Belediye bünyesinde çalışan işçinin kıdem tazminatı, yıllık izin ve fazla çalışma alacakları ile asıl/alt işveren ilişkisine yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Bir belediye bünyesindeki yüklenici firmalar nezdinde çalışan davacının emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini feshetmesinin ardından ödenmeyen kıdem, yıllık izin ve fazla çalışma alacakları talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi asıl işveren-alt işveren ilişkisi tespit ederek talepleri kısmen kabul etmiş; ancak Yargıtay, fazla çalışma alacağının tahakkuk eden ödemelerle banka kayıtlarının karşılaştırılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozmaya uyularak tekrar karar verilmesine rağmen, davalı belediye husumet, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığı ve fazla çalışma alacağı hesabının fahiş olduğu iddialarıyla temyiz yoluna başvurmuştur.
9. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... (Belediye) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... bünyesindeki yüklenici firmalar nezdinde 01.01.2011 tarihinden emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini feshettiği 30.04.2015 tarihine kadar aralıksız çaycı ve temizlikçi olarak çalıştığını, son ücretinin brüt 1.677,45 TL olduğunu, işten ayrılırken kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini, haftada 6 gün 07.00-18.30 saatleri arasında ve cumartesi günleri saat 20.00'a kadar çalıştığını, fazla çalışma, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve asgari geçim indirimi alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, yüklenici firmalar ile müvekkili arasındaki ilişkinin istisna akdine dayalı olduğunu, işin anahtar teslim şeklinde yüklenici firmalara ihale edildiğini, davacının çalışma gün ve saatlerinin çaycı olması dikkate alındığında haftanın beş günü 08.30-17.30 saatleri arası olduğunu, fazla çalışma yapmadığını, yapması hâlinde bordrolarda tahakkuk ettirildiği ve ödendiğini, asgari geçim indirimi alacaklarının hepsinin ödendiğini, ücretlerinin ödenmediği yönünde müvekkili Belediyeye bir şikâyetinin bulunmadığını, davacının hizmetinden sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... İnş. Bil. Gıda Hizm. Taah. San. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının kendilerinin yanında 01.01.2015-30.04.2015 tarihleri arasında 3 ay süreyle çalıştığını, davacı ile arasındaki sözleşmenin belirli süreli sözleşme olduğunu, alt işveren olarak davacının taleplerinden sorumlu olmadıklarını, fazla çalışma talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.05.2016 tarihli kararı ile; toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları ve hükme esas alınan Mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davalı Belediyenin hizmeti ihale yoluyla alt işverenlerden temin ettiği, davacının kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde iş sözleşmesini feshettiği, davacı tarafından ... Kurumundan emekliliğe hak kazandığına ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediğinden faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alındığı, davalı işverence yıllık izinlerin kullanıldığı noktasında yazılı işyeri kayıtlarının sunulmaması sebebiyle yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, fazla çalışma alacağının bulunduğu ve tanık anlatımlarına dayalı olması sebebiyle bu alacaktan 1/3 oranında indirim yapıldığı, asgari geçim indirimi alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 09.05.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 01.01.2011-31.08.2014 tarihleri arasında haftalık 17 saat, 01.09.2014-30.04.2014 tarihleri arasında ise haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporunda 2011 yılı Nisan ayı ile 2014 yılı Ekim ayı ücret bordrolarında fazla çalışma ödemesi yapıldığı, başkaca yapılmış bir fazla çalışma tahakkuku tespit edilemediğinin belirtildiği; ancak dosyada bilirkişi raporunda belirtilenler dışında da (örneğin Mayıs 2011, Ocak 2013, Eylül-Kasım 2014 gibi) imzasız bir kısım ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkuklarının olduğu, Mahkemece davacıya ilişkin banka kayıtları getirtilerek, fazla çalışma tahakkuku bulunan aylardaki ödemelerle karşılaştırılmak suretiyle fazla çalışma alacağı yönünden mahsup durumunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uygun değerlendirme yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Husumet itirazında bulunduğunu,
2. Davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, Belediyenin ihale makamı olduğunu,
3. Fazla çalışma alacağı hesabının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; fazla çalışma alacağının hesaplanmasına ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!