Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari araç satışından doğan alacak davası gerekçeli kararı, ödenen bedelin iadesi, tazminat ve mahkemenin görevine ilişkin uyuşmazlıkları incelemektedir.
Özet: Bu dava, bir alıcının ticari satış kapsamında satın aldığı aracın üzerindeki haciz nedeniyle iadesi sonrası, yerine anlaşmalı olarak teklif edilen araca satıcının ek fark talep etmesi üzerine, ödediği bedelin iadesini ve aracı kullanamamaktan kaynaklanan zararının tazminini talep ettiği bir alacak davasıdır; taraflar, informal araç değişim sözleşmesinde ek bedel oluşup oluşmadığı ve alıcının yeni aracı teslim almaktan haklı gerekçeyle kaçınıp kaçınmadığı konularında çekişme yaşamaktadır.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/... Esas - 2026/...

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2025/...
KARAR NO
: 2026/...
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALILAR
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan "Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Davasında" yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davacı ile, davalılardan olan ....Şirketi tarafından Cıtroen Jumper marka VF7YEF6FXRG059715 şase numaralı araç için araç satış sözleşmesi yapıldığı, bu aracın bedeli olan 1.450.000,00 TL ödendiği, kabinde işbu aracın kaydında haciz olması nedeniyle bu aracı iade alıp 34 YK plaka sayılı Fıat Model 2024 Minibüs ZFA25000002Z27437 şase numaralı aracı davacıya teslim edeceklerini ve herhangi bir bedel farkı istemeyeceklerini beyan etmeleri üzerine davacı tarafından işbu teklif kabul edildiğini, davalı firma tarafından davacıdan 150.000,00 TL fark istenildiğini, davacının bedel farkını ödemeyi kabul etmediğini ve ödenen bedelin kendisine iadesini talep ettiğini, ancak bedelin iade edilmediğini, ayrıca davacının aracı çalıştırmadığı her gün için meydana gelen zararın giderilmesini de talep ettiğini belirterek maddi zararın karşılanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı taraf penelvan araçtan çevirilmiş ve iç dizaynı yapılıp ruhsatlandırılmış bir servis aracı almak üzere davalı firmaya başvurduğunu ve dilekçesinde bahsettiği şekilde bir ödeme yaptığını, daha sonra taraflar, daha evvel anlaştıkları Citroen jumper marka araçtan vazgeçerek Fiat Ducato marka araç alımı hususunda mütabık kaldıklarını, davacı tarafın iddia ettiği gibi araç değişikliği yapıldığında bir fark ödemesi oluşmayacağına ilişkin bir beyan yada protokolde bu hususta bir madde olmadığını, araç bedeli iki kalem ödemeden oluştuğunu, bunlardan biri aracın penalvan olarak değeri bir diğeri ise araç içine aracı servis aracına çevirirken yapılan iç dizayn, cam açma, koltuk ve döşeme koyma, çeşitli aksesuarlar ekleme şeklinde yapılan işlerin ücreti olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava, harici araç satış sözleşmesi nedeniyle, ödenen bedelin iadesi ve aracın kullanılmaması sebebi ile uğranılan zararın tazminine ilişkin alacak davasıdır.
Uyuşmazlık; mahkememizin görevli olup olmadığı, davacı tarafça aracın teslim alınmamasının haklı nedeninin olup olmadığı, neticeten bedelin iadesi gerekip gerekmediği konuları ihtilaflıdır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Dosya kapsamında davacının gerçek kişi olduğu görülmüştür.
İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası'dan ve Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmiştir
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
HMK'nun 2. maddesinde "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir.
TTK'nun 5/3. maddesi "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).
İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1). Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir (TTK 14/1). İktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir (TTK 17/1).
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi .. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih 2024/... esas 2025/...karar sayılı ilamı ile, "....haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybının tazmini talebine ilişkin davalı aracın işletenine ve sürücüsüne karşı açılan dava TTK'nın 4/1-(a) ve 5. maddeleri gereğince her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir dava olmadığı gibi, tarafların her ikisi de tacir sıfatını taşımadığından görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, mahkemece, davacının şehir içi personel ve okul servisi taşımacılığı yapmakta olan kayıtlı esnaf olduğu ve dolayısıyla 6102 sayılı TTK 4.maddesi gereğince tacir sıfatının bulunmadığı düşünülmeksizin görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir...." belirtilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih █████████ esas ████████ karar sayılı ilamı ile, "....konu aracın ticari araç olmasının tek başına uyuşmazlığı ticari dava yapmaya yetmeyeceği,..." belirtilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı ile, ".... davalının basit usulde ticari kazanç elde ettiği, kazançlarının gelir vergisinden istisna kabul edilerek beyana tabi olmadığı, buna göre esnaf olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davalının tacir sıfatının olmadığı, ihtilafın ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla,...." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve █████/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için; her iki tarafın tacir olması, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili bulunması ya da uyuşmazlığın TTK'nda düzenlenen hususlardan kaynaklanması veya davanın ticari dava sayılacağına ilişkin özel bir düzenleme bulunması gerekir. Somut olayda, yanlar arasındaki uyuşmazlık 6098 Sayılı TBK'nun 207. ve devamı maddesinde düzenlenmiş bulunan satış sözleşmesi hükümlerinden kaynaklanmaktadır.
Eldeki uyuşmazlık, TBK'nun 207. Maddesi ve devamı maddeleri uygulanacağından, mutlak ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği açıktır.
Eldeki davanın nisbi ticari dava olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceğine gelince;
Mahkememizin görevli olup olmadığını belirlerken uyuşmazlığın taraflarından davacının tacir olup olmadığının tespiti önem arz ettiğinden, davacının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapılmış, yapılan tacir araştırması sunucunda, davacının basit usulde ticari kazanç elde ettiği, kazançlarının gelir vergisinden istisna kabul edilerek beyana tabi olmadığı, buna göre esnaf olarak değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiş olup, bu haliyle davacının tacir olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı işleten tacir ise de; davacının tacir olmaması nedeni ile açılan davanın 6102 sayılı TTK'da sayılan ticari davalardan olmadığı da göz önüne alındığında mahkememizin davaya bakmakla görevli olmayıp, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin, 2004 Sayılı İİK 261/1 ve Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun █████/2021 gün ve 608 Sayılı kararı gereği ve davalıların adresinin Kocaali ilçesi olması hususu da gözetildiğinde, Kocaali Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Kocaali Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,
3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Kocaali Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!