulukların emniyet seviyesine getirilmesi, AT1 tankının loadcell ayarının yapılması, AT-1 VE AT-2 tanklarının Isıtma rezistanslarının değiştirilmesi, tank ile pompa arasındaki filtre ve çekvalfin takılması olduğu, sözleşmede taahhüt edilen hususların malda ortaya çıkan ve alıcının o maldan tümüyle ya da gerektiği gibi yararlanmasını engelleyen eksiklikler ve aksaklıklardan dolayı ürünün ayıplı olduğu sistemdeki eksiklikler ve tartım hatasından dolayı da gizli ayıp olduğu, eksik işlerin ve dava tarihindeki rayiç değerinin KDV hariç 500.000,00 TL olduğu, Dava tarihi Merkez Bankası dolar satış kuruna (29.0822) göre (500.000 / 29.0822 =) 17.192,647 USD, 07.06.2023 tarihli kaza sonrası zarar tutarı (kdv hariç) 66.320,50 TL kaza tarihteki Merkez Bankası dolar satış kuruna (23,0625) göre (66.320,50 / 23,0625 =) 2.875,685 USD, bu şekilde ayıplı ve eksik işler ile kaza zararı toplamının (17.192,647 + 2.875,685 =) 20.068,332 USD olduğu, Ayıplı ve eksik işler ile kaza zararı toplamının tüm iş bedeline oranının (20.068,332 / 130.000 x100 =) % 15.437 olduğu belirlenmiştir.Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenici işinin ehli ve basiretli bir iş adamı olarak yükümlendiği imalâtı fen ve sanat kurallarına, sözleşmeye, iş sahibinin amacına uygun tamamlayarak teslim etmek zorundadır. İmalâtın ayıplı olması halinde iş sahibinin hakları TBK 475. maddesinde sayılmıştır. Buna göre eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Aynı maddenin II. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin ayıbı oranında bedelden indirim ve eğer aşırı bir masrafı gerektirmez ise bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarımını isteyebileceği hükmü getirilmiştir.Davada, yanlar arasında kurulduğu ileri sürülen akdî ilişki, TBK’nın 470. madde hükmünde tanımlandığı üzere bir eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesinde taraflardan biri iş sahibi, diğeri ise yüklenicidir. Eser Sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici yapımını üstlendiği eseri işi, özen borcu gereği fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla yükümlüdür. Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en önemli özelliklerinden birisi sonuç sorumluluğudur. Bununla yüklenici tarafların iradeleri doğrultusunda biri sonucun meydana getirilmesi taahhüdü altına girmektedir. Zira eser sözleşmesinde bir eserin yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu taahhüdün altına giren yüklenici işin niteliği gereği sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş eser sahibinin yararına olacak şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır.Sözleşmede iş bedeli 6098 sayılı TBK'nın 480. maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırılmış olup, davalı yükleniciye fazla ödeme yapılıp yapılmadığı fiziki oran kurularak bulunmalıdır. Götürü bedelli sözleşmede, iş sahibinin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığı fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle asıl sözleşme kapsamında yapılan işin eksiklikler gözetilerek tüm işe göre fiziki oranı bulunmalı ve bu oran sözleşme bedeline uygulanmalı, ilave yani sözleşme dışı işlerle ilgili olarak da yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayici ile hesaplama yapılıp (serbest piyasa rayici içerisinde KDV bulunduğundan ayrıca KDV ilave edilmemelidir) her iki kalemin toplamı yüklenicinin hakkettiği iş bedeli olarak bulunmalı, davacının ödediği bedel iş bedelinden mahsup edilmeli, fazla ödeme varsa iade edilmelidir.Eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmal etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Eksik işlerle ilgili teslim alınırken itirazi kayıt ileri sürmeye ve ihbarda bulunmaya gerek yoktur. Zamanaşımı süresi içinde işin eksik yapıldığı iş sahibince ileri sürülebilir.Ayrıca, eser sözleşmesinin ifası sırasında yüklenici, iş sahibi veya üçüncü kişiler zarar görmüş olabilir. Bu kapsamda yüklenicinin iş sahibinden, iş sahibinin de yükleniciden olan tazminat taleplerinin dayanağı haksız fiil hükümleri olmayıp, TBK 112 ve devamı maddelerinde düzenlenen borca aykırılık nedeniyle giderim yükümlülüğüdür. Yüklenicinin işçisinin meydana gelen zarar nedeniyle yükleniciden talebi veya