İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, doğrudan iflas davasında icra emrinin tebliği ve davalı şirketin yabancı yetkili temsilcisine yapılan tebligatın usulüne uygunluğu sorununu inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bir şirketin, mahkeme ilamına dayalı borcunu icra emrine rağmen ödememesi nedeniyle İcra ve İflas Kanununun 177/4. maddesi uyarınca iflasına karar verilmiş; davalı taraf, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, şirketin yurt dışındaki asıl yetkilisinin tespit edilerek dinlenmediği ve dolayısıyla usul kurallarına aykırı hareket edildiği gerekçesiyle bu kararı istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas(İİK 177))
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı şirket ve dava dışı ... aleyhine açılan alacak davası sonucunda İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile hüküm altına alınan alacakların tahsili amacıyla ilamın Erzurum 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icraya konularak icra emrinin tebliğ edildiğini, ancak davalı şirket tarafından bugüne kadar ödeme yapılmadığını, alacağın ise dava tarihi itibariyle 6.574.784,98 TL olduğunu belirterek ilama müstenit alacağın icra emriyle istenildiği halde ödenmemiş olması nedeniyle davalı şirketin İİK.m.177/4 maddesi uyarınca iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan davanın usulden reddi gerektiğni, İİK'nun 177. maddesinde yer alan hiç bir durumun eldeki davada mevcut olmadığını, icra emrine konu ilamın halihazırda İstanbul BAM 19. Hukuk Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyasında kayıtlı olup istinaf incelemesinde olduğundan sonucun bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin yetkilisi, başkanı, temsilcisi, yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkanının ... II olup adresinin ise, ... - LUKSEMBURG olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin yetkilisi, başkanı, temsilcisinin ve yönetim kurulu başkanının mahkemede hazır olması için işbu tüzel kişiye müzekkere yazılarak celbi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
:
İlk derece mahkemesince; icra müdürlüğü dosyasında icra emrinin usulünce tebliğ edildiği, ancak ödemenin yapılmadığı, tehir-i icra kararının olmadığı, sicil kayıtlarına göre davalı şirketin yetkilisinin "..." şirketi olduğu, bu şirket adına hareket eden gerçek kişi...'a İİK'nun 177. maddesi uyarınca meşruhatlı davetiye çıkarıldığı, duruşma günü hazır olan adı geçenin dinlendiği, davalı şirket vekili, ...'ın yetkili sayılmayacağını, Lüksemburg'da mukim... Bakanlığı aracılığı ile tebligat yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, bu istemin, iflas istemli yargılamayı sürüncemede veya sonuçsuz bırakmak amaçlı görüldüğü, TTK'nun 359/2 maddesine göre, şirketin yetkilisinin bir tüzel kişi olması halinde, onun adına hareket edecek gerçek kişinin sicilde tescil ve ilanının yasal zorunluluk olduğu, somut olayda ise...'ın, sicil kayıtlarına göre yetkili tüzel kişi adına Türkiye'de hareket eden kişi olduğundan ona yapılan tebligatın yeterli görüldüğü, davalı yanında katılan feri müdahil ... vekili iflas koşulları oluşmadığını ileri sürmüş ise de, esasa etkisi olan somut bir gerekçenin ileri sürülmediği, sonuç olarak, icra emrinin tebliğine rağmen ödeme yapılmadığı, ilanların yapıldığı, yetkilinin çağrıldığı, doğrudan iflas koşullarının oluştuğu gerekçelerine istinaden davalı şirketin İİK'nun 177/4 bendi uyarınca iflasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin yetkilisi, başkanı, temsilcisi, yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkanının ... olup adresinin ise, ... LUKSEMBURG olduğunu, söz konusu yabancı menşeili şirketin temsilcisi olup müvekkil şirketin yetkilisi, yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyesi ve/veya/ ortağı olmayan ...'ın mahkemeye celbinin usul ve yasaya uygun olmadığını, bu nedenle yurt dışında yerleşik ...'a usulüne uygun tebligat yapılarak mahkemede dinlenmesi gerekirken bu husus atlanarak hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dava, İİK'nun 177. maddesi uyarınca doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
İşbu eldeki iflas davası, İİK'nun 177/1-4. bendi uyarınca, ilama müstenit alacağın icra emri ile istenildiği halde ödenmemesine dayalı olarak açılmıştır.
Mahkemece, doğrudan iflas koşullarının oluştuğundan bahisle davalı şirketin iflasına karar verilmiş olup hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK'nun 177/1-4. bendi kapsamında dayanılan iflas sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediği, buna göre davalı şirketin doğrudan doğruya iflasına ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2004 sayılı İİK'nun 177. maddesinde "Doğrudan Doğruya İflas Halleri" üst başlığı altında alacaklının talebi ile evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas halleri düzenlenmiştir. İşbu eldeki davanın dayanağı da olan maddenin 4. bendinde "İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılır." denmiştir. Bu maddedeki ilam kavramından her türlü ilamı değil, para ve teminat alacaklarına ilişkin ilamları anlamak gerekir.
İİK'nun 177/1-4 bendi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek olmasa da, takibin dayanağı ilam için icranın geri bırakılması kararı alınması halinde ilamın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekir.
Alacaklı, doğrudan doğruya iflas davasında alacağının varlığını ispat etmek zorundadır. Bundan başka, alacaklı dayandığı doğrudan doğruya iflas sebebini de ispat etmekle yükümlüdür (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, s.1153).
Takibin dayanağı olan İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacının asıl ve birleşen davanın davacısı olduğu, davalı şirketin ise asıl ve birleşen davanın davalısı olduğu, asıl davada davalı şirket ile birlikte ayrıca Mehmet Köseoğlu'nun da davalı olduğu, avukat olan davacının asıl ve birleşen dava ile, danışmanlık sözleşmesinden kaynaklı alacak talebinde bulunduğu, yapılan yargılama neticesinde, asıl dava bakımından, 76.340,00 TL'nin davalı şirketten, 7.925,00 TL'nin davalı Mehmet Köseoğlu'ndan ve 2.180,00 TL'nin ise her ikisinden müştereken ve müteselsilen faizi ile tahsiline; birleşen dava bakımından, davanın kısmen kabulü ile, 3.721.725,00 TL'nin davalı şirketten faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin 656.775,00 TL istemin reddine dair karar verilmiştir. İşbu karar hem davacı hem de davalı şirket tarafından istinaf edilmiş ise de, istinaf başvurusunun sonuçlanmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı Erzurum 2. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyasında █████/2024 tarihinde ilamlı icra takibine konu edilmiş olup icra emri davalı borçlu şirkete tebliğ edilmiş ise de, bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, İİK'nun 177/1-4 bendi uyarınca davalı şirket yetkilisi olarak ...'a meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, duruşmada hazır bulunan adı geçen kişi beyanında, davalı şirketin yetkilisi olmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili, ...'ın, müvekkili şirketin yetklisi olmayıp temsilcisi olduğunu, bu nedenle yetkili olan yurt dışında yerleşik ...'ın, usulüne uygun tebligat yapılarak mahkemede dinlenmeden hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Ticaret sicil kayıtlarına göre, davalı şirketin yetkilisi .... olup onun adına hareket eden gerçek kişi olarak ... gösterilmiştir. Davalı şirketin █████/2024 tarihli genel kurul kararı uyarınca, yönetim kurulu üyesi olan ....'ın şirketi temsile yetkili olarak seçildiği, ...'ın ise onun adına hareket edeceği ve münferiden temsile yetkili olduğu belirtilmiştir. Ayrıca bu genel kurul kararına dayalı alınan yönetim kurulu kararı ile, bu yabancı şirketin gerçek kişi temsilcisi olarak atanan ...'ın şirket kaşesi veya unvanı altında atacağı münferit imzası ile şirketi her konuda ve en geniş şekilde temsil ve ilzam edeceği kararlaştırılmıştır. Buna göre, İİK'nun 177/1-4 bendi uyarınca beyanlarının alınması amacıyla davalı şirket yetkilisi olarak ...'a meşruhatlı davetiye tebliğinde bir isabetsizlik görülmemiş olup davalı vekilinin bunun aksine istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Somut olayda, İİK'nun 177/1-4 bendi uyarınca ilama müstenit alacağın icra emriyle istenildiği halde ödenmediği, takibin dayanağı ilam kesinleşmemiş ise de, icranın geri bırakılması kararının bulunmadığı, davacının iflas avans ve giderlerini yatırdığı, iflas ilanlarının yapıldığı, davalı şirket yetkilisi olarak ...'a İİK'nun 177. maddesi kapsamında beyanlarının alınması amacıyla tebligat çıkarıldığı ve adı geçenin duruşmada beyanlarının alındığı anlaşılmakla Mahkemece davalı şirketin İİK'nun 177/1-4 bendi gereği iflasına karar verilmesi isabetli olup davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164/2. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!