Prematüre bebekte zamanında yapılmayan ROP muayenesi nedeniyle oluşan görme kaybı iddiaları üzerine tıbbi ihmal ve tazminat davasının Yargıtayca bozularak yeniden incelenmesi.
Özet: Bu dava, erken doğan ikiz bebeklerden birinin prematüre retinopatisi (ROP) nedeniyle kalıcı görme kaybı yaşaması üzerine, hastane ve doktora karşı açılan tıbbi malpraktis davasını konu almaktadır; davacılar, davalıların bebeğin ROP muayenesini zamanında yapmamasının veya sevkini geciktirmesinin hasara yol açtığını iddia ederken, davalılar tıbbi standartlara uyulduğunu ve erken müdahalenin sonucu değiştirmeyeceğini savunmuştur; yerel mahkemenin davayı reddetmesi üzerine, üst mahkeme yetersiz bilirkişi raporları ve davacı itirazlarının dikkate alınmaması gerekçesiyle kararı bozmuş, bozma sonrası alınan adli tıp raporunda ise erken ROP muayenesi için randevu talep edildiğine dair tıbbi kayda rastlanmadığı ve tanının doğumdan 43 gün sonra konulduğu belirtilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkeme kararının davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davalılar vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; 11.07.2012 tarihinde müvekkili ...'nin... Hastanesinde 30 haftalık erken doğumla ikiz bebek dünyaya getirdiğini, ikizlerinin isminin ... ve ...olduğunu, davalılardan doktor ... nezaretinde yeni doğan çocukların yoğun bakım servisine yatırıldıklarını, her gün durumlarının iyi olduğunun sağlıklarının iyiye gittiğinin bildirildiğini, 49 gün sonra 28.08.2012 tarihinde... Tıp Fakültesine sevkedildiklerini, muayenelerinde...'in gözlerinin durumunun ciddi olduğunun ve ... hastası olduğunun söylendiğini, ameliyat ve tedaviler yapılmasına rağmen İstanbul ..... Hastanesinde hastalığın 5. evrede olduğunun, geç kalındığının, doğumdan sonra 30 gün içinde muayene edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı doktor ve hastanenin ihmali yüzünden sağ gözünün hiç görmediğini, sol gözünün ise büyük bir kısmının görmediğini, müvekkilleri ... ve ...'nin durumu öğrendiklerinden beri acı ve üzüntü içerisinde olduklarını, sosyal ve iş hayatlarının olumsuz etkilendiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla... için 5.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ve 200.000,00 TL manevi tazminat ile baba ... için 100.000,00 TL ve anne ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın 20.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talepleri 10.405.180,26 TL'ye artırılmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili; 11.07.2012 tarihinde davacıların ikiz bebeklerinin dünyaya geldiğini, bir süre yoğun bakımda tutulduğunu, 10.08.2012 tarihinde..... Üniversitesinden ikiz bebekler için 27 günlük iken randevu talep edildiğini, yoğunluk olduğu ve bayram öncesi randevu olduğu için geri çevrildiğini, 13.08.2012 tarihinde hastanelerinde Dr...... tarafından muayene edildiğini, 23.08.2012 tekrar kontrol ve sevk edildiğini, ... için tedavi süresi olan 4-6 haftalık sürenin geçmediğini, doğumdan 49 gün sonra .... Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edildiklerini, burada ....'e ... hastalığı teşhisi konup tedavi gördüğünü, davacıların bebeklerinin gerek doğum, gerekse doğum sonrasında yapılan kontrol ve tedavilerin modern tıbbın tüm olanakları kullanılarak ve en son tıp teknik ve cihazları ile ihtimam gösterilmek suretiyle gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.05.2016 tarihli kararıyla; raporlarda davalıların kusurunun bulunmadığı, bebeğin gözlerinde meydana gelen görme kaybının tüm tedavi seçeneklerinin denenmesine karşın giderilemeyeceği, daha erken bir sevkin de sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmış olup, alınan raporların yeterli olduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz talebinde bulunulmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 12.12.2019 tarihli ilamla; Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve Yüksek Sağlık Şurası kararında, doğum sonrası 27. günde ... muayenesi yapılması yönünde girişimde bulunulmasına rağmen bunun temin edilemediği, ancak yine de ilk ... muayenesi doğumdan sonraki 6 haftalık dönem içinde yapıldığı için prematüre bebeğin takibini yapan Dr. ... ve .... Hastanesinin ihmalinin olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, davacının, alınan rapora itiraz ettiği, itirazında açıkça; davalılar tarafından ..... Üniversitesine 27. günde ... muayenesi için başvuru yapıldığına ilişkin evrakın bulunmadığını, 4-6 haftalık süre içinde muayenenin yapılmadığını belirterek mahkemeden konu ile ilgili yeniden bir rapor alınmasını istediği, davacı tarafın bu talebi karşılanmadan yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm tesis edildiği, o halde Mahkemece, davacının iddiaları ve özellikle davacının bilirkişi raporlarına yaptığı itirazlar da değerlendirilip tartışılmak üzere Adli Tıp Kurumundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 30.01.2023 tarihli ATK raporunda, tıbbi evraklarda ... muayenesi