İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan kimyasal madde alacağı itirazın iptali davasında bilirkişi raporlarına dayalı istinaf kararı.
Özet: Ticari bir satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı, davalıya gönderdiği kimyasal madde bedelinin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talebiyle dava açmış; davalı ise ürünlerin sipariş onaysız ve ayıplı gönderildiğini, kendi zarar uğradığını ve alacaklı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporları doğrultusunda taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz cinsinden gerçekleştiğini, davalının belirli bir döviz tutarından sorumlu olduğunu ve davacının icra takibinde talep ettiği 93.808,00 TL alacaklı olduğunu tespit ederek davanın kabulüne karar vermiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2025
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalıya gönderilen kimyasal maddenin davalı tarafından gümrükten teslim alındığını, ticari ilişki kapsamında tahakkuk eden 93.808-TL asıl alacağın tahsili amacıyla yapmış oldukları icra takibine davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafından müvekkili şirkete sipariş onayı olmadan mal gönderdiğini, ayrıca bir kısım ürünlerin ayıplı olması nedeniyle daha ucuz fiyata satıldığını, söz konusu işlem nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu bağlamda müvekkili şirketin de davacıdan alacaklı olduğunu, davacı şirketin Çin menşeli olduğu dikkate alındığında alacaklarını tahsil etme imkanı bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve gümrük konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 15.07.2024 ek raporda özetle;Söz konusu belgelerin dava konusu ... kodlu ürünün ithalatı için yapılan masraflara ait belgeler olduğu görülmek ile birlikte ... ya satılması ve gönderilmesi nedeni ile yapılan harcamalara ait belgelerin mevcut olmadığı, davalı tarafından dosyaya sunulan fatura ve ödeme belgelerinin; Harcamalara ait belgelerde, ... firmasına ait harcamalarda faturaların USD cinsinden düzenlendiği ancak ilgili faturaların cari hesap işleyişi ile Ortaklar Gümrük Müşavirliği tarafından TL cinsinden tahsil edildiği tespit edilmiş olup, Nihai olarak dosyada mübrez fatura ve ödeme belgelerinde yapılan inceleme neticesinde, davalı şirketin üstlendiği gümrükleme masrafları; 37.479,76 TL veya 8.439,46 TL=6.830,90 USD olduğu hesap edilmiş olup, Kök rapor sonuç bölümünde yapılan değerlendirmelerde de ; Taraflar arasında mevcut ticari ilişkinin USD döviz cinsi üzerinden gerçekleştiği ve taraflara ait belge, fatura, ödeme belgeleri ve ticari defter kayıtlarına istinaden davalının 17.600,00 USD den sorumlu olduğu,Davacının davalı aleyhine başlattığı icra takibinde asıl alacak bedelini TL cinsinden talep etmesi neticesinde davalının ticari defter kayıtlarına istinaden davalının 158.951,56 TL densorumlu olabileceği, Davacı'nın icra takibinde 93.808,00 TL talep etmesi neticesinde talebi bağlılık ilkesi doğrultusunda davacının 93.808,00 TL alacaklı olduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve gümrük konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 04.02.2025 ek raporda özetle; davalı şirketin üstlendiği gümrükleme masrafları; 37.479,76 TL veya 8.439,46 TL 6.830,90 USDOlduğu ve hesap edildiği, Kök rapor sonuç bölümünde yapılan değerlendirmelerde de;Taraflar arasında mevcut ticari ilişkinin USD döviz cinsi üzerinden gerçekleştiği ve taraflara ait belge, fatura, ödeme belgeleri ve ticari defter kayıtlarına istinaden davalının 17.600,00 USD'den sorumlu olduğu, asıl alacak bedelini TL cinsinden talep etmesi neticesinde davalının ticari defter kayıtlarına istinaden davalının 158.951,56 TL'den