Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, davalı idarenin pasif husumet, fahiş bedel tespiti ve kamu alacaklarına uygulanan faiz oranı itirazlarının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi asıl ve birleşen davaları kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi davalı idarenin istinaf başvurusunu reddederken, davacıların başvurusunu kısmen kabul ederek kamulaştırmasız el atma tazminatına Anayasanın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesine karar vermiş, davalı idare ise pasif husumet yokluğu, bedelin fahiş belirlenmesi ve faiz uygulaması gibi gerekçelerle bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Esastan ret /Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Kırıkkale 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kırıkkale ili, ..., ... köyü 28 79... parsel sayılı taşınmazın 1/100 ölçekli Uygulama İmar Planında meslek lisesi alanı olarak özgülendiğini, söz konusu taşınmaza herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadan el atıldığını, müvekkillerine herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediğini, müvekkillerinin mevcut haliyle taşınmazı kullanamadığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin kamu alacaklarına işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPAsıl ve birleştirilen davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davada husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların uzlaşma talebinde bulunmadıklarını, davanın diğer hissedarlar tarafından açılan davalarla birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek haksız ve yersiz açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin müvekkiline yöneltilmesinin hatalı olduğunu, sorumluluğun imar planını yapan belediyede olduğunu, uzlaşma başvurusu yapılmadığını, uygun emsal alınmadığını, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergi rayiç birim bedelleri de kıyaslanmak suretiyle yapılan değerlendirme sonucunda, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedelinin tespiti ve belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacılar paylarının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, karar verilmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği, ancak hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat bedeline Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, emlak vergi değerlerinin değerlendirmede esas alınmadığını, taşınmazın bedelinin fahiş belirlendiğini, dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına en yüksek faizin işletilmesinin hatalı olduğunu, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talebidir.2. Değerlendirme1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi bedelin 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesi uyarınca sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3.Dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında ifade edilen "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki durumuna göre karar bağlanır." ilkesi gereğince tazminat bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir.4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.5. Fiilen el atılmayan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "373.919,46" sayısının çıkartılması, yerine "30.000,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.