Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, bankanın şirket hesabından sahte imza ile yapılan nakit çekimlerden doğan sorumluluğu ve ortak tarafından açılan tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini değerlendirmektedir.
Özet: Bir şirket ortağı olan davacı, çift imza yetkisi gerektiren şirket hesabından, diğer ortağın imzasını taklit ederek nakit çeken ortağa bankanın gerekli denetimi yapmadan ödeme yapması sonucu şirketin zarara uğradığı iddiasıyla bankaya karşı tazminat davası açmış; bankanın kusurlu davranışları nedeniyle şirketin uğradığı zararın TTK 555 uyarınca şirkete ödenmesini talep etmişken, ilk derece mahkemesi, imza benzerliği ve portföy yöneticisi teyidi nedeniyle bankayı kusurlu bulmayarak, ayrıca diğer şirket yetkilisinin uzun süre şikayette bulunmamasını dikkate alarak davanın reddine karar vermiş, davacı ise bu kararı şirketin zararının tazmininin şirket ortağı tarafından talep edilebileceği gerekçesiyle istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARARİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ███████ Esas ███████ KararDAVA
: Tazminat ( Banka Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.DAVADavacı dava dilekçesinde özetle; Davaya konu ... ... Sti'nin ortağı olduğunu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Soruşturma sayılı dosyasında diğer ortak ve temsile müşterek yetkili müdürlerden dava dışı ... tarafından ... ... Şubesine hitaben yazılmış nakit ödeme talimatlarında müşterek yetkili diğer şirket müdürü ...'ın imzası taklit edilerek şirket hesabından nakit para çekildiğinin bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğunu, söz konusu bu paraların şirket hesaplarında olmadığı gibi şirket defterlerinde de olmadığını, savcılık dosyasına göre davalı bankanın ... Şubesine yazılmış en az 8 talimatta sahte imzası olduğunun tespit edildiğini, davalı bankadaki deliller ile gerçek zararın miktarı belli olacağından belirsiz alacak davası açtığını, davalı bankanın, çift imza ile temsili olan şirketin diğer imza yetkilisinin imzasını kontrol etmeden, yetkili ...'a adına atılmış imzaları içerir talimatlar geldiğini bildirmeden sahte/taklit imza ile ... ... Şti'nin hesabındaki paraları ağırlıklı olarak diğer müdürün şahsına ödemekle yasal sorumluluklarını ihlal etmiş olduğunu, davacının, şirkette pay sahibi olarak davalı bankanın kusurlu hareketleri nedeniyle zararı olduğunu, HMK m.107 hükmü gereğince şimdilik 1.000,00-TL'nin, zararın doğduğu tarihlerden itibaren, talebin kabul görülmemesi halinde ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TTK m.555'e göre dava dışı ... ... Şti'ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı borçlu ... ... Şti.'ne sözleşmeye istinaden krediler kullandırıldığını, dava dışı borçluların takibe konu 250.000,00 TL'lik bonoyu imzalayarak bankaya verdiğini, bankaya 9 adet ödeme talimatı verildiğini ve davacı tarafın ...'a yapılan ödeme talimatlarını davaya konu ettiğini, davacının, davaya konu ödeme talimatlarının verildiği tarihte şirket ortağı olmadığını, █████/2016 tarihli TSG kayıtlarında şirket ortaklığına geçmiş olduğunu, █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda dokuz adet ödeme talimatında ... adına atılı imzaların genel görünüşleri, yapı, şekil ve karakterleri bakımından benzerlikler bulunduğunu, gişe işlemlerinde yoğunluk dolayısı ile imza incelemesinin kısıtlı olduğunu, talimat ile sirkülerdeki imzaların benzer olduğunu, incelenen dekont ve belgelerde portföy yöneticisinin teyit imzasının bulunduğu ve üzerinde teyit notu olduğunu, bankanın kendisinden beklenen gerekli tetkikleri yaptığını, dava dışı şirketin bankaya borcunu ödeyemediğini, şirket ve yetkilileri olan kefiller hakkında icra takibine geçildiğini, anılan şirketin ticaret sicil kayıtlarında halen faal görünse de piyasa borçlarından ötürü fiili olarak faaliyette olmadığını, danışıklı ve muvazalı olduğu açık davadaki sahteciliğe yönelik iddiaların haksız olduğunu beyan ederek, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; banka talimatlarında para ödenen kişinin 2015 tarihinde şirketin yetkilisi olan ... olduğu, diğer şirket yetkilisi olan ...'