işçisinin yükleniciden talebi ise eser sözleşmesinden değil, hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu talebin de hukuki dayanağı TBK 112 vd. Maddelerindeki giderim yükümlülüğüdür.Mahkemece, hükme dayanak bilirkişi raporundaki belirleme eksik ve ayıpların fiziki seviyedeki karşılığı yüzde olarak saptanarak tüm işe fiziki oranı içindeki oranı tespit edilerek bu oran götürü bedele uygulanarak yüklenici hak edişi belirlemesi gerekirken eksik ve ayıplı işin bedeli üzerinden fiziki seviye belirlemesi yapılması sebebiyle götürü bedelli işin hesaplama yöntemi doğru değildir. Ayrıca, iş sahibinin yüklenici çalışanının işin ifası sırasında sebebiyet verdiği iddia olunan zararın fiziki seviyeye yansıtılması doğru olmamıştır. İş sahibinin yüklenici çalışanının işin ifası sırasında iş yerinde zarara yol açtığı iddiasını ispat yükü iddia sahibi olan iş sahibindedir. Bu kapsamda, iş sahibinin iddiasına ilişkin tüm deliller toplanarak yüklenici çalışanının işin ifası sırasında iş yerinde zarara sebebiyet verip vermediği tartışılmalı, iddianın kabulü halinde zarar tarihindeki piyasa rayicine göre iş sahibinin zararı TL üzerinden belirlenmeli, iş sahibinin bu savunması mahsup savunması olarak değerlendirilerek hasarın fiziki seviye kapsamında olmadığı gözetilerek bu talebin incelenmesi gerekmektedir. Bu sebeplerle, yöntemine uygun yüklenici hak edişi belirlemesi bulunmadığından ve yüklenici çalışanının iş sahibine verdiği zarar iddiası incelenmediğinden verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, yüklenicinin gerçekleştirdiği imalata göre sözleşmenin götürü bedelli belirlenmiş olduğu da gözetilerek tespit dosyasındaki belirlemelere göre yüklenicinin gerçekleştirdiği imalatın ayıp ve eksiklikler fiziki seviyedeki karşılığı yüzde olarak saptanmak suretiyle fiziki gerçekleşme oranını yüzde (%) olarak belirlenmeli, bu oranı, götürü bedele (153.400,00 USD) ye uygulanması suretiyle iş bedelinin tespiti, iş sahibinin iş sahibinin yüklenici çalışanının işin ifası sırasında sebebiyet verdiği iddiasına ilişkin tüm deliller toplanarak yüklenici çalışanının işin ifası sırasında iş yerinde zarara sebebiyet verip vermediği değerlendirilmeli, yüklenici çalışanının iş sahibine verdiği zararın kapsamı saptanarak zarar tarihindeki piyasa rayicine göre iş sahibinin zararı TL üzerinden belirlenmesi hususlarında daha önceki bilirkişilerden alınacak ek raporla veya yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile gerektiğinde yeniden keşif de yapılarak gerekçeli ve denetime elverişli rapor veya ek rapor alınmalı, iş sahibinin bu savunması mahsup savunması olarak değerlendirilerek hasarın fiziki seviye kapsamında olmadığı gözetilmeli, sonucuna göre iş sahibinin ispatlanan ödemeleri (sözleşmedeki kararlaştırmada ödeme anındaki merkez bankası efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanacağı kararlaştırıldığından iş sahibinin TL olarak yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki merkez bankası efektif döviz satış kurundaki karşılığı dikkate alınmalı) hak edişten düşülerek davacının bakiye iş bedeli talebi ve iş sahibinin mahsup savunması hakkında karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı sonucuna varılmıştır.Kabule göre de; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yüklenicinin ayıplı ve eksik işler ile kaza zararı toplamının 20.068,332 USD olduğu belirlendiği, iş sahibinin sözleşmedeki ödeme anındaki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacağı düzenlemesine göre toplam ödeme toplamının olduğu 123.344,02 USD tespit edildiği, iş bedelinin 153.400,00 USD olduğu gözetildiğinde mahkemenin kabulüne göre de davacının bakiye iş bedeli alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır.Yukarıda yazılı sebeplerden dolayı eksikliklerin tamamlanması amacıyla davacının diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,5-İstinaf talep eden tarafça istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,6-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,7-İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a-6 maddesi gereğince █████/2026 tarihinde KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.*Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır