Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından incelenen ticari menfi tespit davası, elektrik aboneliğinde kaçak kullanım iddiaları, haksız fatura kesintileri ve şirket sorumluluğu konularını ele alıyor.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı şirket, hakkında düzenlenen kaçak elektrik kullanım tutanağı, kesilen cezalar ve bu gerekçeyle talep edilen faturaların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, elektrik kesintileri ve teminat artışı taleplerinin mesnetsiz olduğunu iddia ederek bu borçlardan sorumlu olmadığının tespiti, kötüniyet tazminatı ve ilgili icra takibinin iptalini talep ederken; davalı elektrik dağıtım şirketi ise yalnızca dağıtım lisansı kapsamında faaliyet gösterdiğini, uyuşmazlığın sözleşmesel bir ilişkiden kaynaklanmadığını, davacının ödenmeyen faturaları nedeniyle elektriğinin kesilmesini müteakip, enerjinin izinsiz yeniden bağlanması üzerine kaçak kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini ve tüm işlemlerin yasalara uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/... Esas - 2026/...
T.C.SAKARYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2025/KARAR NO
: 2026/BAŞKAN
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının ÖzetiDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında düzenlenen Tip Sözleşme olduğunu, sözleşme Genel İşlem Şartları şeklinde düzenlendiğini, davalı şirket tekel faaliyet icra ettiğini ve güçlü konumda olduğunu, davacı şirket elektrik faturalarını düzenli olarak ödeyen bir şirket olduğunu, hakkında kaçak elektrik işlemi uygulana dek davalı tarafından yapılan icra takibi olmadığını, davalı sık sık gerekli yatırımları yapmadığı için elektrik kesildiğini ve sözleşmeyi ihlal etmekte olduğunu, davacı Süresinde teslim etmekle yükümlü olduğu taahhüt işleri yaptığını, bu kesintiler ve kaçak elektrik uygulaması nedeniyle büyük bir zarara uğradığını, yasaya uygun olarak elektriği kullanmakta ve faturalarını zamanında ödediğini, davacı şirkete kaçak elektrik kullandığı belirtilerek tutanak tutulduğu ve ceza kesildiği; kesilen ceza ve işleyen faizler yasa dışı ve sözleşenler arasındaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacı şirketin teminatını talep edilen rakama yükselttiği halde, ısrarla kendisinden talep edilen cezanın, teminat yükseltilmeden önce süresinde istenen teminatı yükseltmeden kullandığı elektriğin cezası olduğu söylendiğini, davalı şirketten teminatın yükseltilmesini isteme ve yükseltmesi için verilen süre ve gerekçe de hukuki olmadığını, abonenin elektriğinin kesilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, teminatın arttırımı talebi haklı olmadığı gibi elektriğinin kesilmesi de haklı olmadığını, düzenlenen faturaların da keyfi düzenlendiğini belirterek kaçak elektrikten dolayı borçlu olmadığının ve kesilen ceza adı altında talep edilen faturanın haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitine ve haksız ve kötüniyetli takip açıldığından takip konusu alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket elektrik satışını yapmadığından abonelik işlemlerini de yapmadığını, 2013 yılından bu yana müvekkili şirket (SEDAŞ) tarafından SADECE DAĞITIM LİSANSI kapsamındaki faaliyetler gerçekleştirilmekte olduğunu; uyuşmazlık konusu olan kaçak elektrik kullanımı sözleşmesel bir ilişkiden kaynaklanmadığı gibi tekel gücü yahut abonelik ile de bir ilgisi bulunmadığını; yetkisiz mahkemede açılan davanın yetki yönünden reddini talep ettiklerini; 12035732 numaralı tesisatta davacının aboneliği mevcut iken görevli tedarik şirketince (Sepaş Enerji) faturalandırılan otomatik dönem faturasının ödenmemesi üzerine THY 49.maddesi uyarınca görevli tedarik şirketinden gelen enerji kesim talebine istinaden 27.01.2025 tarihinde tesisatın enerjisi kesildiğini; davacı, Görevli Perakende Satış Şirketi ile olan elektrik aboneliği kapsamında SEPAŞ Enerji tarafından tahakkuk edilen bir kısım elektrik fatura borçlarını ödemediğini ve SEPAŞ Enerji yukarıda zikredilen THY 49/1-ç. Maddesi doğrultusunda, davalı dağıtım şirketi SEDAŞ 'tan davacının kullanımındaki ilgili tesisatın enerjisinin kesilmesini talep ettiğini, davalı SEDAŞ, SEPAŞ Enerji'den gelen kesim iş emri doğrultusunda 27.01.2025 tarihinde ilgili tesisatın enerjisini kestiğini; davacının SEPAŞ Enerji 'ye olan ödenmemiş elektrik fatura borçlarını SEPAŞ Enerji 'ye ödemesi üzerine, yukarıda zikredilen THY 49. Maddesinin 3.fıkrası uyarınca SEPAŞ Enerji, dağıtım şirketi olan müvekkili SEDAŞ'tan tesisatın enerjisinin bağlanmasını talep ettiğini, 11.04.2025 tarihinde enerji açımı için tesisat adresine gidildiğinde, 27.01.2025 tarihinde enerjisini kestiği tesisatın izinsiz ve habersiz şekilde enerjilendirildiği ve hali hazırda enerjili olduğunu tespit edildiği, bu durum 11.04.2025 tarihli