Antalya Bölge Adliye Mahkemesinden Trafik Kazası Sonucu Oluşan Ölüm ve Cismani Zararların Tazminatına İlişkin İstinaf Kararı
Özet: Bu istinaf kararı, 04.04.2022 tarihli trafik kazasında basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanan ve kalıcı iş gücü kaybı yaşayan davacının, sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasına ilişkindir; davacı vekilinin başta 5.000 TL maddi tazminat istemini 1.247.426,21 TLye yükseltip ayrıca 500.000 TL manevi tazminat ile faiz talep etmesi üzerine, davalı sigorta şirketinin başvuru şartı eksikliği ve manevi tazminattan sorumlu olmadığı savunmalarıyla diğer davalıların kusur itirazlarına rağmen ilk derece mahkemesi, 1.247.426,21 TL maddi tazminatın, sigorta şirketi için 500.000 TL üst sınırla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmetmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINADÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2025DAVA
:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ
:█████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile sürücü ... arasında 04.04.2022 tarihinde trafik kazası gerçekleştiğini, işbu trafik kazası neticesinde müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek biçimde yaralandığını, kalıcı iş gücü kaybı oluştuğunu, maddi ve manevi anlamda zararları oluştuğunu, söz konusu zararların giderilmesi maksadıyla arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve neticeten tarafların anlaşamadığını, ayrıca sigorta şirketine başvurulduğunu ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir olumlu dönüş alınamadığını, dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesinde asli kusurlunun davalı ... olduğunu, davalı ...'nın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a maddesinde belirtilen kuralı ihlal ettiğini, kazanınn oluşumuna ve müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, trafik kazasına ilişkin soruşturmanın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası ile devam ettiğini ileri sürerek davalılar ..., ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nin müştereken ve müteselsilen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın, yine davalılar ..., ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'den müştereken ve müteselsilen 500.000,00 TL manevi tazminatın █████/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.Davacı vekili █████/2024 tarihli arttırım dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 5.000,00 TL talep edilmiş olan maddi tazminatı 1.242.426,21TL artırarak 1.247.426,21 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.CEVAP
:Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından ikame edilen işbu davanın haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine uygun şekilde başvuruda bulunulmadığını, başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca maddi zararlar kapsamında olup davacı tarafın manevi tazminat talebi bakımından müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, olayda maluliyet ve kusur oranı belirlenmesi açısından gerekli inceleme yapılmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğuna isabet eden tazminat miktarına ilişkin hesaplamanın yapılması için söz konusu dosyada kusur oranına ve maluliyete ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin ZMMS’den doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili ... sevk ve idaresinde olan araç ile yapmış olduğu kaza nedeniyle iş bu dava açıldığını, ancak müvekkilinin tam kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, olay gününe ilişkin kaza yeri mobese kameralarının müvekkilinin tam kusurlu olmadığını ortaya koyacağını, her ne kadar şu an olay yeri mobese kayıtları taraflarında olmamasına rağmen bu kayıtların savcılık dosyasında olduğu kanaatinde olduklarını, davacı tarafın istemiş olduğu manevi tazminatın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tazminat kurumunun zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, müvekkili ... tarafından bahse konu aracın ek bir sigorta altına alındığını, bu nedenle iş bu davanın ... Sigorta A.Ş.'ne ihbar edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesi 19.03.2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; "Maddi tazminat talebinin kabulü ile; 1.247.426,21.-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 500.000,00TL'sine kadar sorumlu olmak üzere, davalılar ... ve ... açısından haksız fiil tarihi olan █████/2022, davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 80.000,00.-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... açısından haksız fiil tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine," şeklinde karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinin kararı davacı ile davalılar tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir.Dairemizin 04.07.2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; "Bu duruma göre; Davacı Suriye vatandaşı olup, Suriye Devleti ile Ülkemiz arasında teminat muafiyetinin bulunduğuna dair bir anlaşmanın olmadığı, bu itibarla Suriye vatandaşı olan davacıya mahkemece uygun görülecek miktarda teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise; dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, doğrudan işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması yerinde değildir." gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmıştır.Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda davacı tarafından mahkemece belirlenen teminatın yatırıldığı ve yargılamaya devam edilerek yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.İDM KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece;"Maddi tazminat talebinin kabulü ile;1.247.426,21.