sorumlu olabileceği, Davacı'nın icra takibinde 93.808,00 TL talep etmesi neticesinde talebi bağlılık ilkesi doğrultusunda davacının 93.808,00 TL alacaklı olduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce İstanbul BAM kaldırma kararı kapsamında dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; taraflar arasında mevcut ticari ilişkinin USD döviz cinsi üzerinden gerçekleştiği ve taraflara ait belge, fatura, ödeme belgeleri ve ticari defter kayıtlarına istinaden davalının 17.600,00 USD den sorumlu olduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı icra takibinde asıl alacak bedelini TL cinsinden talep etmesi neticesinde davalının ticari defter kayıtlarına istinaden davalının 158.951,56 TL den sorumlu olabileceği, davacının icra takibinde 93.808,00 TL talep etmesi neticesinde taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda davacının 93.808,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalının takas definde ileri sürdüğü ... kod numaralı ürün ile ilgili ayıplı olmasından dolayı tekrar yurt dışına satılması kapsamında masraf yaptığından bahisle alacağı bulunduğu hususunda dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, iddialarının ve alacağının ispat edilemediği ve davacının talep edebileceği toplam alacağın 93.808-TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının kaynağının ayıplı ... ten kaynaklanan ve esasen davacıya ait olan ancak takas vaadi ile ödemiş olduğu gümrük, ithalat masrafları olduğunu, mahkemenin ısrarla belirtmelerine rağmen alacağın kaynağını belirlemekte ciddi bir hataya düşerek müvekkilinin ayıplı ...'i satın alarak yurtdışına sattığını ve bu satış sebebi ile uğradığı zararı talep ettiğini, bu zararına ilişkin de dosyaya delil sunmadığı için alacağını ispat edemediğini belirterek aleyhe hüküm kurduğunu, dosyaya sunulan hiç bir dilekçede böyle bir iddia ve delillerde böyle bir zarardan kaynaklı alacak beyanı olmadığını, bilirkişinin ayıplı ... için yaptıkları ithalat ve gümrük masraflarını 2.ek bilirkişi raporunda doğru hesapladığını ancak yerel mahkeme gerekçeli kararında bu hesaplanan bedelin de yanlış ve eksik olarak 37.479,76TL. veya 8.439,46TL-6.830,90 USD olarak yazıldığını, müvekkilinin takas definde bulunduğu alacaklı olduğu masrafın, iade edilen ayıplı ...'in ithalatı ve bekleme aşamasında gümrükte oluşan ve satıcı/davacının sorumlu olduğu dosyada hesaplı gümrük giderleri olduğunu, mahkemece buna rağmen hiç incelemeden, ilk kararında da olduğu gibi hatalı değerlendirdiğinden yanlış hüküm kurulduğunu, davacının emrivaki yaparak, sipariş onayı almadan gönderdiği, yeni gelen ve bu davanın konusu olan ... kodlu ayıplı ürünü müvekkilinin kabul etmediğini, bu nedenle ... kodlu yeni gelen malın millileştirilmediğini ve gümrükten çekilmediğini, üründeki ayıbın belgeli ve satıcı tarafından kabul edilmiş olduğundan davacının yeni gelen dava konusu ... için iade alınması(mahrece iade) işlemi başlatarak imzalı onay evrakını da mail olarak müvekkiline gönderdiğini, ... 'in de ayıplı olması sebebi ile davacının mahrece iade talebi tarafların ve mahkemenin kabulünde ve dosyada mevcut olduğunu, müvekkilinin ayıplı olan ... 'i satın almadığını ancak birlikte gelen ve ayıpsız ...'yi satın aldığını , gümrükten zamanında çektiğini ve ... 'nin bedelinin tamamına yakınını ödediğini, ödenmeyen ve takas edilen kısmın bu davanın konusu olduğunu, davacının İstanbul gümrük sahasında bekleyen ve iade aldığı ayıplı ... 'ini Çin'e mahrece iade almak yerine, kendi müşterisi Brezilya/ ... firmasına sattığını müvekkiline 17.07.2019 tarihli mail ile bildirerek, müvekkilinden de ...'e devir işlemini yapmasını istediğini, müvekkilinin satın almadığı ayıplı ...'in iade/devir işlemi süresince oluşan yüklü ithalat ve İstanbul gümrük masraflarını sorumlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığını, ...'in davacının müşterisi olup, ayıplı ... 