S0000218202 seri nolu Kaçak Usulsüz Elektrik Kullanım Görgü ve Tespit Tutanağı ile tutanak altına alındığını; yapılan tüm iş ve işlemler hukuka uygun ve mevzuatta düzenlendiği şekilde olup, her bir .işlemin yasal dayanağı olduğunu; davacı ile arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmayan davalı SEDAŞ'ın davacıdan teminat alması yahut yükseltilmesini talep etmesi gibi bir durum söz konusu olamayacağını; THY 42/1-ç maddesi doğrultusunda tutulan tutanak akabinde kesim tarihi (27.01.2025) ile tespit tarihi (11.04.2025) arasında kaçak şekilde yapılmış elektrik tüketimin, tahakkuku yapılarak, davacı adına 11.04.2025 düzenleme, 21.04.2025 son ödeme tarihli, EAD2025000000542 fatura nolu 219.048,02 TL bedelli fatura düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacının kaçak elektrik kullanım tahakkuk fatura borcunu vadesinde ödememesi nedeniyle alacak Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas nolu icra takibine konu edildiğini ve takip borçlunun itirazı ile durduğunu belirterek davanın reddini ve davacının tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları HususlarDava; kaçak elektrik tüketim bedelinin tahsili amacıyla düzenlenen faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının eldeki menfi tespit davasını açmasında hukuki yararının bulunup bulunmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı, dava konusu ticarethanede kaçak elektrik kullanımı olup olmadığı ve kullanım söz konusu ise hesaplama noktasında izlenecek yolun ve kaçak kullanım bedelinin ne olduğuna ilişkindir.III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan DelillerDava dilekçesi ve ekleri ile Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2025/.... Esas sayılı dosyası incelenmiştir.IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesinin 7. fıkrasında "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." hükmü düzenlenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinde; “(1) Dava şartları şunlardır:a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.b) Yargı yolunun caiz olması.c) Mahkemenin görevli olması.ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.e) Dava takip yetkisine sahip olunması.f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.(3) Dava şartı noksanlığı, Mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” şeklinde düzenlenmiştir.Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin █████/2023 T. █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında: "...menfi tespit davasının açılış tarihi 17.02.2015 tarihi olup henüz itirazın iptali davası açılmadan bu dava açılmış ise de icra dosyası incelendiğinde icra takibine yapılan itirazın tarihinin ise bu tarihlerden önce 31.03.2014 tarihinde yapıldığı ve icra müdürlüğünün takibi durdurma kararı verdiği bu aşamada artık davacısı Mustafa Aslan yönünden icra takibi durduğundan ayrıca menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı,.." denilmektedir.Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin █████/2024 T. █████████ E. █████████K. Sayılı ilamında
: "... menfi tespit davasının itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle davalının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, zira menfi tespit davasında ileri sürülebilecek hususların itirazın iptali davasında da ileri sürülebileceği, hukuki yararın varlığının dava şartlarından olduğu, mahkemece bu hususun resen dikkate alınması gerektiği, bu nedenle mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesinin usul ve yasaya uygun görüldüğü; ,.." denilmektedir.V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki SebeplerMenfi Tespit Davasının açılış tarihi █████/2025 tarihi olup, menfi tespit davasına konu icra dosyası incelendiğinde icra takibine yapılan itiraz tarihinin bu tarihten önce █████/2025 tarihinde yapıldığı ve icra müdürlüğünün takipleri durdurma kararı verdiği, bu aşamada artık davacı icra takiplerini durdurduğundan ayrıca menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığından, davanın HMK 114/1-h maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine, davacının kötü niyetle takibe geçtiği hususunda Mahkememizce bir kanaat oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):1-Davanın 6100 sayılı HMK.nın 114/1-h ve 115/2 maddesi gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi Gereğince 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.385,33-TL'nin yatıran tarafa iadesine,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,6-Arabuluculuk Ücreti olan 4.700,00-TL ücretin davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,7-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği taraflara tebliğine,Dair, davacı vekilinin yokluğunda ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katipe-imzaHakime-imza