Nakliye kazası sonucu hasar gören emtianın sigorta tarafından ödenen bedelinin taşıyıcıdan rücuen tahsili için açılan itirazın iptali davasına ilişkin Konya BAM istinaf kararı.
Özet: Davacı sigorta şirketi, davalı taşıyıcının sebep olduğu trafik kazasında sigortalısına ait emtiada oluşan hasar bedelini ödedikten sonra, taşıyıcının sorumluluk sigortasından tahsil edilen miktar dışında kalan 132.855,46 TLlik bakiye zararı rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmekte; davalı taşıyıcı ise söz konusu bakiye alacağın gerçek hasar bedelini aşan, sigortacı ile sigortalısı arasındaki poliçe şartlarından kaynaklanan ek bir bedel olduğunu ve bu bedelin kendisinden rücuen istenemeyeceğini ileri sürmektedir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)KATİP
: ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ... Esas ... KararDAVACI
: ........VEKİLİ
: Av.....DAVALI
: ........VEKİLİ
: Av.....İHBAR OLUNAN
: ........VEKİLİ
: Av.....DAVA
: İtirazın İptaliİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile dava dışı ........ ve ........ arasında 17.05.2023 başlangıç,19.02.2024 bitiş tarihli, ........ poliçe nolu ile ........ Poliçesi keşide edildiğini, sigortalı firmaların satmış olduğu ambalaj malzemeleri firmanın Bursa'daki tesisinden yüklenerek, alıcıların Konya ve Gaziantep'teki adreslerine teslim edilmek üzere davalı şirkete ait ........ plakalı çekici ve ........ plakalı römorka yüklendiğini, alıcılarına sevk edildiğini, emtia'nın nakliyesini davalı şirket üstlendiğini, taşıyıcı sıfatı ile hareket eden nakliyeci davalı tarafından 07.08.2023 tarih ........ ........ nolu fatura düzenlendiğini, davalı şirkete ait ........ plakalı çekici ve ........ plakalı römork ile taşınan emtianın 3434,50 kg'ı Konya ilinde alıcısına teslim edildikten sonra, davalı şirkete ait araç Ereğli yolu üzerinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması ve yan yatması neticesinde tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza yerinden toplanan emtia sigortalı şirketin fabrikasına getirildikten sonra 21.08.2023 tarihinde sigortalının fabrika sahasında ekspertiz yapılmak üzere gidildiğini, ancak emtianın tasnifi yapılmadığı için 22.09.2023 tarihinde ikinci kez ekspertiz yapılmak üzere gidildiğini, alınan ekspertiz raporundan da görüleceği üzere hasar konusu emtia marka baskılı ürün ambalaj etiketleri ve yarı mamul yüzey temizlik havlusu olduğunu, yapılan tasnif sonucunda sadece 296,8 kg ........ olarak tanımlanan ambalaj malzemesi hasarsız olarak ayrılmış, bunun dışında ki ürünlerin tamamında ezilme, soyulma olduğu görüldüğünü, ürünlerin hijyen ürünleri olması sebebiyle ve sovdaj satışının gerçekleşmediğini, sovdaj bedeli olan 5.500 TL'nin tenzil edildiğini, hasarlı emtia için yapılan hasar hesaplaması neticesinde 980.922,72 TL hasar bedeli █████/2023 tarihinde davacı şirket tarafından sigortalıya ödendiğini, davalı şirketin taşıyıcı sorumluluk sigortası kapsamında ........ A.Ş.'den 848.067,26 TL tahsil edildiğini, bakiye kalan 132.855,46 TL'nin ödenmesi davalıdan talep edildiğini fakat ödenmediğini, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile davalıya ödeme emrinin tebliğ edilmesine rağmen davalının borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davacı sigorta şirketinin sigortalıya ödediği hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ........'nın davadan haberdar edilmesi gerektiğini, ........ şirketi ile davalının ........ arasında taşıma anlaşması yapıldığını, ancak taşıma esnasında meydana gelen kaza sonucunda hasar gören mallara ilişkin bir tazmin gereği ortaya çıktığını, davalının sigorta poliçesi ile bağlı olup anlaşmış olduğunu, ........ şirketi tarafından dava konusu zarar gören malların tazmini konusunda bütün ödemelerin yapıldığını, bu hususta ........ Şirketine önce ........ tarafından ödeme yapıldığını, sonrasında davalının sigortalısı olduğu ........ şirketine başvurulduğunu, ........ Şirketi de bu hususta kendisine yapılan talebi incelediğini, hasar bedeli olarak belirtilen tutar ........ şirketine yatırıldığını, davacı huzurdaki davasında ortaya çıkan uyuşmazlık olarak kendi sigortalısı ile yapmış olduğu ve kendi aralındaki anlaşmayı dayanak olarak gösterdiği %10 arttırım bedelinden kaynaklandığını, ancak bu hususta hasar hesaplamasına dahil edilen ve kesinlikle hasar gören mallara ilişkin olmayan ek bedelin sebebi hasardan veya başkaca herhangi bir dayanaktan yoksun olarak kendi aralında yaptıkları poliçeye bağlı olarak talep edildiğini, TTK ve diğer sair mevzuatta rizikonun gerçekleşmesinden sonra kusuru olan tarafa rücu edilebilecek bir alacak kapsamında olmadığını, ekspertiz raporuna ve ........ - ........ tarafından yapılan hasarın hesaplamasında da hasar gören mallara ait hasar tazminatının tamamının sigorta şirketine ........ tarafından ödendiğini, bu hususta davalının hiçbir borcunun bulunmadığını, davanın ........ A.Ş.'ye ihbarı ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının, davacı şirket ile dava dışı ........ ve ........ A.Ş. arasında sigorta poliçesi keşide edildiği, sigortalı firmanın satmış olduğu ambalaj malzemelerinin firmanın Bursa'daki tesisinden yüklenerek, alıcıların Konya ve Gaziantep'teki adreslerine teslim edilmek üzere davalı şirkete ait ........ plakalı çekici ve ........ plakalı römorka yüklendiğini, alıcılarına sevk edildiğini, emtia'nın nakliyesini davalı şirket üstlendiğini, taşıyıcı sıfatı ile hareket eden nakliyeci davalı tarafından 07.08.2023 tarih ........ ........ nolu fatura düzenlendiğini, davalı şirkete ait ........ plakalı çekici ve ........ plakalı römork ile taşınan emtianın 3434,50 kg'ı Konya ilinde alıcısına teslim edildikten sonra, davalı şirkete ait araç Ereğli yolu üzerinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması ve yan yatması neticesinde tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza yerinden toplanan emtia sigortalı şirketin fabrikasına getirildikten sonra 21.08.2023 tarihinde sigortalının fabrika sahasında ekspertiz yapılmak üzere gidildiğini, ancak emtianın tasnifi yapılmadığı için 22.09.2023 tarihinde ikinci kez ekspertiz yapılmak üzere gidildiğini, hasarlı emtia için yapılan hasar hesaplaması neticesinde 980.922,72 TL hasar bedeli █████/2023 tarihinde davacı şirket tarafından sigortalıya ödendiğini, davalı şirketin taşıyıcı sorumluluk sigortası kapsamında ........ A.Ş.'den 848.067,26 TL tahsil edildiğini, bakiye kalan 132.855,46 TL'nin ödenmesi davalıdan talep edildiğini, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, █████/2025 tarihli raporda sonuç olarak; ........ plakalı 2009 model Mercedes-Benz Marka Çekici Tır ve buna bağlı ........ plakalı Yarı Römork dorse sürücüsü ........'ın bu kazanın oluşumunda %100 oranında tam kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının kalan 132.855,46 TL'lik kısmı için 6102 sayılı kanunda düzenlenen halefiyet ilkesi gereği rücu yolu ile tazminat talebinde bulunduğu, anlaşılmakla, halefiyet ilkesi gereği yapılmış olan ödemelerin tam kusurlu nakliye firmasına rücu edebileceği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davanın KABULÜNE, Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile 132.855,46 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden TAKİBİN DEVAMINA" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarına rağmen yerel mahkemece itirazlarının reddedildiğini ve eksik rapora dayanarak dosyanın karara çıkarıldığını, yerel mahkemenin taleplerini ne gerekçeli kararda ne de daha öncesinde hiç irdelemediğini ve hukuki değerlendirme taleplerinin es geçildiğini, verilen kararı kabul etmemekle birlikte %10 kısmından sorumlu oldukları kabul edilse dahi bu gibi durumlar için müvekkili şirket kendini sigorta poliçesi ile sigortalattığını, bu nedenle müvekkilinden talep edilen bu tutarın TTK ve Sigorta sözleşmeleri gereği ilk sorumlusunun ihbar olunan ........ şirketi olduğunu, dava konusu tutarın bu haliyle kabulü gerekse dahi ödeme yapması gereken tarafın sigorta şirketi olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.Dava, TTK 1472. Maddesi gereğince, emtia sözleşmesi ile sigortacı bulunan davacının ödediği bedeli, zarara neden olduğu belirtilen taşıma sözleşmesinin tarafı da olan davalı taraftan tahsili talebine ilişkin icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.Mahkemece verilen karar, davacı tarafından istinaf edilmiştir.Dava, Türk Ticaret Kanununun TTK 1472 maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuan tahsili amaçlı istemine ilişkindir.Halefiyete dayalı rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onunu halefi olarak sigortacı tarafından açılması olduğundan, sigortalı ile ona zarar veren arasındaki yasal hükümlere göre görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Bkz. YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ██████████ ESAS, █████████ KARAR sayılı ilamı)Emtia nakliye sigortası, mal veya yüklerin herhangi bir vasıta ile bir yerden diğer bir yere taşınması esnasında uğrayabileceği zararları temin eden bir sigorta türü olmakla, mal sahibinin rizikolarını teminat altına almaktadır.Türk Ticaret Kanunun 1472 sayılı maddesinde; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.