Ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağı itirazın iptali davasında, icra takibi sonrası ödeme ile borcun ikrarı ve alacağın muacceliyeti tartışması.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacı şirketin ticari cari hesaptan doğan alacağını tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine açılmış olup; davacı, takipten sonra davalı tarafından yapılan 816.640 TLlik ödemeyi borcun zımni ikrarı kabul ederek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talep ederken, davalı ise asıl borcun 818.640 TLsinin ödeme emri tebliğinden önce ödendiğini, takibin hukuka aykırı olduğunu, alacağın muaccel olmadığını ve bu nedenle davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tic Ltd Şti’nin, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında tutulan cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı ... Anonim Şirketi aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının hukuki dayanağı olmayan itirazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden anlaşma sağlanamadığını, takip başlatıldıktan sonra davalının 27.09.2024 tarihinde “İstanbul Envanter Sayımı” açıklamalı havale ile 816.640,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin icra dosyasına haricen tahsil olarak bildirildiğini, davalının takibin başlamasından sonra ana para tutarında ödeme yapmasının HMK m.188 uyarınca borcun zımnen ikrarı niteliğinde olduğunu ve ikrar edilen vakıaların çekişmesiz sayılacağını, takip sonrası yapılan ödemenin borçluyu fer’i alacaklardan (takip masrafları, icra vekalet ücreti gibi) kurtarmayacağını, Yargıtay içtihatlarına göre takip başlatıldıktan sonra yapılan ödemenin alacaklının takipteki haklılığını ortadan kaldırmadığını, davalının kötü niyetli itirazının süre kazanma amacı taşıdığını, cari hesap alacağının likit olduğunu ve Yargıtay HGK kararları uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davalının .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Tic Ltd Şti’nin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili ... A.Ş. aleyhine .... İcra Dairesi 2025/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacının dava dilekçesinde asıl alacak tutarının müvekkili tarafından ödendiğini kabul ettiğini, fer’ilere ilişkin borcun ödenmediğini ileri sürerek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep ettiğini, davacı tarafça müvekkili kurum aleyhine Tekirdağ Envanter Sayım Hizmeti karşılığında 26.460,00 TL ve İstanbul Envanter Sayımına ilişkin olarak 818.640,00 TL tutarında fatura tahakkuk ettirildiğini, faturalar üzerinde ödeme süresi veya vade tarihi bulunmadığını, buna rağmen 818.640,00 TL tutarındaki cari hesap alacağının takibe konulduğunu ve ödeme emrinin müvekkiline 20.01.2025 tarihinde e-tebliğ edildiğini, ödeme emri tebliğinden önce müvekkili tarafından davacıya 17.01.2025 tarihinde 818.640,00 TL ve 17.09.2025 tarihinde 26.460,00 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle ödeme emrinin tebliğ tarihi itibarıyla müvekkilinin takipte alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, İİK’nın 58/3 maddesi uyarınca takip dayanağının ödeme emri ile birlikte borçluya tebliği zorunlu iken bu işlem gerçekleştirilmeksizin müvekkiline 7 günlük itiraz süresi verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, takip konusu alacağın henüz muaccel hale gelmeden takibe konulduğunu ve müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, faturalar üzerinde ödeme tarihine ilişkin ibare bulunmadığından davacının henüz muaccel olmamış fatura alacağını takibe koyduğunu, bu nedenle icra takibinin hukuken geçersiz olduğunu ve itirazın iptali davasında hukuki yarar bulunmadığını (Yargıtay HGK █████████ E. █████████ K.), takibe konu borcun hem ödeme emri tebliğinden hem de itirazdan önce ödenmiş olması nedeniyle yapılan itirazın haksız olduğundan söz edilemeyeceğini, alacağın likit olmadığını, faturalar takibe konulmadan önce müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini ve takip dayanağı belgeler tebliğ edilmediğinden borcun bilinebilir olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerle davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, ayrıca talep edilen faiz ve faiz türüne itiraz ettiklerini, zaman aşımı def’inde bulunduklarını, davacının takip konusu faturaların huzurdaki dava ikame edilmeden önce eksiksiz ödenmiş olmasına rağmen müvekkili aleyhine icra takibi başlatmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava; .