ın bu para çekme işlemlerine karşı 2015 yılından 2019 yılına kadar herhangi bir şikayetinin bulunmadığı, davacının ise 2016 yılında şirkete ortak olduğu, ödeme talimatlarında portföy yöneticisinin imzasının ve teyid -uygundur- ibaresinin bulunduğu, davalı bankanın imza yönünden kendi ellerinde bulunan imza ile karşılaştırma yapmasında ve imza benzerliği hususunda kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceği varsa para aktarımı yönünden muhatabın şirket yetkilisi olabileceği ve zarar yönünden husumetin ona karşı yönetilebileceği kaldı ki davanın TTK 555. madde temeline dayanarak açıldığı ve bu madde yönünden (diğer şirket yetkilisinin yönetici sıfatı nedeniyle şirket zararından ) sorumlu olabileceği gerekçesiyle; "davanın reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK uyarınca hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu, TTK 555. maddesine göre pay sahibi ortak tarafından şirket zararının talep edilebileceğini, şirkete ödenmesinin istenebileceğini, aktif dava ehliyeti bulunduğunu, sahtecilik eylemini gerçekleştiren ... adına Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama bulunduğunu, delillerinin toplanmadığını, imzaları kontrol etmeden teyit almadan ödemeleri yapan ve özen kurumu olan bankanın en hafif kusurlarından bile sorumlu olduğunu, TTK 555 maddenin dar yorumlanmasının hatalı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava; dava dışı ... İnşaat Kerestecilik ... Ltd. Şti.'nin, davalı bankada bulunan hesabından para çekilmesine ilişkin talimatta yer alan yetkili imzalarından birinin sahte olması nedeniyle şirketin uğradığı zararın, haksız fiil sorumluluğuna dayalı şirkete tazmin edilmesi istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;Davacı şirket ortağı, TTK m. 555/1'e göre, şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir, hükmüne dayalı olarak somut olayda; davalı bankanın, çift imza ( ... ve ...) ile temsil edilen dava dışı şirketin diğer imza yetkilisinin imzasını kontrol etmeksizin, yetkililerden ... adına atılmış sahte imzalar içerir şekilde gönderilen ödeme talimatları uyarınca, sahte/taklit imza ile ... İnşaat Kerestecilik ... Tic Ltd. Şti'nin hesabındaki paraları ağırlıklı olarak diğer müdürün (...) şahsına ödemek suretiyle özen borcuna aykırı davrandığını, bu suretle ortağı olduğu şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek zararın dava dışı şirkete ödenmesi istemiyle elde ki davayı açmıştır. Mahkemece, davalı bankanın, işbu talebe ilişkin pasif dava ehliyeti (husumet) bulunmadığından bahisle dava şartları yönünden usulden davanın reddine ilişkin karar verilmiştir.Hemen belirtmek gerekirse TTK'nın 555/1 maddesi düzenlemesinde; " şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir, pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler" hükmüne yer verilmiştir. Bu madde hükmünden ve hükmün ele alınış biçiminden, davalı tarafta, şirkete eylem ve işlemleriyle zarar veren " Yönetim kurulu Üyeleri, Yöneticiler ve Müdürler ile Tasfiye Memurlarının" yer alması gerekliliği anlaşılmaktadır.Somut olayda, davacı ortak tarafından, davalı bankaya yöneltilen ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış olarak açıklanan eyleme dayalı talep edilen tazminatın, TBK'da düzenlenen " Haksız Fiil" sorumluluğundan kaynaklandığı ve bizzat zarara uğradığı ileri sürülen şirket tarafından işbu davanın, davalı bankaya yöneltilmesi gerekeceği açıktır.Hal böyle olunca, her ne kadar mahkemece, davacı ortağın, TTK'nın 555/1 maddesi uyarınca, ortağı olduğu şirketin uğradığı zararın tazmini ile şirkete ödenmesi amacıyla açtığı davada, davalı bankanın, pasif dava ehliyeti (husumet) bulunmadığından söz edilerek davanın usulden reddine yönelik yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş ise de, az yukarıda açıklandığı üzere TTK 555/1 maddesi kapsamında ortağın, şirket zararının tazmini istemli dava açarak zararın şirkete ödenmesi talebinde bulunma hakkı yukarıda belirtilen kapsam ve çerçevede TTK 553 maddesi kapsamında şirket yetkililerine yöneltilebilecek sorumluluklardan olup işbu davada ki talep "hukuki nitelendirme hakime aittir" prensibi uyarınca, haksız fiil sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkin olmakla, verilen karar nihayetinde sonuç olarak doğru görülmüştür.Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gerekli olan 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi