Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin kaçak elektrik bedeli tahsili amaçlı icra takibi sonrası açılan menfi tespit ve ödenen bedelin iadesi davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, davacının, hakkında başlatılan kaçak elektrik bedeli icra takibi sonucu ödemek zorunda kaldığı 105.000 TLlik bedelin iptali ve iadesi talebiyle açtığı menfi tespit davasına ilişkindir; davacı, kaçak kullanım tespitinin ve bildirimlerinin usulsüz olduğunu, fatura ve tutanak tebliğ edilmediğini savunurken, davalı ise usulüne uygun tebligat yapıldığını, davacının kesik abonesiz dönemde kaçak elektrik kullandığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ███████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024 (Karar)NUMARASI
: ███████ Esas, ████████ KararDAVA
: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurum tarafından Erzurum .... İcra Dairesi 2023/... Esas numaralı dosya dosyası ile müvekkili şirkete 85.253,40 TL tutarında kaçak elektrik bedeli açıklaması ile reeskont avans faizli ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin söz konusu takipten haberdar olmadığını, takibin kesinleştiğini, haciz işlemlerinin başlatıldığını, haciz işlemleri nedeniyle tacir müvekkilinin mal varlıklarının üzerinde haciz bulunmasının büyük mağduriyetler doğuracağından müvekkili tarafından █████/2024 tarihinde şirket hesabından davalı şirket hesabına 105.000,00 TL takibe ilişkin ödeme yapıldığını, davalı şirket tarafından aynı gün icra dosyasına vazgeçme/feragatname gönderildiğini, müvekkillinin hangi aboneliğinde kullanılan hangi sayaç hakkında kaçak tespiti yapıldığının müvekkili tarafından bilinmediğini, arabuluculuk sürecinde de davalı şirket tarafından evrak paylaşımı yapılmadığını, ilamsız takip dosyasında hangi aboneliğe yönelik tespit yapılmadığını, hangi fatura alacağına ilişkin ödeme talebinde bulunulduğunun belirtilmediğini, belgelenmediğini, davalı vekilince söz konusu talebe ilişkin 30.09.2023 tarihinde Y Fatura düzenlendiği ve takibin bu faturaya ilişkin olduğunun belirtildiğini, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespiti sonrası kanunen düzenlenen kaçak elektrik tüketim faturasının en geç 3 iş günü içerisinde tüketiciye gönderileceğinin belirtildiğini, davalı kurum tarafından herhangi bir fatura yada kaçak tespit tutanağının müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin davalı kurumda kayıtlı abone numarasının ... olduğunu, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmamasına rağmen davalı kurum tarafından kaçak enerji kullanmaktan bahisle cezalı fatura (Y KODLU) düzenlendiğini beyanla davanın kabulü ile kayıp kaçak elektrik bedelinin iptaline, şimdilik 100,00 TL'nin ödeme tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte iadesine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere 105.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu hal mevcut iken fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100 TL üzerinden dava açılmasından ötürü açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacı her ne kadar icra takibinden haberdar olunmadığı hususunda beyanlarda bulunsa da davacı borçluya 3 kez ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını 2 tebligatın iade döndüğü ve █████/2023 tarihinde davacının iş yerinde bulunan daimi çalışana ödeme emrinin tebliğ edildiğini, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan ve █████/2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 26. maddesinin (a) fıkrasına göre, gerçek veya tüzel kişilerin; "Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,", (b) fıkrasına göre;" Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi," ile (c) fıkrasına göre de; " Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması," kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak tanımlandığını, davacının abonelik sözleşmesini 26...2022 tarihinde yapıldığını, 23.05.2023 tarihinde feshedildiğini, yapılan kontrollerde abonesiz kesik durumda enerji kullandığının tespit edildiğini, söz konusu tespit ve fatura sahada incelemeler sonucu tutulduğunu, bu durum da davacıya ihbar edildiğini, ilgili ekran görüntüsünün dilekçe ekinde olduğunu, müvekkili kuruca usule ve yönetmeliğe uygun olarak söz konusu faturanın tanzim edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece yapılan yargılama sonunda 28.11.2024 tarihli hükümle; "...Davacı tarafından davalı şirketin kaçak elektrik tespitinin usulsüz olduğu ve bu nedenle kaçak elektrik kullanımına ilişkin herhangi bir borçlarının bulunmadığının, davalı şirkete yapılan ödemenin istirdadı talebi ile işbu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına kazandırılan bilirkişi kök ve ek raporları bağlamında yapılan incelemede ise, davacının kaçak elektrik kullanımının usulüne uygun şekilde davalı şirketçe tespit edildiği ve buna istinaden borca ilişkin faturanın düzenlendiği tespit edilmiştir. Bilirkişi kök raporunun sonuç kısmında davacı tarafından fazla ödeme yapıldığında dair bir tespit yer almışsa da, esasen icra takibi kapsamında davacının borcunu ödediği sabit olmakla, bilirkişinin fazla ödeme olarak bahsettiği kısmın icra dosyasında yapılan takibe dair masraf, faiz ve vekalet ücreti olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin söz konusu takipten haberdar olmadığını ve takibin kesinleşerek haciz işlemlerinin yapıldığını, davalı kurum çalışanları tarafından tek taraflı imzalanan ve tanık imzası dahi bulunmayan hangi tarihte hazırlandığı kuşkulu bir kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı esas alınarak rapor hazırlanması ve bu rapor esas alınarak hüküm kurulmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, müvekkili ile davalının tacir sıfatına haiz olduğunu, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davaların ticari dava olarak kabul edildiğinden bu davalara bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına, icra dosyasında yapılan takibin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava; icra dosyası kapsamında davalı şirkete ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;1-) Davacı vekili, müvekkili hakkında kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile tahakkuk ettirilen 85.253,40 TL kaçak elektrik cezasının tahsili yönünde icra takibi başlatılması ve takibin kesinleşmesi üzerine davalı elektrik şirketi adına ödeme yapılmak durumunda kalındığını ancak kaçak elektrik kullanıldığına dair tespitin yerinde olmadığını ve işlemin hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyanla davalı şirket hakkında kısmi istirdat davası açmıştır.2-) Kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olmaması nedeniyle menfi tespit davasında ispat yüküne ilişkin genel kural ve ilgili tüzel kişinin kaçak elektrik enerjisinin tespitini doğru belge ve bilgilere dayandırması hususu düzenleyen mevzuat bölümleri uyarınca ispat yükü davalı üzerindedir. (emsal için bknz. Yargıtay 3. H.D. █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı)3-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.4-) Somut olayda; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun tarafların itirazlarını karşılar ve açıklayıcı nitelikte olmadığı anlaşılmakla, davacıya yönelik kesik enerji açtırılmadan enerji tüketimi yapıldığı gerekçesiyle kaçak elektrik kullanıma dair tüm evrakların davalıdan istenilerek ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde mahkeme ve taraf denetimine elverişli, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte, alanında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine,4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.