Köy tüzel kişiliği ve kooperatifin işletmesindeki havuzda meydana gelen boğulma neticesinde açılan maddi ve manevi tazminat davasında karar düzeltme talebi değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacıların çocukları olan müteveffanın, davalı tüzel kişiliklere ait bir havuzda güvenlik önlemlerinin eksikliği nedeniyle boğulması sonucu açtığı maddi ve manevi tazminat davası incelenmektedir. Yargıtayın tüketici mahkemesini görevli kılan bozma kararının ardından yapılan yargılamada, bir kısım tazminat talepleri kabul edilmiş, ancak temyiz ve karar düzeltme süreçleri devam etmiştir. Özellikle olay tarihinde tesisin mülkiyetini ve işletmesini üstlenen, muhtarı taksirle ölüme sebebiyetten mahkum olan köy tüzel kişiliğinin (daha sonra belediyeye bağlanan) sorumluluğu, davalılar arasındaki husumet ve tazminat miktarının tespiti açısından dosyanın esaslı bir unsuru olarak öne çıkmaktadır.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkeme kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece onanmasına dair verilen kararın davalı ... vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili; davacılardan ... ve ...’ın çocukları, diğer davacıların kardeşleri olan...’ın 29.08.2011 tarihinde davalı ... tüzel kişiliğine ait ancak ... tarafından işletildiği beyan edilen Ilıcaya arkadaşlarıyla yüzmeye gittiğini, koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınmadığından havuzda boğularak vefat ettiğini, olayın gerçekleştiği tesisin sahibi davalı ... ile tesisi işleten davalı Kooperatifin olay nedeniyle kusurlu olduğunu, desteğin vefatı ile maddi ve manevi zarar gördüklerini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılardan anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 10.000,00'er TL manevi tazminatın, diğer davacı kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 5.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişler, ıslah ile maddi tazminat taleplerini davacı baba ... için 40.701,39 TL’ye, davacı anne ... için 71.704,78 TL’ye yükseltmişlerdir. Davalı ... Köyünün mahalle statüsü ile... Belediyesine bağlanması üzerine ... davaya dahil edilmiştir.
2. Birleştirilen davada davacılar vekili; eldeki davada aktüerya hesabının yapılması nedeniyle ek dava açıldığını, davacı ... için 252.858,06 TL, davacı ... için 468.199,78 TL maddi tazminatın davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; ilgili tarihte davaya konu yerin ... iktisadi işletmesinin sorumluluğunda olduğunu, yine ... Belediye Meclisinin 02.04.2015 tarih ve 37 sayılı Meclis Kararı ile taşınmazın ... Büyükşehir Belediyesi'ne devrinin yapıldığını, husumetin müvekkil idareye yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı definde bulunduklarını, davaya konu yerde ... tarafından önlemler alındığını, havuza atlamanın yasak olduğunu belirten ikaz levhasının bulunmasına karşın, havuza atlaması neticesinde kafasını havuz tabanında bulunan doğal taşlara çarparak bilincini kaybettiğini ve mekanik asfiksiye bağlı nedenle vefat eden müteveffanın asli kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur.
2.Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.05.2014 tarihli kararıyla; yargı yolu dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 08.10.2015 tarihli ilamıyla; 4077 sayılı Kanun kapsamında davacılar murisi ile davalı arasında bir hizmet sözleşmesi olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu, Mahkemece tüketici mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin Tüketici Mahkemesi sıfatıyla verdiği 20.11.2019 tarihli kararıyla; davalı ... yönünden davanın reddine, davalı Kooperatif yönünden davanın kabulü ile davacılardan ... için 40.701,37 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacılardan ... için 71.704,78 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacılardan ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kooperatiften tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı Kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3.Dairece verilen 23.09.2021 tarihli ilamla; dava konusu olayla ilgili... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında yapılan ceza yargılamasında, olay tarihinde davalı ... tüzel kişiliğinin muhtarı ... ile olayın gerçekleştiği işletmenin mesul müdürü ... hakkında işletmede gerekli güvenlik ve koruma tedbirleri almadıkları gerekçesiyle taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile kesinleştiği, ... Köyü tüzel kişiliği tarafından ceza mahkemesine sunulan 25.12.2012 tarihli müzekkere cevabında dava konusu olayın gerçekleştiği tarihte ... Köy ... İşletmesinin mülkiyetinin ve işletmesinin kendilerine ait olduğunun kabul edildiği ve olay tarihinde köy muhtarı ... hakkında mahkumiyet kararı verildiğinden dava konusu olayda davalı Köy tüzel kişiliğinin işletmenin maliki ve işleteni olarak sorumlu olduğu kabul edilerek bir karar verilmesi gerektiğinden davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, olay tarihinde işletmenin davalı Kooperatif tarafından işletildiğinin somut olarak tespit edilmediği, Mahkemece olay tarihinde davalı Kooperatifin işletmenin büfesi dışında özellikle olayın gerçekleştiği işletme bölümünün işletmesine iştirak edip etmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 20.