Ücretli öğretmenin 1999daki sigortasız çalışma süresinin tespiti davasında hak düşürücü süre nedeniyle ret kararının temyiz incelemesi.
Özet: Ücretli öğretmen olarak çalıştığı 1999 yılı Şubat ayından Haziran ayına kadar olan dönemde sigorta kayıtlarının eksik yapıldığı iddiasıyla davacının açtığı sigortalılık süresi tespiti davası, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince hak düşürücü süre gerekçesiyle usulden reddedilmiş olup; davacı vekilinin eksik araştırma, tanık dinlenmemesi ve bilirkişi incelemesi yapılmadığı yönündeki temyiz itirazları üzerine yüksek mahkeme, uyuşmazlığın davacının çalışma tespitine ilişkin olduğunu ve dosyadaki red kararını değerlendirmektedir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ...(Konya) 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili, davacının davalı iş yerinde 1998-1999 eğitim öğretim yılının ikinci yarı yılında Konya ili, ... ilçesi, ... ... İlkokulunda ücretli öğretmen olarak ingilizce derslerine girdiğini ve çalıştığını, ancak sigorta kayıtlarına sigortalılık süreleri tam olarak işlenmediğini, müvekkil davacının çalışması sırasında düzenlenen tüm evrak ve belgelerde ismi ...olarak geçtiğini, müvekkilinin 1999 yılı şubat ayının 1'inden 30 haziran 1999 tarihine kadar bu çalışmasının sürdüğünü, okullar kapanıncaya kadar çalıştığını, müvekkilinin bu tarihler arasında sigortasız çalıştırıldığını, hiç ara vermediğini, davalı işveren, davacının çalışmasını kanunsuz olarak 1999 yılı şubat ayının 1'inden 30 haziran 1999 tarihine kadar çalışmasını gösterdiğini ve sigorta primlerini ödemediğini ve sigortalı göstermemiş olmak ile birlikte gerek SGK zarara uğratıldığını, müvekkilini aralıksız çalışmasına rağmen gerçek dışı olarak çalışmadı gösterilerek kanuni haklarını elde etmesi engellendiğini, davacının SGK sigortalılığına ilişkin sigorta primleri eksik olarak sigorta kayıtlarına geçtiğini, bu nedenlerle davacının işe başladığı 1999 yılı şubat ayının 1'inden 30 haziran 1999 tarihine kadar çalıştığı süre içinde SGK'ya bildirilmeyen aylar ve sürelerin sigortalılık süresinin tespitine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, iş bu davanın usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacının iddialarının tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kesintisiz ve tam çalışması bulunmadığını, bu nedenlerle davanın usul yönünden reddini bu talebin kabul görmez ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın yasal süresi geçtikten sonra açıldığını, süre aşımına dolayısıyla yasal süresinde açılmayan ve zamanaşımına uğrayan davanın reddi gerektiğini, davacının 01.02.1999- 30.06.1999 tarihleri arasında davalı iş yerinde aralıksız çalıştığını, davacının 01.02.1999- 30.06.1999 tarihleri arasında davalı iş yerinde aralıksız çalıştığını ancak sigortasının yapılmadığını, Kurum kayıtları resmi belge niteliğinde olduğundan ve aksi ancak eşdeğer kanıtlar ile ispat edilebileceği, davacının Kurum kayıtlarındaki süreler dışında çalışma iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin Kurum tarafından kanuni nizam ve ölçülere uygun olarak yapılan işlemlerin, müvekkili Kuruma bildirilen prim gün ve sayılar ışığında yapıldığını, bu durumda davacı hakkında yürütülen işlemlerde usul ve yasaya aykırılık teşkil edecek bir durum da olmadığını, tüm bu sebeplerle Kurum aleyhine iş bu davanın açılmış olması hukuka ve usule aykırı olduğunu, Kurum aleyhine açılmış olan iş bu davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine," karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;Eksik araştırma ile karar verildiğini, tanıkların dinlenip bilirkişi incelemesi yapılmadığını, re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasını talep etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının 01.02.1999-30.06.1999 tarihlerindeçalıştığının tespiti istemine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Eldeki dosyada; ön inceleme duruşmasında, hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verildiğine göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesindeki "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." düzenlemesi gözardı edilerek vekalet ücreti takdiri hatalı olmuştur.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin 4 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "4-Davalı Bakanlık kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 8.950,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.