için randevu talep edildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı ve ilgili hekim tarafından ... muayenesinin yapıldığı ve sağ sol evre iki prematüre retinopatisi tanısının konduğu tarihin doğum sonrası 43. gün olduğu dikkate alındığında, randevu talebi ve göz muayenesinin zamanında yapılmadığının anlaşıldığı, doktorun kusurunun bulunduğu, hizmeti sağlık çalışanları aracılığıyla yürüten idarenin organizasyon hatası bulunmadığının belirtildiği, ATK raporunda hastanenin organizasyon hatası bulunmadığı belirtilmiş ise de; benzer nitelikteki uyuşmazlıklara ilişkin istikrar gösteren yargı kararlarında hastane işletenin çalıştırdığı personelinin kusurundan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu esası dikkate alınarak her iki davalının maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğu, davanın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 120.000,00 TL manevi tazminatın davacı ....'e, 90.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'ye, 75.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'a 12.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, 10.405.180,26 TL maddi tazminatın 12.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
Dairenin 07.04.2025 tarihli ilamıyla; Mahkemece bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, 30. haftada meydana gelen prematür doğumlarda doğum sonrası 4. haftada (28. gün) ... muayenesinin yapılması gerektiğinin tıbben bilindiği, tıbbi evraklarda ... muayenesi için randevu talep edildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, ilgili hekim tarafından ... muayenesinin yapıldığı ve sağ sol evre 2 prematüre retinopatisi tanısının konduğu tarihin doğum sonrası 43. gün olduğu dikkate alındığında; prematüre retinopatisi (...) muayenesi açısından randevu talebinin ve göz muayenesinin zamanında yapılmadığının anlaşıldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davalı hekimin eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığının belirtildiği, davalı hastanenin de adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında oluşan zarardan sorumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu, hükmedilen tazminat miktarlarının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle, kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ıslaha karşı da zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkillerinin davaya konu olayda kusuru ve hukuka aykırı bir eyleminin bulunmadığını, müvekkili şirkete ait Hastanenin tıbbi kayıtlarında; muayene öncesi... ve ikizi için.... Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Polikliniğinden 10.08.2012 tarihinde randevu talep edildiğini ancak tüm randevuların dolu olduğu ve muayene sırası verilemeyeceğinin belirtildiğini, 13.08.2013 tarihinde müvekkili şirkete ait Hastanedeki göz hekimi tarafından ikizler muayene edilmişlerse de sağlık durumlarının yeteri kadar iyi olmaması nedeniyle her ikisinin de 1 hafta sonra tekrar muayenesine karar verildiğini, çünkü ... muayenesinin zor ve zahmetli bir muayene olup solunum durmasına bile yol açabildiğini, müvekkili doktorun, bebeğin bir göz doktoruna görünmesini sağladığını, randevu alınamayınca bayram sonrası bebeklerin 23.08.2012 tarihinde 42 günlükken tekrar muayene edildiğini, ... taramasının süresinde yapıldığını, müvekkilleri gerekli özeni yerine getirdiğinden illiyet bağının kesildiğini, bununla birlikte tüm müdahaleler zamanında yapılmış olsa bile ... doğuştan gelen hastalık olduğundan devam etme ihtimalinin de çok yüksek olduğunu, hekimlerin bu hastalığı engellemesinin de mümkün olmadığını, bu durumun en büyük nedeninin bebeğin erken doğması olduğunu, dosyadaki tüm lehe raporların göz ardı edildiğini, ATK raporları arasında çelişki olduğunu, maluliyet ve maddi tazminata ilişkin hesap raporunun hatalı olduğunu, ATK raporunun hatalı rehbere göre hazırlandığını, maluliyet raporlarının birbiriyle çeliştiğini, 17.01.2024 tarihli rapordaki hesaplamanın hatalı olduğunu, faizlerin olay tarihinden başlatılmasının doğru olmadığını, kabul etmemekle birlikte müvekkili doktorun kusuru olduğu varsayılsa dahi kusuru oranının tespit edilmediğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ifade ederek; kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışları nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporundaki tespitlere uygun karar verildiği, tıbbi evraklarda ... muayenesi için randevu talep edildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, ilgili hekim tarafından ... muayenesinin yapıldığı ve sağ sol evre 2 prematüre retinopatisi tanısının konduğu tarihin doğum sonrası 43. gün olduğu dikkate alındığında; ... muayenesi açısından randevu talebinin ve göz muayenesinin zamanında yapılmadığının anlaşıldığı, hükmedilen tazminat miktarlarının dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
VII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye karar düzeltme harcı ile para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!