'i ...'e müvekkilinin satmadığını, Çin'e iade gönderecek iken davacının dosyada mübrez 17.07.2019 tarihli mailindeki talebi ile ...'e devrettiğini, ticari defter kayıtlarında ne davacıdan ayıplı ... 'i satın aldıklarına ne de ...'i yurtdışına sattıklarına dair böyle bir fatura ya da kayıt bulunmadığını, satın almadıkları bir malı satmalarının mümkün olmadığını, ayıplı malın hiç bir şekilde müvekkilinin olmadığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında ısrarla yanlış değerlendirdiğini, eksik ve hatalı inceleme yaptığını, bu nedenle konusunda uzman hukukçu ve ayrıca gümrük uzmanlarınca değerlendirilme yapılarak dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğini, masraflara ilişkin tüm faturaların dosyaya sunulduğunu, bilirkişi tarafından ticari defterlerin beraber incelenerek 2. ek bilirkişi raporunda hatasız olarak 12.310 USD yani (71.293,26TL Veya 31.290,83 TL-6.830,90 USD) olarak hesaplandığını, karşılıklı alacaklılık hali hesap gerektirdiğinden alacağın likid olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacının faiz talep ettiğinin ve red edilmesine karşın karşı vekalete hükmedilmediğini, taraflar arası süren ilişkiye bakıldığında müvekkilinin takas definde de haklı olduğunu, davacının müvekkilinden imzalı,onaylı proforma,onay dahi almadan 273.000 USD'lik malı evraksız,ödeme almadan gönderdiğini, ödeme vadelerini düzenleyen bir sözleşme de yapmadığını, ödemelerini peyderpey düzensiz almaya devam ettiğini, alacağına kavuşmada başkaca bir imkanı olmayan müvekkilinin takas hakkını kullanarak aleyhine yapılan icra takibine itiraz ettiğini, yerel mahkeme tarafından davanın eksik incelenmesi neticesinde somut olayın hatalı değerlendirildiğini, bu sebeple yeniden inceleme yapılarak dosyanın değerlendirilmesi gerektiğini beyanla istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkemenin ████████Esas, ████████K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Dairemizin 13.03.2024 tarih ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kaldırma ilamı üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı tarafça asıl alacak üzerinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davaya dayanak icra takibine konu fatura nedeniyle davalının davacıya 17.600 USD borçlu olduğu ihtilafsız olup, davacı takip tarihi itibariyle 17.600 USD karşılığı 93.808 TL'nin tahsilini talep etmiş; davalı ise ayıplı olduğuna dair rapor bulunan ... kodlu ürünlerin davacı tarafından Brezilya'da bir firmaya transfer edilmesinin istenmesi nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı demuraj, gümrükleme, antrepo vesair masrafları için 12.310 USD ödediğini beyan ederek bu miktarın davacı alacağından takas mahsup edilmesi gerektiğini savunmuştur. Takas, borcu sona erdiren sebeplerden biri olup, takas ile her iki borç da az olanı oranında sona erer. Yani takas beyanıyla her iki alacak da kesin olarak ortadan kalkar. (Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 1999, s.1261, 1267.)Takas edilecek alacaklar aynı nitelikte, aynı türden olmalıdır. Borçlar doğdukları anda aynı türden olabileceği gibi, sonradan da aynı türden olabilirler. Ancak takas hakkının kullanıldığı anda, mutlaka aynı türden olmaları zorunludur. Takası için gerekli olan bir diğer şart da alacağın muaccel olmasıdır. Alacaklı tarafından zaman itibarıyla ifası istenebilir bir borç olması gerekir. Takas edilecek alacağın muaccel olması, buna karşılık asıl alacağın (karşı taraf asıl alacağının) sadece ifa