İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hatalı ve ayıplı ürün üretimi nedeniyle şirketler arası yüklü tazminat davası ve zamanaşımı savunması.
Özet: Davacı şirket, davalının hatalı formülle ürettiği ve gizli ayıp içeren ürünler nedeniyle oluşan yüksek üretim maliyetleri, imha ve zararına satış bedelleri, idari cezalar, itibar ve dolaylı zararlar dahil toplam 837.500 TLlik tazminat talebinde bulunurken; davalı taraf, tacirler arası satışa konu ürünlerin tesliminden yaklaşık dört yıl sonra ileri sürülen ayıp iddiasının ve 2026 yılında açılan davanın, ticari satışlarda öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresini aştığını ve davacının ayıp ihbarını makul sürede yapmadığını belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin sanık şirket aleyhine, daha önce ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı ihya dosyasında şirketi adına yapılan işlemler ve mahkememizin talimatları dikkate alınarak, oluşan zarar ve masraflar nedeniyle yeni dava açma zorunluluğu doğduğunu, işbu dava söz konusu ihya dosyasına atıf yapılarak açıldığını, sanık 29.10.2020 ile 02.12.2020 tarihleri arasında yapılan üretimde 126.288 adet ürünün üretiminde doğru formülü hatalı uyguladığını, bazı maddeleri eksik veya hiç katmadığını, bu hatalı uygulama nedeniyle 25.08.2022 tarihinde Sağlık Bakanlığı tarafından numune alımı yapıldığını ve eksiklikler tespit edildiğini, ürünlerin raf ömrü 2 yıl olduğunu, tüm işlemler yasal süreçler çerçevesinde yürütüldüğünü, hatalı üretim nedeniyle ürünlerin büyük kısmı zarar ettiğini, Analiz ve Kontrol Laboratuvarları Daire Başkanlığı'na ait ... tarihli ... protokol numaralı analiz sonucu incelendiğinde "... " ürününde ... oranının %60,95 (w/w) olduğu tespit edildiğini, bu değer, alt sınırı 6,55 puan, üst sınırın 21,55 puan altında kalmakta olduğunu eksik üretimi gösterdiğini, ürünün pH değeri 7,36 olarak ölçüldüğünü, belirtilen aralık olan 6,00-6,5'in üzerinde çıktığını, taraflar arasında yapılmış noter onaylı sözleşmede, ürünlerin gizli ayıplı olması durumunda oluşacak tüm zararların tazmin edileceği açıkça belirtildiği, davalı üretimi yaparken taraflarına vermiş olduğu birim fiyatın çok altında maliyetle üretim yaptığını, hatalı üretim ve eksik uygulama ile ürünleri teslim ettiğini, Bakanlığın laboratuvar analizleri, gizli ayıp ve dolandırıcılık niteliğinde üretimi ortaya koyduğunu, bu nedenle, talep edilen tazminat gizli ayıp, hatalı üretim ve dolandırıcılık niteliğindeki zararların kapsadığını, eksik/hatalı ürünlerden 2.500 adet imhaya gönderildiğini, kalan ürünlerin zararına yurtdışına satıldığını, bu süreçte kargo, geri iade, laboravutar analiz ve danışmanlık hizmetleri gibi masraflar olduğunu, daha önce ödenmiş masrafların; 155.322-TL, henüz ödenmemiş idari para cezasının 182.178 TL , mahkeme sonuçlanana kadar faiz işleyeceğini, şirketin kapanmasının yaklaşık %70'i bu hatalı üretimden kaynaklandığını, 126.288 adet ürünün üretim maliyeti: 207.705 TL (27.694$x 7,5 TL), talep edilen tazminat toplamı: 337.500-TL, itibar kaybı ve dolaylı zararlar: 500.000-TL, toplam tazminat talebi: 837.500-TL, davalı ve iletişim mail ve WhatsApp üzerinden kurulduğunu, yanıt alınamadığını, noter ihtarnamesi gönderildiğini, davalı yanıt vermediğini, arabuluculuk süreci başlatıldığını, davalı tarafın iş birliği yapmadığını, açıklanan zararlar, masraflar ve eksik/hatalı üretim nedeniyle oluşan mali kayıplar göz önünde bulundurulacak ve ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas sayılı ihya dosyasına atıf yapılarak, davalıdan toplam 337.500-TL masraf ve zararların tazminine, eksik ve hatalı üretilmiş 126.288 adet ürün nedeniyle uğranan zararın ayrıca tazminine, imha ettirilen ürünlerin maliyetinin tazminini, işbu süreçten doğan ticari itibar kaybı ve diğer dolaylı zararların güncel değerle 500.000-TL olarak tazminini, işbu süreçten doğan gizli ayıp ve hatalı üretim nedeniyle uğranan gerçek zararın tazminine karar verilmesin talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: davacı tarafın, müvekkili şirket aleyhine ikame ettiği işbu davanın haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, huzurdaki uyuşmazlık ticari satımdan kaynaklandığını ve her iki tarafında tacir olduğunu, davaya konu ürünlerin teslimi 2020 yılı Ekim-Kasım aylarında gerçekleştiğini, tacirler arasındaki satımlarda malın ayıplı olduğu devir sırasında açıkça belli değilse (gizli ayıp), alıcı malı teslim aldıktan sonra makul süre içinde incelemek ve durumu satıcıya ihbar etmekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirket tarafından üretilen dava konusu dezenfektan Temmuz 2020 ayında üretildiğini, davacıya faturalandırılan ürünlerin teslim tarihi Ekim-Kasım 2020 olduğunu, davacının, üretim ve teslim süreçlerinde dahi, ürünün alkol miktarını tespit etmek için iki defa Analiz tahlil yapıldığını, ürünlerin teslim tarihinde alkol miktarının %75 olduğu davacı tarafından yaptırılan analiz raporları ile sabit olduğunu, davacının, ürünün tesliminden yaklaşık dört (4) yıl sonra (Bakanlık denetimi ve ihtarname tarihi 2024) ayıbın varlığını iddia ettiğini, ayıp sonradan ortaya çıksa bile, dava açma süresi malın tesliminden itibaren iki (2) yıl olduğunu, davacının, 2020 yılı ticari alış verişini, 2024 yılında yapılan bir denetimi bahane ederek 2026 yılında dava açmıştır. Bu süre zarfında zamanaşımı süresi dolmuş olduğunu, davanın esasa girilmeksizin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kaldı ki bu süreçte teslim edilen ürünlerin raf ömrü de iki yıl daha geçtiğini, dava zamanaşımı söz konusu olmasa bile ürün ömrü uzun zaman önce sonra erdiğini, müvekkili tarafından ayıbın hile ile gizlenmesi söz konusu olmadığı gibi (Davacı tarafından yaptırılmış analiz sonuçları dikkate alındığında), 6 yıllık süre, TTK'da öngörülen iki yıllık azami zamanaşımı süresini fersah fersah aştığını, davanın esası incelendiğinde de davacının iddialarının hayatın olağan akışına, bilime ve ticari dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davacının ürünlerde alkol miktarının düşük olduğu iddiasının bilimsel gerçeklerle çeliştiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte raf ömrü dolmamış olsaydı dahi, 2. Basiretli tacir yükümlülüğü ve saklama koşullarının ürün etiketlerinde saklama koşulu olarak serin yerde muhafaza ediniz ibaresinin yer aldığını, zamanaşımı, muhafaza koşullarına uyulmuş olup olmadığının belirsiz olması, uygun muhafaza edilmiş olsa dahi raf ömrü dolmuş ürünllerin toplatılmış olması, ambalajda koruyucu tıpa tercih edilmemiş olması, davacının kusuru olduğu ve denetime konu ürünlerin müvekkile aidiyetinin dahi şüpheli (merdiven altı dolum) olabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, mahkememiz aksi kanatte ise raf ömrü dolmuş ürünlerdeki fiziksel değişimlerden müvekkilinin sorumlu tutulamacağı ve davacının kötü niyetli gözetilerek davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇEDavacının davasının tazminat istemine ilişkindir.Dosyaya celp edilen kayıt ve belgelerin incelenmesinde, davacı şirketin...ticaret sicil numarası ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı iken 14.10.2025 tarihli genel kurul kararı uyarınca sicilden terkin edildiği, eş deyişle dava tarihi olan 02.03.2026 tarihi itibariyle davacı şirketin tüzel kişiliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Davada husumet ve sıfat kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılamaz, hüküm verilemez.Yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dava tarihinden önce genel kurul kararı ile bağlı olduğu ticaret sicilinden genel kurul kararı ile terkin edildiği, bu haliyle davacı şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından işbu davada sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;Davanın sıfat (aktif husumet ) yokluğu nedeni ile REDDİNE,Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00-TL olduğundan peşin alınan 14.302,41 TL'den 732,00-TL maktu harcın mahsubu ile bakiye 13.570,41 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesineDavalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 131.625,00- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde başvurulması halinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır