Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası nedeniyle oluşan sürekli/geçici iş göremezlik, tedavi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılan haksız fiil davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Yaralanmalı bir trafik kazası sonucu malul kalan davacının, kazanın meydana geldiği aracın maliki ve kasko sigortacısına karşı açtığı tazminat davasında; davacı, dava dışı sürücünün asli kusurlu olduğunu belirterek, geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi ile bakıcı giderleri kapsamında maddi tazminat ve yüksek miktarda manevi tazminat talep ederken, davalı araç maliki davacının araçta yolcu değil, görevli olduğunu, olayın davacının kusurundan kaynaklandığını, SGK raporlarına göre sürekli iş göremezliğinin olmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını savunmaktadır; davalı sigorta şirketi ise poliçe limiti, zamanaşımı, sigortaya başvuru yapılmaması ve bazı taleplerin teminat dışında kaldığı gibi itirazlarda bulunmaktadır.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████
T.C.Ankara Batı2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.12.2016 günü .... ili .... ilçesinde, dava dışı sürücü .... yönetimindeki; davalı .... İnşaat Nakliyat Turizm Güvenlik Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı .... plaka sayılı çekici ile buna bağlı ..... plaka sayılı römorkun karıştığı tek taraflı yaralanmalı trafik kazası sonucu, araçta yolcu konumunda bulunan davacı müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücünün asli kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, işbu kaza sebebiyle sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde ödeme alındığını, poliçe limitini aşan kısımdan kasko sigortalısının ve araç malikinin sorumluluğu bulunduğunu beyan ederek, 19.12.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin uğradığı zararların tazmini amacıyla fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK m. 107 uyarınca şimdilik; 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL tedavi giderleri, 50,00 TL bakıcı giderleri, olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın ve 500.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ..... İnşaat Nakliyat Turizm Güv. Sis. San.ve Tic. Ltd. Şti.vekili cevap dilekçesinde özetle; Olayın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi kusur bulunmadığını, olayın tamamen davacının tedbirsiz ve dikkatsiz davranması neticesinde meydana geldiğini, davacının müvekkili şirkette, asgari ücretle muavin pozisyonunda çalışdığını, dava dışı araç sürücüsü .....'ın ise şoför olarak çalıştığını, kaza tek taraflı olup davacı ile sürücünün kusurundan kaynaklandığını, zira her ikisinin de aracın kullanılması ile görevlendirildiğini, dolayısıyla araçta yolcu olarak bulunmadığını, kaza nedeniyle yürütülen Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının ..... soruşturma dosyasında; davacının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde yaralandığı, olayın şikayete tabi olduğu, davacının şikayetçi olmadığı hususları dikkate alınarak takipsizlik kararı verildiğini, yine davacının kaza sonrası müvekkili şirkette aynı pozisyonunda çalışmaya devam ettiğini, yine SGK raporlarında davacının sürekli iş görmezliği olmadığı yönünde rapor tanzim edildiğini, dava konusu kazanın 19.12.2016 tarihinde olduğunu, dolayısıyla iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazasına karışan .... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde █████/2023 - █████/2023 tarihli arasında Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle poliçe kapsamında müvekkil şirketin sorumlu olabileceği teminat limitinin Bedeni ve Maddi Ayırımı Yapılmaksızın Yıllık Azami 250.000,00 TL olduğunu, sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, dava konusu kazanın █████/2016 tarihinde meydana geldiğini, davacının ise █████/2026 tarihinde iş bu davayı ikame ettiğini, dolayısıyla dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, dava açmadan önce sigorta şirketine gerekli belgelerle başvuruda bulunulmadığını, zmss teminat limitinin tamamen karşılandığı hususunun davacı tarafından ispatı gerektiğini, dava konusu kaza iş kazası olduğundan, sgk’ya başvuru yapılmış ve gelir bağlanmış ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin getirtilerek tazminattan tenzil edilmesi, başvuru yapılmamış ise hak sahiplerinin gelir bağlanması için kuruma müracaatlarının sağlanması için süre verilmesi gerektiğini, her durumda maluliyet ve kusur oranının tespiti için atk raporu alınmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının tazminat alacağı bulunup bulunmadığına ilişkin hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının