T.C. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, elektrikli bisiklet sürücüsünün trafik kazasında cismani zarara uğraması nedeniyle sigortalı araç ve diğer davalılardan talep ettiği haksız fiil kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Müvekkilinin 25.11.2023 tarihinde elektrikli bisikletiyle seyir halindeyken davalılar tarafından sigortalanmış bir aracın karıştığı trafik kazası sonucu sol bacağında maluliyet oluşması üzerine açılan bu tazminat davasında, davacı taraf kalıcı ve geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri, tedavi masrafları ve kazanç kaybı gibi maddi zararlar ile manevi tazminat talep etmekte; davalı sigorta şirketi ise davacının yabancı uyruklu olması nedeniyle teminat gösterme zorunluluğu ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına dair usuli itirazlarını ileri sürerken, davanın esası, sürücülerin kusur oranları, maluliyet derecesi ve tazminat miktarının belirlenmesi etrafındaki uyuşmazlıklarla ilerlemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.11.2023 tarihinde, müvekkilinin sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile seyir halindeyken davalılardan ----. tarafından düzenlenen KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalanmış olan -----sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracın davaya konu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, mezkur kazanın meydana gelmesi akabinde davalı sigorta şirketine ihtarda bulunarak zararın giderilmesi talep edilmişse de taraflar arasında yapılan görüşmelerin olumlu olarak neticelendirilemediğini, araç sürücüsü - --- yolun gerekliliklerine ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa aykırı davranması sebebiyle meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında aracın sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, bu kaza neticesinde müvekkilinin beden bütünlüğü bozulduğundan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kaza sonrasında 112 ambulans ile - - Devlet Hastanesi'ne kaldırılan müvekkilinde netice olarak sol bacağında maluliyet oluştuğunu, geçici ve sürekli iş göremezlik meydana geldiğini, ayrıca bakıcı ihtiyacının olduğunu, söz konusu kaza sonucu uzun süre tedavi görmek zorunda kalan ve kaza nedeniyle beden-iş gücü kaybına uğrayan müvekkilinin ekonomik anlamda sıkıntılar çektiğini; tedavi giderleri, sağlık kurumlarına sevkinde ve tedavi sürecinde yapmış olduğu giderlerin, ilaç giderleri için yapmış olduğu harcamaların, bu süre zarfında çalışmadığından dolayı uğramış olduğu kazanç kaybının ve en nihayetinde kalıcı iş gücü kaybından dolayı meydana gelen iş göremezliğinin bulunduğunu, maddi tazminat miktarının davalı sigorta şirketi tarafından poliçe limitleri dahilinde poliçe limitini aşan bedelin ise diğer davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilerek taraflarına ödenmesi gerektiğini, şimdilik sürekli iş görmezlik zararı için 100,00 TL, geçici iş görmezlik zararı 50,00 TL, bakıcı giderleri 25,00 TL, tedavi 25,00 TL olmak üzere toplamda 200,00 TL maddi tazminat bedelinin 25.11.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydı ile) 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı --- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın yabancı uyruklu, ------ vatandaşı olduğundan, MÖHUK 48. Maddesi ve HMK 84. VE 114. Maddeleri gereği teminat yatırması zorunlu olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmadığını, ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabileceğini, bu istisnai şartlardan birinin de teminat gösterme yükümlülüğü olduğunu, dava dilekçesinde, davanın belirsiz alacak olarak açıldığını, dava tarihinde alacak talebine konu tutarın, davacı tarafça tam ve kesin olarak belirltildiğinden , davanın belirsiz alacak olarak açılması yasanın ilgili hükmüne ve usule aykırı olmakla, itirazları doğrultusunda davanın usulden reddi gerektiğini beyan etmiştir. Davalı ---- ve ----- usulüne tebligata rağmen cevap dilekçesi dosyaya sunmadıkları görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklı davacıda meydana gelen cismani zararların tazmini istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır ve belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; 25.11.2023 tarihi saat 18.45 sıralarında davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile seyir halindeyken davalılardan ----- poliçe numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalanmış olan ---- ait -------- sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracın trafik kazasına karıştığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, taraf sürücülerin kusur oranları, davacıda kaza nedeniyle sürekli ve geçici maluliyet oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise maluliyet oranı ile geçici iş göremezlik süresinin ne kadar olduğu, oluşan maluliyete göre tazminat miktarının ne kadar olduğu, davacının tedavi gideri ve bakıcı gideri olup olmadığı, olmuş ise miktarı, davalının tüm bu zararlardan sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise faiz başlangıç tarihi noktasında toplandığı anlaşılmıştır.