-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 500.000,00TL'sine kadar sorumlu olmak üzere, davalılar ... ve ... açısından haksız fiil tarihi olan █████/2022, davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;80.000,00.-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... açısından haksız fiil tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine," şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkilinin maddi tazminat talebi yönünden vermiş olduğu karara bir itirazlarının olmadığını, ancak davalıların ödemesine karar verilen manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini, olayın meydana geliş şekli, kusur durumu ve müvekkilinin yaralanma derecesi dikkate alındığında hükmedilmesi gereken manevi tazminat miktarının daha fazla olması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigorta poliçe limiti olan 500.000,00 TL'den sorumlu olduğuna karar verildiğini, bu durumda harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından verilecek hükme ilişkin yargılama giderlerinin 500.000,00 TL'ye oranlanmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından hesaplamaya esas alınan maluliyet oranını kabul etmediklerini, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, ayrıca ceza dosyasının içerisinde bulunan belgeler ile kaza tespit tutanağının eldeki dosyaya getirtilmediğini, hesap bilirkişi tarafından düzenlenen raporun da kullanılan hesaplama yöntemi yönünden hatalı olduğunu, hesaplanacak olan tazminattan hatır taşımacılığı ile müteraffik kusur indirimi yapılaması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kararın gerekçesiz şekilde hazırlandığını, davcının maluliyetine ilişkin ATK'dan rapor alınmadığını, mahkemece alınan kusur oranına ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hesap bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın yanlış yöntem ile belirlendiğini, mahkemece eksik hazırlanan raporlar doğrultusunda hüküm kurulduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.G E R E K Ç EDuruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. █████/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda; 04.04.2020 tarihinde davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... Bulvarı'nı takiben olay mahalli ışık kontrollü kavşağa gelip yeşil renkli trafik ışığında sol tarafındaki ... Caddesi'ne geçiş yapmak üzere sola dönüşe geçtiği sırada kavşak müşterek alanında aracının kontrolünü kaybederek sola savrulması akabinde orta refüj kısmında bekleyen davacı yaya ...'e çarpıp karşı yön içerisine savrularak karşı yönde kırmızı ışık nedeniyle duran başka otomobillere çarpması neticesinde davacının yaralanmasına konu trafik kazasının meydana geldiği sabittir.Mahkemece alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin raporuna göre meydana gelen kazada davalı sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu, davacı yaya ...'in kusursuz olduğu tespit edilmiştir.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.Eldeki davada kaza, 04.04.2022 tarihinde meydana gelmiştir.Mahkemece davacının iş göremezlik raporunun Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alındığı anlaşılmakla bu raporun hükme esas alınma imkanı bulunmamaktadır.Davacı hakkında üniversitelerin Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı veya ATK ilgili ihtisas dairesinden geçici iş göremezlik süresi ile kalıcı iş göremezlik süresinin ne kadar olacağına dair rapor alınması gerekir.Bu durumda mahkemece; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.Mahkemece davacı hakkında usulüne uygun rapor alındıktan sonra davacının geçici iş göremezlik süresi ile kalıcı iş göremezlik süresi yönünden aktüerya bilirkişiden güncel tazminat miktarının ne kadar olabileceğine dair rapor alınması gerekir.Ayrıca davacı vekili dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile davacının çalışma gücündeki kaybı nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunmuş olup, bu tazminat talebinin ne kadarının geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminata ilişkin, ne kadarının kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan tazminata ilişkin olduğu hususu davacı tarafa açıklattırılmadan ve bu şekilde davacının tüm talepleri karşılanmadan hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.Mahkemece hüküm altına alınan miktar itibari ile davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe limiti 500.000,00 TL olup mahkemece davalı sigorta şirketi hakkında bu miktara göre oranlama yapılarak harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti belirlenerek bu davalının sorumlu olacağı miktar yönünden aleyhine karar verilmesi gerekirken, diğer davalılarla birlikte hüküm altına alınan tüm miktar üzerinden müştereken ve müteselsilen aleyhine hüküm kurulmuş olması da doğru olmamıştır.Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davalıların istinaf itirazlarının kabulüne, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacının manevi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştirHÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalıların istinaf başvurularının KABULÜNE,2-Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ... Esas - ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davacının manevi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,4-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,5-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran davalılara iadesine,6-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalılar tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,7-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....