sgk dan ödenek aldığı dikkate alınarak geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin her durumda reddi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talepleri sigorta teminatı dışında olduğundan reddi gerektiğini, davacının güncel sgk hizmet dökümü incelendiğinde geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiği tespit edildiğinden geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının bakım ihtiyacı aile içerisinden karşılanıyor olması halinde tazminattan %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, her durumda bakıcı tutulduğuna dair belgenin ibraz edilmemesi halinde tazminatın net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla her durumda fatura edilmeyen tedavi giderlerinin davacı tarafından ispatı gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, müterafik kusur bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirket yönünden faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, SGK kayıtları, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, tedavi belgeleri ile tüm dosya kapsamı.GEREKÇE
:Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zararlara ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.2918 sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde, motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür.2918 sayılı KTK'nın 109 maddesinde; "…Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiş olduğu6098 sayılı TBK'nın 153. maddesinde zamanaşımının durması, 154. maddesinde ise zamanaşımının kesilmesi düzenlenmiştir (Mülga 818 sayılı Borçlar Yasası'nın 132 ve devamı maddeleri). Zamanaşımının durması demek, o ana kadar işlemiş olan zamanaşımı süresinin işlediği noktada durması, buna yol açan sebebin ortadan kalktığı andan itibaren kaldığı yerden işlemeye devam etmesi demektir. Zamanaşımının kesilmesi ise, borçlunun veya alacaklının ya da hâkimin belli fiillerinin sonucu olarak işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasıdır. Zamanaşımının kesilmesi için, zamanaşımının işlemekte olması gerekir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa, zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmaz. Zamanaşımını kesen sebepler TBK'nın 154.maddesinde gösterilmiştir.TBK'nın 154. maddesinde “Zamanaşımının Kesilmesi” başlığında; "Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir;1.Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse,2.Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa,” şeklinde düzenleme mevcuttur.İlgili maddeye göre zamanaşımı, borçlunun bir fiili ile, alacaklının bir fiili ile, yargılama ve takibe ilişkin bir işlemle veya yargıcın emir ve hükmüyle kesilebilir. Alacaklının fiilleri ise dava açması, defî dava zamanında mahkemeye müracaat etmesi, hakeme başvurması, icra takibine başvurması veya iflas masasına başvurması şeklinde gerçekleşmektedir. Alacaklının icra takibinde bulunması zamanaşımının kesilmesi için yeterlidir. Ayrıca icra takibi açıldıktan sonra icra takibinin devamını sağlayıcı nitelikte bulunan her işlem ile zamanaşımı yeniden kesilir, süre tekrar işlemeye başlar (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-855 E. - █████████ K. sayılı kararı).Dava konusu kaza,█████/2016 tarihinde gerçekleşmiş, Kaza Tespit tutanağından ve ceza soruşturması kapsamından davacının yükümlülülerini kaza tarihi itibariyle öğrendiği, KTK 109/2.maddesi kapsamında ceza uzamış zamanaşımının 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen bir sebep bulunmadığı, zamanşımının durmasına neden olan arabuluculukta ve pandemide geçen süreler de dikkate alındığından davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin zamanaşımı def'i doğrultusunda davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın zaman aşımı süresi içerisinde açılmamış olması gözetilerek REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.708,77 TL harçtan mahsubu ile artan 976,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Her ne kadar █████/2026 tarihli ara karar ile davacının adli yardım talebinin reddine karar verilmiş ise de, karar verilmeden önce yapılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 223,70 TL tebligat ve posta giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Maddi Tazminat Yönünden;a) Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 300,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,5-Manevi Tazminat Yönünden;a) Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3 maddesi gereğince takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,Dair, davacı vekili ile davalı ... sigorta A.Ş vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026Katip .... e-imza Hakim ... e-imza