---- plakalı aracın kaza tarihi 25.11.2023 ve halen malik bilgilerini gösterir tescil ve ruhsat kayıtları uyap üzerinden dosya arasına alınmış, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası, sigorta poliçesi örneği, ----Soruşturma sayılı dosyası, --- Asliye Ceza Mahkemesi'nden -- sayılı dosyası --- - Devlet Hastanesinden davacının tedavi evrakları, SGK'dan davacıya (sürekli iş gücü kaybı tazminatı, geçici bakıcı gideri) tazminatlardan indirim yapmayı gerektirir nitelikte (rücuya tabi) ödeme ya da ödemeler yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp-bağlanmadığı, ödeme yapılmış veya gelir bağlanmış ise hangi tarihte ne miktarda ödeme yapıldığı ve söz konusu kazanın iş kazası olup- olmadığı hususları celp edilmiş, davacının hizmet döküm cetveli UYAP'tan dosya arasına alınmış, █████/2025 tarihli ATK raporu ve █████/2026 tarihli bilirkişi heyet raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.█████/2025 tarihli ATK raporu ile; █████/1989 doğumlu, --- █████/2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20.02.2019 tarihli --- sayılı ----- Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5(yüzdebeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.█████/2026 tarihli bilirkişi heyet raporu ile; ----- plakalı araç sürücüsü davalı sürücünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu bildirilmiş, alınan raporun ceza dosyasında alınan rapor ile uyumlu olduğu görülmüştür.Davacı vekilinin █████/2026 tarihli dilekçesi ile, Davalı -- ŞİRKETİ tarafından Poliçe limitleri dahilinde maddi tazminat taleplerine yönelik ödeme gerçekleştirildiğini, Sigorta şirketi tarafından ödenmiş bulunan maddi tazminat tutarı sebebiyle, sigorta şirketinden davaya konu maddi tazminat alacağı yönünden herhangi bir alacakları kalmadığını ve salt ödemeye konu maddi tazminat tutarıyla sınırlı olmak kaydıyla (yalnızca maddi tazminat talepleri yönünden) işbu tutar kadarıyla davanın konusuz kaldığını ve müvekkilin bilgisi dahilinde davadan sigorta şirketi yönünden feragat ettiklerini ancak diğer davalılar yönünden davanın manevi tazminat talepleri yönünden devamını talep ettiklerini bildirmiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli celsede ise; davalılar ----- yönünden de maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiş ayrıca arabulucuk ücretinin müvekkil üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili █████/2026 tarihli dilekçesi ile; Masraf ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirmiştir.Davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu görülmüş davacının tüm davalılara yönelik maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.BK 56. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede; davacı ve davalıların sosyal ve ekonomik durumları araştırılarak dosya içerisine alınmış ve manevi tazminat taktir edilirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli ve kusur durumları dikkate alınarak manevi tazminat miktarı belirlenmiştir. Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre özel haller göz önünde tutularak manevi tazminata karar verilmelidir. Manevi zarar adıyla hak sahibine verilmesine karar verilecek paranın miktarı, her şeyden önce adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek tazminat zarara uğrayan da manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzeyen bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında belirlendiği gibi manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasında amaç edinmez, tazminatın sınırı tazminatın amacına göre belirlenmelidir.Taktir edilecek miktar mevcut duruma göre elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Ayrıca, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde belirlenen ve manevi tazminata hükmedilirken nazara alınması gereken özel hal ve şartlar dikkate alınarak objektif ölçütler kullanılmak kaydı ile manevi tazminat değerlendirilmesi yapılmış, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluşu, tarafların toplum içerisinde işgal ettiği yer, tarafların özellikle kusur durumu, maluliyet oranı, kaza tarihi ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacılar lehine manevi tazminata hükmetmek gerektiği, bu nedenle davalı --- sürücü, davalı ---- malik olduğu göz önünde bulundurularak yukarıda açıklanan gerekçelerle sorumluluklarının bulunduğu dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin kabulü yönünde vicdani kanaate ulaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının Maddi Tazminat davasının feragat nedeniyle reddine,2-Davacının Manevi Tazminat davasının kabulü ile; 50.000,00 TL Manevi Tazminatın kaza tarihi olan 25.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar --ve ---- - müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli karar harcı 3.415,50-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 857,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.558,20 -TL harcın davalılar --- ve ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan 857,30-TL peşin harcın davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 104,00-TL vekalet harcı, 7.884,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 27.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 35.415,60 -TL yargılama giderinin davalılar --- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Maddi tazminat yönünden;9-Davanın reddedilen kısmı için davalı ----- Şirketinin vekalet ücreti talebi bulunmadığından, diğer davalılar ise kendilerini vekille temsil ettirmediklerinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Manevi tazminat yönünden;10-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ---- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı karşı, davalıların yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.