(2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.";Aynı kanunun 875. Maddesinde "(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.(2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.(3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun.";877/1 . Maddesinde ise "(1) Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz." düzenlemelerine yer verilmiştir.Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.Yazılı yasa hükümleri ışığında somut olayda,Davacı sigorta ile dava dışı ........ Arasında █████/2023başlangıç, █████/2024 bitiş tarihli "........ Poliçesi" düzenlendiği, dava dış şirkete ait emtianın davalı nakliye şirketince taşınması esnasında meydana gelen trafik kazasında dava dışı şirkete ait ürünlerin zarar gördüğü, belirtilen poliçe kapsamında, davacı sigorta tarafından, dava dışı şirkete toplam 980.922,72 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin, 848.067,26 TL'sinin davalı şirketin Nakliyat Sorumluluk Sigorta Poliçeni kesen dava dışı ........ Tarafından davacı sigorta şirketine ödendiği, davacı tarafça bakiye 132.855,46 TL yönünden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, görülmüştür.Davacı sigorta tarafından sigortalısına yapılan ödemede dikkate alınan █████/2023 tarihli Ekpertiz Raporunda, zarar gören emtianın ve zararın belirlendiği, buna göre zararın toplam 896.747,93 TL (89.244,28 + 807.503,65 ) olduğu, belirlenen zarara, davacı sigorta ile dava dışı şirket arasında düzenlenen ........ Poliçesinde "Bedel Artış Teminat" klozu ile belirlenen 89.674,79 TL %10 bedel artışı yapıldığı, anlaşılmakta olup;Uyuşmazlık esas itibariyle, söz konusu %10 bedel artışı ile yapılan ödemeden davalı nakliyat şirketinin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davalı taşıyıcının meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olduğu açıktır. Buna göre davalı nakliyecenin, davacı sigorta ile dava dışı şirket arasında düzenlenen poliçede kararlaştırılmış %10 teminat artışınından sorumlu tutulması mümkün değildir.Gerçek zarardan sorumlu olan davalı nakliye şirketinin, kendi sigortacısı tarafından yapılan ödeme ve 5.500,00 TL sovtaj bedelinin tenzilinden sonra 43.180,67 TL ile sorumlu tutulması gerekir iken, bakiye miktarın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamıştır. İtiraz yerindedir.Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;1-Davanın KISMEN KABULÜ ileTakibin 43.180,67 TL yönünden, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile DEVAMINA,İlk Derece Yargılaması Yönünden;2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.949,67 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.911,95 TL harcın mahsubu ile kalan 37,72 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 2.911,95 TL peşin harç toplamı olan 3.339,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 131,50 TL tebligat ve posta gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 12.131,50 TL yargılama giderinin kabul olunan miktara oranla hesaplanan 3.072,17 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan toplam 210,00 TL tebligat ve posta giderine ilişkin yargılama giderlerinin ret olunan miktara oranla hesaplanan 156,82 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine 43.180,67 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı lehine 43.180,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600,00 TL yargılama giderinin, 911,66 TL'sinin davalıdan, 2.688,34 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine,İstinaf Yargılaması Yönünden;10-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,11-Davalı tarafından istinaf başvuru gideri olmak üzere yapılan 1.683,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,12-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,13-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,14-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.█████/2026.....Başkan...e-imzalı.....Üye...e-imzalı.....Üye...e-imzalı.....Katip...e-imzalıBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.