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu olay sırasında ... doğal su işletmesinin davalı ... İktisadi İşletmesi tarafından işletildiği, davalı Kooperatifin sadece tesis içerisindeki büfeyi işlettiği, tesisinin sonlandırılıp Mahalle olarak 25.03.2014 tarihinde Valilik oluru ile ... mevkii ... kaplıcası... Belediyesine devredilmesi nedeniyle sorumluluğun ... Köyü İşletmesi ve akabinde ... olduğu, karar tarihine en yakın asgari ücrete göre yapılan hesaplanmaya ilişkin 26.06.2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, davalı Kooperatif tarafından ılıcanın içerisindeki büfenin haricinde başka bir bölüm işletildiğine vergi kayıtlarından, SGK kayıtlarından veya kooperatif tarafından sunulan defterlerden rastlanılmadığı, olayın gerçekleştiği yerde tasarrufu olmadığı anlaşılan davalı Kooperatife karşı açılan davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 40.701,37 TL, ... için 71.704,78 TL maddi tazminatın, davacılardan ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00'er, davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacı ... için 252.858,06 TL, davacı ... için 468.199,78 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. TEMYİZ
Dairece verilen 05.05.2025 tarihli ilamla, kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı ... vekili; davacıların talep ettiği alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, 6360 sayılı Kanun gereğince tüzel kişiliği sona eren ... tarafından 23.07.2009 tarihli Köy Karar Defterinde ... Doğal Su Kaynağının ticari amaçla işletilmesi için ... İktisadi İşletmesinin kurulmasına karar verildiğini, işletmede yetkili olarak muhtar ... ve 1. aza ...’in yetkili kılındığını, davanın müvekkil İdareye yöneltilmiş olmasının hatalı olduğunu, 11.01.2019 tarihli kusur raporunda... Belediye Başkanlığının ve ... Köyü Muhtarlığının kazanın oluşumunda herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığının tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıların herhangi bir tazminat haklarının olduğu varsayılacak olsa bile, 29.08.2011 tarihinde meydana geldiği iddia edilen dava konusu kazanın oluşumundan ... İktisadi İşletmesinin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, müvekkil Belediyeye kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda da kusur izafe edilmediğini, havuza atlamanın yasak olduğunu belirten ikaz levhaları bulunduğu halde desteğin havuza atlaması neticesinde kafasını havuz tabanında bulunan doğal taşlara çarparak bilincini kaybettiğini, mekanik asifiksiye bağlı nedenle vefat ettiğini, 17 yaşındaki desteğin dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığını, can güvenliğini tehlikeye attığı... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı dosyasında alınan 20.07.2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda belirtildiğini ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, zarar görenin tutum ve davranışı neticesinde zarar ile idare arasındaki ilişki kesildiğini, ıslah ile arttırılan miktar için faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olması gerektiğini, 15.05.2023 tarihli ek dava dilekçesini kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ... İktisadi İşletmesinin sorumluluğunda olduğunu, tesis içinde bulunan büfede aylık 100,00 TL kira bedeli karşılığında . ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifine kiralandığını, kazada müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Ilıcanın yanından geçen DSİ sulama kanalı ile ... suyu arasındaki boşluğa elektrik direkleri dikildiğini, yeterli aydınlatma sağlandığını, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, desteğin herhangi bir yerde sürekli gelir getiren bir işte çalışmadığını, olayın gerçekleştiği alanın (... Mahallesi 2 20... parsel) olay tarihinde idarenin mülkiyetinde bulunmadığını, taşınmazın idare mülkiyetine 09.05.2014 tarihinde geçtiğinin tespit edildiğini, faizin ek davanın açıldığı tarih itibari ile işletilmesi gerektiğini savunarak, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, dava konusu olay sırasında ... Doğal Su İşletmesinin ... Köyü İktisadi İşletmesi tarafından işletildiği ve . ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin sadece tesis içerisindeki büfeyi işlettiği, tesisinin sonlandırılıp mahalle olarak 25.03.2014 tarihinde Valilik oluru ile ... mevkii ... Kaplıcası... Belediyesine devredilmesi nedeniyle sorumluluğunun... Belediyesinde olduğu ve maddi, manevi tazminatın ispatlandığı anlaşılmakla hükmün onanmasına dair verilen Daire kararının yerinde olduğundan davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına,
18.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!