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyası ile cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsili için başlatılan takibe itiraz edilmesi takibin ferileri üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekilince mahkememize sunulan dava dilekçesi ile ; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında tutulan cari hesaptan kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla davacı davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı , icra takibine girişildikten sonra davalı yanca ''27.09.2024 ... ENVANTER SAYIMI'' açıklamalı havale ile 816.640,00 TL ödeme yapıldığı , bu ödeme, icra dosyasına haricen tahsil olarak bildirildiği , ancak ; takip masrafları , işlemiş faiz ve vekalet ücreti ödenmediğinden iş bu davanın açıldığı belirtildiği ,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2011 tarih ███████-494 Esas ████████ karar sayılı █████/2011 tarih, ███████-532 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında da açıkça belirtildiği üzere itirazın iptali davalarında takipten sonra ancak davadan önce yapılan ve tarafların kabulünde olan ödemeler bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Borçlu tarafından takipten sonra ve davadan önce asıl borç ödenmiş ise itiraz sonucu takip tamamen durmuş olmakla, icra giderleri, vekalet ücreti ve faiz vs. yönünden duran takibin devamı için itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar vardır. Ne var ki, bu feri taleplere ilişkin hesaplamalar kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce yapılacak kapak hesabıyla yerine getirilir. Bir diğer ifade ile bu talepler hakkında Mahkemece hesap yaptırılmayıp bu kalem taleplere ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ile yetinilmesi ve bu yöndeki taleplerin icra dairesince yapılacak kapak hesabında infazda nazara alınması gerekir
Sonuç itibariyle icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç kalksa bile faiz ve ferileri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarih ve ███████-532 E., ████████ K., 23.05.2018 tarih ve ███████-910 E., █████████ K. sayılı kararları) Böyle bir durumda davalı icra vekalet ücreti, icra masrafı ve bu bağlamda tahsil harcı ile sorumlu olduğundan , davalının itirazının davacının talebiyle sınırlı olarak icra vekalet ücreti, icra masrafı yönünden iptaliyle takibin devamına karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. HD'nin █████/2019 tarih ve █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı)
Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller , .... İcra Müdürlüğünün █████/2025 tarihli(dava) kapak hesabı ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; icra takibine girişildikten sonra davalı yanca ''27.09.2024 ... ENVANTER SAYIMI'' açıklamalı havale ile 816.640,00 TL ödeme yapıldığı , bu ödeme tutarının ana para tutarında olduğu, borçlu tarafından takipten sonra ve davadan önce asıl borç ödenmiş ise itiraz sonucu takip tamamen durmuş olmakla, icra giderleri, vekalet ücreti ve faiz vs. yönünden duran takibin devamı için itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar olduğu , davalı icra vekalet ücreti, icra masrafı ve bu bağlamda tahsil harcı ile sorumlu olduğundan , davalının itirazının davacının talebiyle sınırlı olarak icra vekalet ücreti, icra masrafı yönünden iptaliyle takibin devamına ,davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyasında vaki itirazın vekalet ücreti, icra masrafı, ve işlemiş faize yönelik vaki itirazının talep gibi 160.262,00-TL üzerinden iptaline ve takibin bu tutar üzerinden devamına, takipten sonra ödenen asıl alacak üzerinden icra harç ve masrafları ile vekalet ücreti yönünden takibin devamına, bu yöndeki taleplerin icra dairesince yapılacak kapak hesabında ve infazda nazara alınmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar, █████/2019 Tarih sayılı; "Davalı borçlu, asıl alacağı davadan önce tamamen ödediği için itirazın iptali davasında aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. ........" şeklindeki kararı dikkate alınarak davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:
DAVANIN KABULÜ İLE;
1-)Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyasında vaki itirazın vekalet ücreti, icra masrafı, ve işlemiş faize yönelik vaki itirazının talep gibi 160.262,00-TL üzerinden iptaline ve takibin bu tutar üzerinden devamına, takipten sonra ödenen asıl alacak üzerinden icra harç ve masrafları ile vekalet ücreti yönünden takibin devamına, bu yöndeki taleplerin icra dairesince yapılacak kapak hesabında ve infazda nazara alınmasına,
2-)Davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine,
3-)Alınması gereken 10.947,50 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 10.332,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacının karşıladığı 75,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!