edilebilir bulunması yeterlidir.Takas hakkını ileri sürenin alacağı, dava edilebilir bir alacak olmalıdır. Takası ileri süren tarafın alacağının tartışmalı olması, takas ileri sürülmesine engel değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 143. maddesi uyarınca, takas ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir. Bu durumda her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer. Böylece takas beyanı, borçları (alacakları) geriye yürüyen bir şekilde sona erdirir. (Reisoğlu, Safa, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 2008, s. 376.)Takas hakkı, dava dışında veya davada ileri sürülebilir. Takasın davada ileri sürülmesi değişik şekillerde gerçekleşmektedir. Öyle ki, takas hakkı davadan önce kullanılmış olmasına rağmen karşı taraf, takas edilen alacağa ilişkin bir dava açabilir ve davalı da daha önceden beyan etmiş olduğu takası davada ileri sürebilir. Bundan başka davalı, takası ilk defa davada da ileri sürebilir.TBK'nun 143/1. maddesi uyarınca, takas halinde her iki borç, takas edilebilecekleri andan itibaren en az olan borç oranında düşer. Beyan yapılınca, bunun hükmü, takas şartları tamamlandığı ana kadar geriye etkili sayılmıştır. Böylece borçlar, takas beyanının yapıldığı zaman değil, takas şartlarının gerçekleşeceği an düşmüş olacaktır.Somut olayda davalı tarafça, takas define konu edilen masraflara ilişkin olarak; ... tarafından düzenlenen 14.06.2019 tarihli 22.851,47 TL bedelli ardiye hizmet bedeli faturası, ... A.Ş tarafından düzenlenen 18.06.2019 tarihli 5.760,00 USD bedelli demuraj -işgaliye ücreti faturası, ... A.Ş tarafından düzenlenen 12.06.2019 tarihli 1.070,90 USD / 6.188,83 TL bedelli ordino masrafı faturası, 20.06.2019 tarihli gümrük masrafı, damga vergisi ve yolluk bedeline ilişkin 1.460,20 TL bedelli fatura, ... tarafından düzenlenen 25.07.2019-31.07.2019 tarihli ardiye hammaliye masraflarına ilişkin 5.492,46 TL bedelli fatura, ... tarafından düzenlenen 17.06.2019 tarihli antrepo nakliye ücretine ilişkin 1.486,80 TL bedelli fatura dosyaya sunulmuş olup, bu faturalarda ... nolu ürününe ilişkin antrepo numarasına ve konişmentoda yazılı konteyner numaralarına atıf bulunduğu görülmüştür.Kaldırma ilamından sonra dosya kapsamına alınan ikinci ek bilirkişi raporunda, davalı tarafça sunulan belgelerin ... kodlu ürünün ithalatı için yapılan masraflara ait belgeler olduğu görülmekle birlikte ... ya satılması ve gönderilmesi nedeni ile yapılan harcamalara ait belgelerin mevcut olmadığı belirtilmiş ise de ... kodlu üründeki arsenik oranının standartların üstünde olduğuna dair 08.07.2019 tarihli rapordan sonra davacı tarafça içeriği inkar edilmeyen 17.07.2019 tarihli e-mail ile ... kodlu ürünlerinin iadesinin kabul edildiği, iade belgesine istinaden 3 konteyner ... kodlu ürün için mahrece iade beyannamesi açılabileceği ve iade isleminin ... firmasina yapılacağı davalıya bildirilmiş olmakla davalının bu ürün için yaptığı ithalat ve gümrükleme masraflardan sorumlu olmayacağının dolayısıyla davalının takas definin yerinde olduğunun kabulü gerekir. Dosya kapsamından ... tarafından düzenlenen ardiye, hammaliye, antrepo nakliye masraflarına ilişkin fatura bedelleri ile ... A.Ş tarafından düzenlenen demuraj, işgaliye ücreti faturası bedelinin davalı tarafından ödenip ödenmediği anlaşılamadığından öncelikle bu konuda davalı tarafın delilleri toplanarak ödeme hususunun netleştirilmesinden sonra takas define konu edilen masraflarla ilgili gerekli değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece davalının takas def'iinin reddine karar verilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebebinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!