Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, kooperatif üyeliğinden çıkarma kararının usulsüz tebligat, sahtecilik iddiaları ve aidat iadesi talebiyle iptali davasını ele alıyor.
Özet: Bu dava, davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılma kararının iptali talebiyle açılmış olup, davacı, parasal yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen haksız taleplerle karşılaştığını, çıkarılma kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve tebligat mazbatasındaki imzanın sahte olduğunu iddia ederken, davalı kooperatif ise davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, çıkarılma kararının ana sözleşme ve yasa gereği usulüne uygun tebliğ edildiğini, davanın süresinde açılmadığını ve kötüniyetli olduğunu savunarak, davacının ödediği aidatların iadesi talebinin de kooperatifin o dönemdeki mali durumu göz önüne alındığında mümkün olmadığını belirtmektedir.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/... Esas - 2026/...
T.C.SAKARYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2024/KARAR NO
: 2026/BAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı tarafın iddiaları; Davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine karşılık işyeri kendisine teslim edilmesinden sonra dayanağı belli olmayan parasal edimlerle karşı karşıya bırakıldığını, üyesi olduğu davalı kooperatifin davacıya ait işyerini sözleşmeye ve mevzuata aykırı şekilde tahliye ettirerek 3. kişiye teslim ettiğini, davalı kooperatife Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) nin █████/2013 tarih ve 2012/... Esas- 2013/... Karar sayılı ilamı ile kayyım heyeti atandığını, Davalı kooperatife Üsküdar 8.Noterliği'nin █████/20... tarih 027... yevmiye no'lu ihtarnamesini gönderdiğini, davalı kooperatifin de Sapanca Noterliği'nin █████/20... tarih ve 055... yevmiye no'lu ihtarnamesiyle cevap verdiğini, parasal yükümlülükleri içeren ilk isteme ilişkin tebligatın davacıya yapılmış olmasına rağmen ikinci isteme ve üyelikten çıkarılma kararının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, ayrıca birinci ve ikinci ihtarlarda ki borç miktarının farklı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, üyelikten çıkarılma kararına ilişkin Sakarya 2. Noterliği'nin █████/20... tarih ve 18....yevmiye no'lu ihtarnamesinin tebliğine ilişkin mazbatadaki imzanın davacıya ait olmadığını, bu hususta █████/2024 tarihinde Geyve Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayette bulunduklarını, geçerli ve usulüne uygun şekilde yapılmayan ve tebliğ edilmeyen ihtarnameler sonucu ihraç kararı verilemeyeceğini belirterek üyelikten ihraçına ilişkin genel kurul kararının iptalini ve terditli olarak davacının üyelik süresinde ödediği aidat bedellerinin çıkma payı alacağı olarak ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafın savunmaları; Davalı Kooperatifin 15.11.20... günü yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda alınan karar gereğince Kooperatife parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen diğer üyeler ile birlikte davalının üyelikten çıkarıldığını, Ortaklıktan çıkarılma kararının Ana sözleşme ve Kooperatifler yasası kuralları gereğince Sakarya 2. Noterliği aracılığı ile 184... yevmiye nolu ihtarname ile 19.12.2014 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edildiğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ödenmeyen aidatlar sebebiyle kooperatifin 2013 yılında iflas aşamasına geldiğini ve Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.01.2013 günlü, 2012... esas, 2013/... sayılı kararı ile kayyım atandığını, kooperatifin borçlarının kayyım yönetimi tarafından 2017 yılına kadar ödendiğini ve ortaklara dükkanlarının tapularının verildiğini, bu süreç içerisinde davacıya bir çok ödeme uyarısı ve ihtarname gönderildiğini ve neticede hakkında çıkarma kararı verildiğini, yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının çıkarma kararından 11 yıl sonra açtığı bu davasının kötüniyetli olduğunu, davacının ödediği miktarı ispatlamakla yükümlü olduğunu, ispat halinde ise çıkarılma tarihi itibariyle (2013 sonu 2014 yılı başı) kooperatifin alacak ve borçları ile yapım giderleri ve ortağın payına isabet eden masraflar düşüldükten sonra kalan bir şey var ise ancak onu talep edebileceğini, o tarihte iflas aşamasına gelmiş bir kooperatifte davacının talep edebileceği bir payının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Taraflar arasındaki anlaşmazlık
: davacının, davalı kooperatiften çıkarılmasına ilişkin 15.11.2014 tarihli olağanüstü genel kurul kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı, davanın süresinde açılıp açılmadığı, alınan kararın terditli olarak davacının ödediği aidat bedellerinin çıkma payı alacağı olarak davalı kooperatiften tahsilinin gerekip gerekmediği ve varsa miktarı hususları olduğu anlaşılmıştır.Davacı kooperatif tarafından kendisine (█████/2014 tarihli) iadeli taahhütlü mektup ile yapılan 10 gün süre içerir ilk ihtarnameden haberdar olduğunu ancak Sakarya 1 Noterliğinin █████/20... tarihli 18... yevmiye nolu 30 gün süre içerir ikinci ihtarnamesinden ve Sakarya 2. Noterliği'nin █████/20.. tarih ve 184.. yevmiye no'lu ihracın bildirilmesine ilişkin ihtarnameden haberdar olmadığını, █████/2024 tarihli ihtarnamenin tebliği mazbatasındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin █████/2014 tarihli Genel Kurul Kararının kararının iptali istemektedir.█████/2024 tarihli ihtarnamenin tebliği mazbatasındaki davacı adına atılı bulunan imzada sahtelik suçlaması ile tebligat memuru hakkındaki Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası incelenmiştir.Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/... Esas 2013/...K. Sayılı (kooperatife kayyım atanmasına ilişkin) dosya getirtilmiş incelenmiştir.Sakarya 1 Noterliğinin █████/20... tarihli 180... yevmiye nolu 30 gün süre içerir ikinci ihtarnamesi sureti getirtilmiştir.Ticaret Sicil müdürlüğünden kooperatifin tescil dosyası getirtilmiştir.Davalı kooperatiften kooperatif ana sözleşmesi, dava konusu genel kurul kararına ilişkin tüm evrak ile davacının ortaklığına ve ihracına dayanak tüm kayıtlar ve ihtarnameler ve kooperatifin tüm mali kayıtları istenmiştir.█████/20... tarihli Genel Kurul toplantı tutanağı ve hazirun listesi incelendiğinde davacının ihracına ilişkin kararın alındığı bu genel kurulda davacıyı temsilen kiracısı ....'nin katıldığı görülmüştür.Davacıya gönderilen ödeme talepli ihtarnamelerin incelenmesinde aynı miktarları ve yasal süreleri içerdiği , usulüne uygun olduğu görülmüştür. Davacı ilk ihtarnameden haberdar olduğunu belirtmiş, ikinci ihtarnamenin de davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacıya borç ödenmesine yönelik ihtarnamelerin tebliğ edildiği, bunun aksine bir delil ortaya konmadığı görülmektedir. Dolayısıyla Parasal yükümlülüklere ilişkin ihtarlar geçerli kabul edilmiştir. Davacının tebligatta sahtecilik iddiası ihraç kararının tebliğine ilişkin olan █████/2024 tarihli ihtarname hakkındadır.Davacının ihracı sonrasında 2015 yılı genel kurulu toplantısında çıkma paylarının ödenmesi hususunda bir karar olup olmadığı hususu araştırılmış, 2015 yılı genel kurul toplantı kayıtları istenmiş, Kooperatif Kanunu 17. Madde ve Tip Sözleşme 15. Madde Hükümlerine göre yapılmış bir hesaplama olup olmadığının ve davacının ayrıldığı yıl bilançosuna göre masraf listesi düştükten sonra ödenmesi kararlaştırılan ayrılma payı bulunup bulunmadığı araştırılmıştır.Kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi raporunda ihraç tarihi itibariyle kooperatifin borca batık olduğu belirtilmiştir.Kooperatiflerde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların Kooperatifler Kanunu'nun 27 nci maddesindeki prosedüre uyularak kooperatiften çıkarılmasına karar verilebilmektedir. Ortağın parasal yükümlülüklerinden kasıt "sermaye borcu", "ek ödemeler" ve "sair ödemeler"dir. Sair ödemeler "bir defalık veya dönemli ödemeler olup, giriş ödentisi, yıllık ödenti ve birtakım taksitler" olarak ifade edilebilir (Özge Örnek, Yargıtay Kararları Işığında Kooperatif Ortaklarının Hakları, Yükümlülükleri ve Sorumlulukları, Ankara 2020, s. 56).Yerleşik içtihat ve uygulamalarda; aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması ve aidat borcu bulunup bulunmadığını takip etmemesi üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, başka bir anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsediği ve eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı, böyle bir ortağın açtığı davanın da TMK'nın 2 nci maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına aykırı olduğu ilke olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2022/6-1054 Esas ███████ Karar)4721 sayılı Kanun'un Dürüst davranma başlıklı 2. maddesinde yer alan;...Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz... şeklindeki hüküm ile herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken makul ve dürüst bir kimseden beklenilen objektif davranışa uygun biçimde hareket etmekle yükümlü olacağı düzenlenmiştir. Hukuki işlemlerin kurulmasında, yorumlanmasında ve tamamlanmasında dürüst davranma ilkesi oldukça önemlidir. Ayrıca hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığını belirleme noktasında da dürüstlük kuralının önemli bir işlevi bulunmaktadır. Bir başka ifadeyle hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı belirlenirken somut olayın şartları dürüstlük kuralı dikkate alınarak değerlendirilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/6-891 Esas ███████ Karar)Dürüstlük kuralına veya hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı bir davranış, doğrudan hakkın mevcudiyetini ortadan kaldırdığından bir itiraz teşkil eder. Bu nedenle, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden hâkim, dürüstlük kuralına aykırı, hakkın kötüye kullanılması oluşturan davranışı tespit ediyorsa, ilgili tarafından ileri sürülmemiş olsa bile, kendiliğinden (resen) bunu dikkate almalıdır (Mustafa Dural/Suat Sarı: Türk Özel Hukuku, 13. Baskı İstanbul 2018, s. 261-262).Somut olayda davalı kooperatifin borçları sebebiyle mali açıdan zor duruma düşmesi ve borca batık olması sonrasında ortaklarından ek mali yükümlülükler istediği, davacının bu ek yükümlülükleri yerine getirmemesi üzerine Davalı kooperatifin davacıya █████/2014 tarihli iadeli taahhütlü mektupla ilk ihtarnameyi ve ödeme yapılmaması üzerine ardından Sakarya 1 Noterliğinin █████/2014 tarihli 18082 yevmiye nolu ikinci ihtarnameyi gönderildiği, bu ihtarnamelerin usulüne uygun olduğu ve davacıya tebliğ edildiği, ikinci ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine █████/20.. tarihli genel kurul kararı ile davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği, bu genel kurula davacının kiracısı olan ....'nin katılarak hazirun listesini imzaladığı, kooperatifçe ortaklardan ek ödeme talep edilmesinin ve bu kapsamda davacıya gönderilen ihtarnamelerin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğu, davacının ödeme yapmaması üzerine Kooperatifler kanunun 27 maddesi kapsamında davacının üyeliğinin sonlandırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca ihraç kararının alındığı genel kurula davacının kiracısının katılması ve ihraç sonrasında davacının kiracısının tahliye edilmiş olması ve dolayısıyla davacının kira gelirinin sona ermesi gerçeği karşısında davacının ihraçtan haberdar olduğunun kabulünün gerektiği, davacı tarafın gerek dava dilekçesindeki gerekse savcılığa verdiği █████/2024 tarihli şikayet dilekçesindeki anlatımının bu kabulü doğruladığı, dolayısıyla davacının ihraç kararından 2015 yılından itibaren haberdar olduğu değerlendirilmiştir. Davacı bu tarihten sonra kooperatif ile hiçbir ilişkiye girmemiş, mali yükümlüklerini sorma ve yerine getirme yolunu seçmemiş, üyeliğinin akıbeti hakkında bir araştırma ve soruşturma yapmamıştır. Davanın tarihi 2024 dür. İhraç kararından itibaren 10 yıla yaklaşan uzun bir süre geçmiş bulunmaktadır. İhraç tarihinde kooperatifin borca batık olduğu ve davacının aksine ek mali yükümlülüklerini yerine getiren ortaklar sayesinde borçlarını ödeyebildiği ve iflastan kurtulduğu anlaşılmaktadır.Yukarıda belirtildiği üzere; mali yükümlülüklerinin olduğunu bildiği ancak kasten yerine getirmediği bir kooperatifte davacı ortağın uzun süre kooperatife uğramaması ve mali yükümlülüklerini takip etmemesi, kooperatifin borçlu olduğu dönemde sessiz kalması karşısında davacının üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, başka bir anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsediği ve eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı, bu haliyle davacı ortağın açtığı davanın da TMK'nın 2 nci maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.İhraç kararının tebliğine ilişkin mazbatadaki imzanın davacıya ait olmaması; aradan 10 yıl gibi uzun bir süre geçmesi ve yukarıda belirtilen tespit ve değerlendirmeler karşısında davacının iyiniyetli olma ve dürüst davranma yükümlülüğünü bertaraf etmeyecektir.Bu sebeple davacının ihraç kararının iptali istemi kabul görmemiştir. Davacının terditli talebi ayrılma payının ödenmesidir. Yapılan bilirkişi incelemesine ve getirtilen kayyım dosyası kapsamına göre davalı kooperatif ihraç kararı tarihinde borca batık durumdadır. Dolayısıyla davacıya ödenebilecek bir çıkma payı bulunmamaktadır. Bu itibarla ayrılma payı talebi de reddedilmiştir.Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davacının ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin █████/20... tarihli Kooperatif Genel Kurulu Kararının iptali ile terditli olarak çıkma payı alacağının tahsiline yönelik taleplerine ilişkin DAVANIN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın peşin harçtan mahsubu ile eksik 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 110,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.110,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava konusuna göre AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine,7-Karar tebliğ giderleri düşüldükten artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdır